Borsa İstanbul'da hisse senetleri, 2017'de ortalama yüzde 47,60 artış ile başlıca yatırım araçları arasında en fazla kazandıranı oldu
2016 yılını 78.138,66 puandan kapatan BIST 100 endeksi, 2017'yi 115.333,01 puanla rekor seviyeden tamamladı. Endeksteki yıllık artış 37.194,35 puan ve yüzde 47,60 olarak gerçekleşti. Böylece, bu yıl yatırım araçları içerisinde en fazla kazandıran borsa oldu.
Kapalıçarşı'da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 21,13 artarak 2017 yılında 158,80 lira oldu. Geçen yılın sonunda 131,10 liradan satılan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 2017 yılının son işlem gününde 158,80 lira olarak gerçekleşti. 2016 yılını 877,00 liradan tamamlayan Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise bu senenin sonunda 1.062,00 lira oldu. Cumhuriyet altınının satış fiyatında bu yıl yüzde 21,09 artış kaydedildi.
ABD doları da 2017 yılını önceki yıla göre kazançla kapattı. TL karşısında ABD dolarının yıllık artışı yüzde 7,69 olurken, avronun satış fiyatında ise yıllık bazda yüzde 22,48 yükseliş görüldü.
2017 yılında yatırım fonları ortalama yüzde 12,95 kazandırırken, emeklilik fonlarının getirisi ise yüzde 14,69 oldu.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/iste-2017nin-en-cok-kazandiran-yatirim-araci/1263845
31 Aralık 2017 Pazar
Türkiye'nin ‘En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nın sonuçları açıklandı
En büyük Tüpraş, en kârlı Enka
Capital dergisi tarafından düzenlenen Türkiye'nin ‘En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nın sonuçları açıklandı.
Araştırma kapsamında ciro, karlılık, ihracat ve istihdam rakamlarına göre değerlendirilen şirketlere 8 kategoride 24 ödül verildi. Araştırmada Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir zeminde büyümesine katkı sağlayan şirketler ciro büyüklüğüne göre sıralanıyor. Buna göre, Tüpraş, Petrol Ofisi ve THY, ‘Türkiye'nin En Büyük Şirketleri’ olurken, Çelikler Taahhüt İnşaat, Nurol Makine ve YSE Yapı Sanayi de ‘Cirosunu En Çok Artıran Şirketler’ arasında yer aldı.
EN ÇOK ÇALIŞAN BİM’DE
‘En Çok Kar Eden Şirketler’ kategorisinde Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik ve Turkcell, ‘Kârını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde ise Anadolu Cam, Kaptan Demir Çelik ve Çelikler Taahhüt İnşaat ilk 3 sırayı paylaştı.
‘En Çok İhracat Yapan Şirketler’ Ford Otosan, Tofaş Oto Fabrika ve Arçelik, ‘İhracatını En Çok Artıran Şirketler’ ise Tepe İnşaat, Sanko Pazarlama ve Enerji Petrol Ürünleri oldu. ‘En Fazla Çalışanı Olan Şirketler’ kategorisinde BİM, LC Waikiki ve Türk Telekom, ‘Çalışan Sayısını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde ise Sinpaş Yapı, Aras Elektrik Dağıtım ve Altın Ateş Kimya yer aldı. Bu yıl 20'ncisi yapılan araştırma kapsamında, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, onur ödülüne layık görülürken, ‘Vodafone Dijitalleşme Özel Ödülü’nü ise Borusan Holding aldı.
DÜNYA ÇOK HIZLI DEĞİŞİYOR
Türkiye'nin En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nda onur ödülüne layık görülen Hüsnü Özyeğin de son 50 yılda dünyada Fortune 500 listesine giren şirketlerin yüzde 80'inin artık listeye giremediğini belirterek, dünyada değişimin çok hızlı olduğunu anlattı. Özyeğin, genç girişimci şirketlerin, sıfırdan şirket kurup çok küçük sermayelerle ve Türk insan kaynağıyla döviz kazandırdığının altını çizdi. Rusya'da banka yatırımı olduğunu anımsatan Özyeğin, "Rusya gibi çok kolay olmayan bir ülkede 20 yıldır bankacılık yapıyoruz. Oradaki tüm yöneticilerimiz Türk. Çünkü Türkler dünyanın her yerine gidip başarılı olan insanlar. Bunun en önemli örneği bankacılar değil, benim her zaman gururla anlattığım Türk müteahhitleridir" dedi. Özyeğin, üniversite kurarak girişimciliği desteklediğini belirterek, özel sektörün üniversitelerle iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.
Alıntı:
16 Aralık 2017 Cumartesi
Kredi Kartı: Olmayan Parayı Harcamak
Hayatı kolaylaştıran ödeme aracı mı yoksa bütçemiz için bir tuzak mı? Bloomberg HT Editörü Akın Aytekin Türkiye'nin giderek artan kredi kartı harcamalarını ele alıyor...
Bütçemizi düzenleyerek istediklerimizi yapmamızı sağlayan dâhiyane ödeme araçları mı yoksa ayağımızı yorganımızdan çıkarmamıza neden olan bir tuzak mı?
Bu tabii ki insanların harcama alışkanlıkları ile alakalı bir sorudur. Türkiye genelinde bu yılın ilk 9 ayında kredi kartlarından tam 482 milyar lira harcandı.
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 80 milyon nüfuslu ülkemizde kredi kartı sayısı 2017’nin ilk dokuz ayında geçtiğimiz yıla göre 2 milyon artarak 61 milyona ulaştı. Ülkede 15 yaşın altında çocuk olarak tanımlanan nüfusu (19 milyon) genel nüfus rakamından (80 milyon) çıkardığımızda Türkiye’de neredeyse her bir kişiye bir kredi kartı düştüğü görülüyor.
Peki kredi kartıyla ne kadarlık harcama yapıyoruz?
Dolaşımdaki 61 milyon kredi kartıyla bu yıl yalnızca Eylül ayında 281 milyon adet işlem gerçekleştirildi. Bu 281 milyon adet işlemin toplam tutarı ise 57 milyar lira oldu. Kredi kartlarıyla 2017 yılının ilk dokuz ayında tam 482 milyar TL’lik alışveriş yapılırken, bu rakam 2012 ile karşılaştırıldığında (260 milyar TL) neredeyse yüzde 100’lük bir artışa işaret ediyor.
Toplam işlem miktarını işlem adedine bölerek kart başına yapılan harcamalara bakarsak, Eylül ayında her bir karttan her seferinde ortalama 187 liralık çekim yapıldığı ortaya çıkıyor. Bunu 2017 geneline vurduğumuzda ise yılın ilk dokuz ayında kart başına her çekimde 194 liralık harcama yapıldığı görülüyor. 2016 yılında 189 lira olan bu rakam 2015’te 182 lira ve 2014’te de 171 milyar lira olmuştu.
Kredi kartı sayısının ve harcamaların çoğalması internetten yapılan alışverişleri de hızlandırıyor. İnternetten yapılan alışveriş oranı (73 milyar TL) bu yılın ilk dokuz ayında toplam harcamaların yüzde 15’ini oluştururken, bu oran 2016’nın aynı döneminde yüzde 12 (51 milyar TL) ve 2015’in aynı döneminde de yüzde 10 (41 milyar TL) olmuştu.
Sevdiklerinize ısmarlayacağınız bir yemek, kendinize alacağınız yeni bir spor ayakkabısı veya daha önce hiç görmediğiniz yerlere gitmek için alacağınız bir uçak bileti… Kredi kartının kullanım alanları oldukça geniş, fakat harcamalarınızı yaparken yorganınızın büyüklüğüne de dikkat edin.
Yani sonuç olarak dijital para devriminin gerçekleştiği ve nakit para kullanımının giderek azaldığı bir dönemde, kredi kartlarının kullanılacağı ve daha fazla artacağı şüphesiz…
Asıl soru ise bizim kredi kartlarının patronu mu, yoksa esiri mi olacağımız?
Alıntı:
http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1756224-kredi-karti-olmayan-parayi-harcamak
Bütçemizi düzenleyerek istediklerimizi yapmamızı sağlayan dâhiyane ödeme araçları mı yoksa ayağımızı yorganımızdan çıkarmamıza neden olan bir tuzak mı?
Bu tabii ki insanların harcama alışkanlıkları ile alakalı bir sorudur. Türkiye genelinde bu yılın ilk 9 ayında kredi kartlarından tam 482 milyar lira harcandı.
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 80 milyon nüfuslu ülkemizde kredi kartı sayısı 2017’nin ilk dokuz ayında geçtiğimiz yıla göre 2 milyon artarak 61 milyona ulaştı. Ülkede 15 yaşın altında çocuk olarak tanımlanan nüfusu (19 milyon) genel nüfus rakamından (80 milyon) çıkardığımızda Türkiye’de neredeyse her bir kişiye bir kredi kartı düştüğü görülüyor.
Peki kredi kartıyla ne kadarlık harcama yapıyoruz?
Dolaşımdaki 61 milyon kredi kartıyla bu yıl yalnızca Eylül ayında 281 milyon adet işlem gerçekleştirildi. Bu 281 milyon adet işlemin toplam tutarı ise 57 milyar lira oldu. Kredi kartlarıyla 2017 yılının ilk dokuz ayında tam 482 milyar TL’lik alışveriş yapılırken, bu rakam 2012 ile karşılaştırıldığında (260 milyar TL) neredeyse yüzde 100’lük bir artışa işaret ediyor.
Toplam işlem miktarını işlem adedine bölerek kart başına yapılan harcamalara bakarsak, Eylül ayında her bir karttan her seferinde ortalama 187 liralık çekim yapıldığı ortaya çıkıyor. Bunu 2017 geneline vurduğumuzda ise yılın ilk dokuz ayında kart başına her çekimde 194 liralık harcama yapıldığı görülüyor. 2016 yılında 189 lira olan bu rakam 2015’te 182 lira ve 2014’te de 171 milyar lira olmuştu.
Kredi kartı sayısının ve harcamaların çoğalması internetten yapılan alışverişleri de hızlandırıyor. İnternetten yapılan alışveriş oranı (73 milyar TL) bu yılın ilk dokuz ayında toplam harcamaların yüzde 15’ini oluştururken, bu oran 2016’nın aynı döneminde yüzde 12 (51 milyar TL) ve 2015’in aynı döneminde de yüzde 10 (41 milyar TL) olmuştu.
Sevdiklerinize ısmarlayacağınız bir yemek, kendinize alacağınız yeni bir spor ayakkabısı veya daha önce hiç görmediğiniz yerlere gitmek için alacağınız bir uçak bileti… Kredi kartının kullanım alanları oldukça geniş, fakat harcamalarınızı yaparken yorganınızın büyüklüğüne de dikkat edin.
Yani sonuç olarak dijital para devriminin gerçekleştiği ve nakit para kullanımının giderek azaldığı bir dönemde, kredi kartlarının kullanılacağı ve daha fazla artacağı şüphesiz…
Asıl soru ise bizim kredi kartlarının patronu mu, yoksa esiri mi olacağımız?
Alıntı:
http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1756224-kredi-karti-olmayan-parayi-harcamak
20 Kasım 2017 Pazartesi
Finansal piyasalarda asıl olan faizdir
Finansal piyasalarda asıl olan faizdir. Faiz paranın “fiyatıdır”. Herhangi bir malın olduğu gibi paranın “fiyatını” belirleyen arz/talep koşullarıdır. Talebin yoğun, arzın kısıtlı olduğu bir durumda fiyatların artması kaçınılmazdır. Her ne zaman mali/siyasi otorite buna “narh” koymaya kalkarsa ya karaborsa oluşur ya da piyasada o malın kıtlığı yaşanır. Son günlerde yaşanan tam da budur. Nereden görüyoruz derseniz 2 yıllık tahvil faizleri yüzde 13.83 ile rekor kırarken, 10 yıllık tahvil getirilerimiz de 12.55 ile tarihi rekorlarını bir kez daha kırdı. Piyasalar için döviz kurundan çok faizler aslolandır. Ha keza borsadaki hisse senedi değerlemelerindeki en önemli parametre faizdir. Faizlerdeki yükseliş vadeli kurları yukarı iterken, borsadaki hisse senedi değerlemelerini de aşağı çekecektir. Araştırma bölümleri cari faiz seviyelerinin kalıcı olduğuna ikna olmaları durumunda cari faiz seviyelerinden yapacakları değerlemelerle Hisse senetlerindeki hedef fiyatlarında önemli oranda aşağı yönlü revizyonlar yapabileceklerdir.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/merkezin-yeni-silahiyla-dolartl-382yi-test-eder-mi/1250482
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/merkezin-yeni-silahiyla-dolartl-382yi-test-eder-mi/1250482
15 Kasım 2017 Çarşamba
Dünyanın yarısından fazlası yüzde 1'in
Dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesimi, ilk kez dünyadaki toplam varlığın yarısından fazlasına sahip oldu.
Credit Suisse tarafından açıklanan rapora göre, en zengin kesimin toplam gelirden aldığı pay giderek büyüyor. Buna göre dünya nüfusunun en zengin yüzde 1'lik kesiminin varlığı dünyanın toplam varlığının yarısını geçti.
Dünyadaki toplam varlıklar son 12 ayda yüzde 6'lık artışla 280 trilyon doları aştı. Bu artış, son 5 yıldaki en büyük oran olarak kayıtlara geçti.
Geçtiğimiz yıl yaratılan 16.7 trilyon dolarlık gelirin yarısından fazlası ABD kaynaklı olurken, ABD 8.5 trilyon dolar daha zenginleşti.
GELİR ARTIYOR DAĞILIM BOZULUYOR
Dünyadaki gelir artmasına karşın bu gelirin adil bir şekilde paylaşılmadığı da dikkat çekiyor. En zengin yüzde 1'lik kesim toplam gelirin yüzde 50.12ine sahip olurken, bu oran 2001 yılında yüzde 45.5 seviyesindeydi.
EN ÇOK MİLYONER NEREDE
Dünyada halihazırda 36 milyon dolar milyoneri bulunurken, bu rakamın 2022 yılında 44 milyon kişiye ulaşması bekleniyor.
Milyoner sayısının en fazla olduğu ülke ise 15.3 milyon kişi ile ABD. Onu 2.7 milyon milyonerle Japonya ve 2.2 milyonerle İngiltere takip ediyor. Listede 1.9 milyonerle beşinci olan Çin'deki milyoner sayısının ise 2022'de 2.8 milyona yükselmesi bekleniyor.
Alıntı:
9 Kasım 2017 Perşembe
Türkiye'de külçe ve sikke altın alımları 4 yılın zirvesinde
Türk yatırımcılar, hızla altın almaya devam ediyor. Altın talebinin 2013'ten bu yana olan en yüksek seviyesine ulaşması bekleniyor.
Dünya Altın Konseyi'nin Perşembe günü yayınladığı rapora göre, külçe ve sikke altın alımları, 2017'nin bu zamanına dek 47 metrik ton olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki yılın aynı döneminde 14.8 ton idi.
Altın Konseyi tarafından yapılan açıklamada, zayıf liranın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kasım ayındaki altın yanlısı yorumlarının piyasayı desteklemeyi sürdürdüğü bildirildi.
TCMB'nin altın alımları ise üçüncü çeyrekte 30.4 ton arttı. Merkez, çeşitlendirme politikası belirtse de, bazı analistler, Türkiye ve Batı'daki müttefikleri arasında artan gerginliğe bağlı olarak ülkenin rezervleri destekliyor olabileceği spekülasyonunda bulundu.
Alıntı:
http://m.borsagundem.com/haber/turkiyede-kulce-ve-sikke-altin-alimlari-4-yilin-zirvesinde/1247491
Dünya Altın Konseyi'nin Perşembe günü yayınladığı rapora göre, külçe ve sikke altın alımları, 2017'nin bu zamanına dek 47 metrik ton olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki yılın aynı döneminde 14.8 ton idi.
Altın Konseyi tarafından yapılan açıklamada, zayıf liranın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kasım ayındaki altın yanlısı yorumlarının piyasayı desteklemeyi sürdürdüğü bildirildi.
TCMB'nin altın alımları ise üçüncü çeyrekte 30.4 ton arttı. Merkez, çeşitlendirme politikası belirtse de, bazı analistler, Türkiye ve Batı'daki müttefikleri arasında artan gerginliğe bağlı olarak ülkenin rezervleri destekliyor olabileceği spekülasyonunda bulundu.
Alıntı:
http://m.borsagundem.com/haber/turkiyede-kulce-ve-sikke-altin-alimlari-4-yilin-zirvesinde/1247491
6 Kasım 2017 Pazartesi
Kocaeli'nin ihracatına 'otomotiv ve kimya' dopingi
Kocaeli'nin yılın 10 aylık dönemindeki ihracatı 10 milyar 356 milyon dolar oldu. Kentten yapılan ihracatın yüzde 75,8'ine denk gelen 7 milyar 852 milyon dolarlık kısmını, otomotiv ve kimya firmaları gerçekleştirdi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, Kocaeli'nin geçen yılın ocak-ekim döneminde 8 milyar 351 milyon 920 bin dolar olan dış satımı, bu yılın aynı döneminde yüzde 24 artış gösterdi.
İstanbul ve Bursa'nın ardından en fazla dış satım yapan il olan Kocaeli'nin 10 aylık ihracat performansı 2014'ten sonra ilk defa 10 milyar dolar barajını aşarak 10 milyar 356 milyon 129 bin dolarolurken, söz konusu dönemde toplam ülke ihracatındaki payı da yüzde 8 olarak gerçekleşti.
Otomotiv ilk sırada
Kentten yapılan ihracatın yüzde 75,8'ine denk gelen 7 milyar 852 milyon dolarlık kısmını, otomotiv ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar gerçekleştirdi. Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu'nun üretim tesislerine ev sahipliği yapan kentin ihracatında, ilk sırayı otomotiv sektörü aldı.
Bu dönemde kentten yapılan otomotiv ana ve yan sanayi ihracatı geçen yıla göre yüzde 20 artarak 4 milyar 586 milyon 712 bin dolar oldu.
Kimya ihracatında yüzde 34,2'lik artış
Ülkenin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın yıllık 11 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip İzmit Rafinerisi'ni de barındıran Kocaeli'nin ihracatında bu sektör ikinci oldu. Kentin kimyevi madde ve mamulleri ihracatı bu dönemde yüzde 34,2'lik artışla 3 milyar 265 milyon 288 bin dolar olarak kayıtlara geçti.
Demir ve demir dışı metaller sektörü 558 milyon 772 bin dolarla üçüncü sırada yer alırken, bunu 484 milyon 481 bin dolarla çelik, 459 milyon 654 bin dolarla elektrik-elektronik, 317 milyon 992 bin dolarla iklimlendirme sektörü takip etti.
En fazla ihracat BAE'ye
Bu dönemde kentten en fazla ihracat yapılan ülke Birleşik Krallık oldu. Söz konusu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın 10 aylık dönemine göre yüzde 20,8'lik artışla 1 milyar 166 milyon 25 bin dolara yükseldi.
Kentten yapılan ihracatın geçen yılın ocak-ekim dönemine göre yüzde 232,7 arttığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 796 milyon 273 bin dolarla ikinci sırada yer aldı.
Dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri ve Avrupa Birliği'nin lokomotifi olan Almanya ise Kocaeli'nin en fazla ihracat yaptığı üçüncü ülke oldu. Bu dönemde Almanya'ya yapılan dış satım, yüzde 6,3 artarak 792 milyon 841 bin dolara çıktı.
Alıntı:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)