Borsa İstanbul'da 4 gruba ayrılmış olan hisseler vardır ve her biri farklı işleyiş biçimine sahiptir
BİST’te işlem gören hisse senetlerinin Fiili Dolaşımdaki Pay (FDP) değerlerine göre, farklı kategorilere ayrılarak, farklı alım satım kurallarına bağlanması amaçlanmıştı.
Bu amaç doğrultusunda ABC Düzenlemesi adı altında hisse senetleri A-B-C ve D grubu olarak kategorilendirmeye tabi tutuldu.
Bu kategorilere göre:
A Grubu hisseler: 30 milyon lira FDP değer olan paylar A grubuna dahil edilmişyir. Bu paylar sürekli müzayede yöntemine tabidir. Kredili alım, açığa satış, ödünç alma veya verme işlemlerine konu olabilirler.
B Grubu hisseler: 30 milyon liradan düşük ancak 10 milyon liradan fazla FDP değeri olan paylar B grubu olarak nitelendirildi. Bu paylar sürekli müzayede yöntemine tabidir. Kredili alım, açığa satış, ödünç alma vya ödünç verme işlemlerine (yüzde 50 özkaynak kabul edilerek) konu olabilirler.
C Grubu hisseler: 10 milyon lira altında kalan paylar C grubu olarak sınıflandırılmıştır. Piyasa yapıcısı veya likidite sağlayıcısına sahip olması durumunda sürekli müzayede işlem yöntemine, piyasa yapıcısı veya likidite sağlayıcısına sahip olmaması durumunda tek fiyat işem yöntemine tabi olmaktadırlar. Kredili alım işlemi veya açığa satışa konu olamazlar. Kredili alım, açığa satış, ödünç alma veya ödünç verme işlemlerinde özkaynak olarak kabul edilemiyorlar.
D Grubu hisseler: BİST pay piyasası dışında kalan, Gelişen İşletmeler Piyasası, Serbest İşlem Platformu, Nitelikli Yatırımcı İhraç Pazarı ve Gözaltı Pazarı’nda işşem gören paylar D grubu olarka sınırlandırılmıştı. Kredili alım işlemi veya açığa satışa konu olamazlar.
Hisse senetlerinin dahil oldukları gruplar Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık olmak üzere 6 ayda bir güncelleniyor.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/a-b-c-d-grubu-hisseler-neyi-temsil-eder/1264636
3 Ocak 2018 Çarşamba
1 Ocak 2018 Pazartesi
Borsada potansiyel büyük
Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi, yılın son işlem gününde 115.840’ı görürken tüm zamanların en yüksek seviyesini test etmiş oldu. Endeks günü yüzde 0.74 değer kazancıyla 115.333’ten tamamladı. Toplam işlem hacmi 5.6 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Küresel piyasalarda korku endeksi olarak adlandırılan VIX Endeksi, en düşük seviyesi olan 9’u gördükten sonra gerçekleştirdiği çıkışla 11’e gelmesine rağmen hâlâ diplerde. Bu da küresel piyasalardaki iyimserliğin sürmesine neden oluyor. VIX’de medyadan gelecek olası yükselişler iyimserliğin bozulma sinyalini oluşturacaktır.
Türkiye’de ABD ile vize sorununun ortadan kalkmasıyla birlikte yükselişine ivme kazandıran Borsa, Türkiye’nin kredi risk priminin düşmesiyle birlikte yükselişini güçlendirdi. Hisselerde yüksek getiriler oluşurken dolar/TL kuru 3.79 seviyesine geriledi. Hisseler TL bazında zirvede ancak dolar bazında 2013 yılında test edilen 50.000 seviyesindeki zirvenin hâlâ yüzde 40 altında bulunuyor. BIST 100 Endeksi dolar bazında 30.521 seviyesinde.
Borsa TL bazında 115 bin seviyenin üzerinde kalıcı olarak kalabilirse endeksin dolar bazında 40.000’li seviyelere doğru hareketinin güçlendiğini görebiliriz. Bu da dolar bazında yüzde 33 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Kazandıran sektörler
Ulaştırma, maden ve metal ana sektörleri yılın en fazla değer kazanan sektörleri oldu. 2017 yılına dip seviyelerde giren ulaştırma sektörü hisseleri yıl boyunca çıkışını sürdürürken yabancı yatırımcıların bu hisselerde alım yapması yükselişlerin güçlenmesini sağladı. Maden sektörü hisseleri yıl boyunca yatırımcıların takibinde oldu. Metal Ana sektörü ise büyümede yakalanan güçlü ivme ve artan kârlılıklarla çıkışta.
% 1000 kazandıran var
Borsada BIST 100 Endeksi yüzde 47 değer kazanırken,Yeşil Yatırım Holding yüzde 1851, Beyaz Filo yüzde 1030 değer kazandı.
İzmir Fırça ise yatırımcılarına yüzde 800 kazanç sağladı. Bu yüksek getiriler hisse senetlerinin tahtalarının sığ olmasından ve çok düşük hacimdeki işlemlerle hisselerin prim yapmasından kaynaklanıyor. Yatırımcıların hisse senetlerinin gerçek değerlerini görerek aşırı değerli hisse senetlerinden uzak durmasında fayda var.
BIST’i beşe katlayanlar
Borsada BIST 100 Endeksi 2017 yılında yüzde 47 değer kazandı. Ancak BIST 100’de yer alan Yataş yüzde 438, Sasa yüzde 393, Banvit yüzde 232.61, Gözde 216.20, Türk Hava Yolları yüzde 213 ve Koza Madencilik yüzde 201’lik getirisi ile endeksin getirisini beşe katlayarak yüzde 200’ün üzerinde prim yaptı. Türk Hava Yolları 15 Temmuz’dan sonra dip seviyelere gerilemiş aşırı değer kaybetmişti. Turizm sektöründe dipten dönüş, satış ve kârlılıkta gözlenen düzelme, yeni havalimanına ilişkin beklentiler, şirketin hisselerine olumlu yansıdı.
Yılı zirve seviyesinde tamamlayan iki hisse senedi var. Bu hisseler TAV Hava Limanları ve Trakya Cam. Tav Hava Limanları 22.46 ile yılı en yüksek seviyeden tamamlarken Trakya Cam’ın kapanış fiyatı da 4.62 TL’den gerçekleşti. Her iki hisse senedi için de olumlu beklentiler devam ediyor.
Gram altın alım fırsatı verecek
Dolar/TL kurunun düşüşe geçmesiyle birlikte, dolar ile fiyatlandığı için gram altında da geri çekilme gözlenebilir. Ancak bu geri çekilme gram altın, çeyrek, cumhuriyet altını almak isteyenler için fırsat oluşturacak. Gram altın yıl içerisinde 165-170’li seviyeleri görebilir.
Dolar 3.70’in altına kayabilir
Dolar/TL kurunun 2017 kapanışı TCMB kuru ile 3.77, serbest piyasa kapanışı ise 3.79 seviyesinden gerçekleşti. Dolar/TL’de dalgalanmalar yaşansa da aşağı doğru trend devam ediyor. Kur, 3.70 seviyesinin de altına gerileyerek alım fırsatı verebilir. Yılın ilk çeyreğinde dolar/TL için düşük seyrin süreceği gözleniyor. (Zeynep Aktaş/ Milliyet)
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2018de-piyasalari-bekleyen-10-firsat-10-risk/1263945
Türkiye’de ABD ile vize sorununun ortadan kalkmasıyla birlikte yükselişine ivme kazandıran Borsa, Türkiye’nin kredi risk priminin düşmesiyle birlikte yükselişini güçlendirdi. Hisselerde yüksek getiriler oluşurken dolar/TL kuru 3.79 seviyesine geriledi. Hisseler TL bazında zirvede ancak dolar bazında 2013 yılında test edilen 50.000 seviyesindeki zirvenin hâlâ yüzde 40 altında bulunuyor. BIST 100 Endeksi dolar bazında 30.521 seviyesinde.
Borsa TL bazında 115 bin seviyenin üzerinde kalıcı olarak kalabilirse endeksin dolar bazında 40.000’li seviyelere doğru hareketinin güçlendiğini görebiliriz. Bu da dolar bazında yüzde 33 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Kazandıran sektörler
Ulaştırma, maden ve metal ana sektörleri yılın en fazla değer kazanan sektörleri oldu. 2017 yılına dip seviyelerde giren ulaştırma sektörü hisseleri yıl boyunca çıkışını sürdürürken yabancı yatırımcıların bu hisselerde alım yapması yükselişlerin güçlenmesini sağladı. Maden sektörü hisseleri yıl boyunca yatırımcıların takibinde oldu. Metal Ana sektörü ise büyümede yakalanan güçlü ivme ve artan kârlılıklarla çıkışta.
% 1000 kazandıran var
Borsada BIST 100 Endeksi yüzde 47 değer kazanırken,Yeşil Yatırım Holding yüzde 1851, Beyaz Filo yüzde 1030 değer kazandı.
İzmir Fırça ise yatırımcılarına yüzde 800 kazanç sağladı. Bu yüksek getiriler hisse senetlerinin tahtalarının sığ olmasından ve çok düşük hacimdeki işlemlerle hisselerin prim yapmasından kaynaklanıyor. Yatırımcıların hisse senetlerinin gerçek değerlerini görerek aşırı değerli hisse senetlerinden uzak durmasında fayda var.
BIST’i beşe katlayanlar
Borsada BIST 100 Endeksi 2017 yılında yüzde 47 değer kazandı. Ancak BIST 100’de yer alan Yataş yüzde 438, Sasa yüzde 393, Banvit yüzde 232.61, Gözde 216.20, Türk Hava Yolları yüzde 213 ve Koza Madencilik yüzde 201’lik getirisi ile endeksin getirisini beşe katlayarak yüzde 200’ün üzerinde prim yaptı. Türk Hava Yolları 15 Temmuz’dan sonra dip seviyelere gerilemiş aşırı değer kaybetmişti. Turizm sektöründe dipten dönüş, satış ve kârlılıkta gözlenen düzelme, yeni havalimanına ilişkin beklentiler, şirketin hisselerine olumlu yansıdı.
Yılı zirve seviyesinde tamamlayan iki hisse senedi var. Bu hisseler TAV Hava Limanları ve Trakya Cam. Tav Hava Limanları 22.46 ile yılı en yüksek seviyeden tamamlarken Trakya Cam’ın kapanış fiyatı da 4.62 TL’den gerçekleşti. Her iki hisse senedi için de olumlu beklentiler devam ediyor.
Gram altın alım fırsatı verecek
Dolar/TL kurunun düşüşe geçmesiyle birlikte, dolar ile fiyatlandığı için gram altında da geri çekilme gözlenebilir. Ancak bu geri çekilme gram altın, çeyrek, cumhuriyet altını almak isteyenler için fırsat oluşturacak. Gram altın yıl içerisinde 165-170’li seviyeleri görebilir.
Dolar 3.70’in altına kayabilir
Dolar/TL kurunun 2017 kapanışı TCMB kuru ile 3.77, serbest piyasa kapanışı ise 3.79 seviyesinden gerçekleşti. Dolar/TL’de dalgalanmalar yaşansa da aşağı doğru trend devam ediyor. Kur, 3.70 seviyesinin de altına gerileyerek alım fırsatı verebilir. Yılın ilk çeyreğinde dolar/TL için düşük seyrin süreceği gözleniyor. (Zeynep Aktaş/ Milliyet)
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2018de-piyasalari-bekleyen-10-firsat-10-risk/1263945
2017'de en çok borsa kazandırdı
BIST 100 yüzde 43 değer kazanırken euro yüzde 22 yükseldi. Dolarda artış yüzde 7.8’de kalırken Cumhuriyet altını yüzde 19.40 değer kazandı. Zeynep Aktaş, Milliyet'te yatırım araçlarının 2017 performansını değerlendirdi. İşte o haber:
Piyasalar 2017 yılını risk iştahının yüksek olması nedeniyle rekorlarla geçirdi. Küresel piyasalardaki coşkulu yükseliş ve şirket kârlarındaki artışlar Borsa İstanbul’da alımları getirirken hisse senetlerinde yüzde 100’lerin üzerinde getiriler oluştu. BIST 100 Endeksi 100 bin seviyesini de aşarak 115.000’e kadar tırmandı. Korku endeksi VIX, kasım ayında yılın en düşük seviyesi 9.14’e gerilerken yıl içerisinde zaman zaman 15’lere kadar yükseldi.
Ancak düşen seyrini koruması küresel piyasalarda yükselişi getirdi. ABD borsalarında rekor üstüne rekorlar kırılırken gelişmekte olan ülkelere fon akış devam etti. BIST 100 Endeksi yılı yüzde 43 getiriyle tamamladı. Euro yüzde 22, Cumhuriyet altını yüzde 19.40 oranında değer kazandı.
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primini gösteren CDS oranı yılbaşında test ettiği 300’lü seviyelerin ardından sürekli düşüş trendinde oldu. Senenin son ayında 167 ile yılın en düşük seviyelerine geriledi. Bu da borsada yükselişi desteklerken kurda aşağı yönde baskı oluşturdu.
ümü kazandırdı
Dolar kuru yüzde 3.53 TL’den başladığı yılı 3.81 TL’den tamamladı. Euro 4.52 TL, altının ons fiyatı da 1.279 seviyesinden yılı tamamladı. Borsada hisse senetleri, 39.436 puanlık bir marj içerisinde dalgalandı.
Faiz, bir önceki yıl sonunda olduğu gibi 2016 yıl sonunda da çift haneli rakamlardan seneyi tamamladı. Gösterge faiz 13.75 seviyelerinden yılı kapattı. Sene boyunca borsa konuşuldu. Yılın son çeyreğinde gündeme dolar kurundaki hareket yerleşti. Sene sonundaysa kaybettiren olmazken tüm yatırım enstrümanları değer kazandı.
BIST 100 2018 YILINDA YENİ ZİRVE YAPABİLİR
Geçtiğimiz yılı yüzde 43 gibi yüksek bir getiriyle tamamlayan Borsa, yılın ilk çeyreğinde yükselişini devam ettirerek yeni zirve yapma potansiyeli taşıyor.
Hisse senedi piyasası 2018 yılında yine yatırımcıların gözdesi olacak. BES’te otomatik katılım fonlarının devreye girmesiyle hisse senetlerindeki kurumsal yerli yatırımcı oranı artacak. Bu da hisse alımlarını, borsada çıkışı destekleyecek. Yükselişlerde hedef 135.000 - 140.000 seviyeleri olacak.
Yabancı payı yüzde 65
BIST 100 Endeksi dolar bazında 40.000’li seviyeleri hedefleyecek. Yıl içerisinde düşüşlerde endekste 90.000 seviyesine kadar gevşeme yaşanabilecek. Küresel piyasalardaki dönüşle birlikte borsada da satışlar gelmeye başladığında hisse senetlerinde ciddi dalgalanmalar yaşanabilecek.
Yeni yıla girerken yabancıların borsadaki payı yüzde 64.86 seviyesinde. Yabancı payı 2017’nin ilk gününde yüzde 62 seviyesinde bulunuyordu. Ağustos sonunda ise yüzde 66.08’e kadar yükseldi. Şimdilerde de yüzde 65’e yakın seyrediyor. Savunma sanayi, büyüyen reel sektör şirketleri 2018’de çıkışın öncüleri olabilir. Bankalar 2017 yılındaki seyre benzer bir seyir geçirebilir. Değerlemelerin olduğu ancak çok güçlü atakların olmadığı görülebilir. Sanayi hisseleri ve holdingler endeksi yukarı taşıyan hisseler arasında öne çıkabilir.
TÜRKİYE CAZİP PİYASA
Uluslararası ölçekte piyasalar özellikle merkez bankalarının kararlarını takip edecek. Merkez bankalarının tutumlarını sertleştirmesi özellikle de faizlerdeki yükselişe karşı hassas olan gelişmekte olan piyasaların 2018 yılında zorlanmalarına ve önemli riskler üslenmesine yol açabilecek. Aynı şekilde gelişmiş ülkelerin korumacı politikalara yönelmeleri ve bu yöndeki tedbirlerini yükseltmeleri bir diğer risk unsuru. Buna jeopolitik gerilimlerin durulması bir yana daha da yükselme olasılığını ilave ettiğimizde potansiyel riskin daha da artma ihtimalini beraberinde getirecektir. Riskin arttığı noktada da altına yönelim de beraberinde yükselecektir.
Yurt içinde ise geçtiğimiz yıl iyi bir performans sergileyen borsanın halen gelişmekte olan ülkeler içerisinde oldukça iskontolu olması önemli bir alternatif olmasına imkân sağlıyor. Liradaki değer kaybının yabancı yatırımcı açısından cazip görülmesi de Türkiye piyasasına yönelimi destekleyebilecektir.
KRİPTO PARA İZLENECEK
2017 yılındaki büyük çıkışı ile tüm yatırımcıların takip etmeye başladığı Bitcoin, 2018’de de izlenmeye devam edilecek. Kripto paralar gündemde daha fazla konuşulmaya başlanacak.
Yatırımcılar Bitcoin’in yanında Ethereum, Bitcoin Cash, Ripple, Litecoin, Dash, Neo, Iota, Monero, Nem’i de izleyecek.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2017de-en-cok-borsa-kazandirdi/1263128
Piyasalar 2017 yılını risk iştahının yüksek olması nedeniyle rekorlarla geçirdi. Küresel piyasalardaki coşkulu yükseliş ve şirket kârlarındaki artışlar Borsa İstanbul’da alımları getirirken hisse senetlerinde yüzde 100’lerin üzerinde getiriler oluştu. BIST 100 Endeksi 100 bin seviyesini de aşarak 115.000’e kadar tırmandı. Korku endeksi VIX, kasım ayında yılın en düşük seviyesi 9.14’e gerilerken yıl içerisinde zaman zaman 15’lere kadar yükseldi.
Ancak düşen seyrini koruması küresel piyasalarda yükselişi getirdi. ABD borsalarında rekor üstüne rekorlar kırılırken gelişmekte olan ülkelere fon akış devam etti. BIST 100 Endeksi yılı yüzde 43 getiriyle tamamladı. Euro yüzde 22, Cumhuriyet altını yüzde 19.40 oranında değer kazandı.
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primini gösteren CDS oranı yılbaşında test ettiği 300’lü seviyelerin ardından sürekli düşüş trendinde oldu. Senenin son ayında 167 ile yılın en düşük seviyelerine geriledi. Bu da borsada yükselişi desteklerken kurda aşağı yönde baskı oluşturdu.
ümü kazandırdı
Dolar kuru yüzde 3.53 TL’den başladığı yılı 3.81 TL’den tamamladı. Euro 4.52 TL, altının ons fiyatı da 1.279 seviyesinden yılı tamamladı. Borsada hisse senetleri, 39.436 puanlık bir marj içerisinde dalgalandı.
Faiz, bir önceki yıl sonunda olduğu gibi 2016 yıl sonunda da çift haneli rakamlardan seneyi tamamladı. Gösterge faiz 13.75 seviyelerinden yılı kapattı. Sene boyunca borsa konuşuldu. Yılın son çeyreğinde gündeme dolar kurundaki hareket yerleşti. Sene sonundaysa kaybettiren olmazken tüm yatırım enstrümanları değer kazandı.
BIST 100 2018 YILINDA YENİ ZİRVE YAPABİLİR
Geçtiğimiz yılı yüzde 43 gibi yüksek bir getiriyle tamamlayan Borsa, yılın ilk çeyreğinde yükselişini devam ettirerek yeni zirve yapma potansiyeli taşıyor.
Hisse senedi piyasası 2018 yılında yine yatırımcıların gözdesi olacak. BES’te otomatik katılım fonlarının devreye girmesiyle hisse senetlerindeki kurumsal yerli yatırımcı oranı artacak. Bu da hisse alımlarını, borsada çıkışı destekleyecek. Yükselişlerde hedef 135.000 - 140.000 seviyeleri olacak.
Yabancı payı yüzde 65
BIST 100 Endeksi dolar bazında 40.000’li seviyeleri hedefleyecek. Yıl içerisinde düşüşlerde endekste 90.000 seviyesine kadar gevşeme yaşanabilecek. Küresel piyasalardaki dönüşle birlikte borsada da satışlar gelmeye başladığında hisse senetlerinde ciddi dalgalanmalar yaşanabilecek.
Yeni yıla girerken yabancıların borsadaki payı yüzde 64.86 seviyesinde. Yabancı payı 2017’nin ilk gününde yüzde 62 seviyesinde bulunuyordu. Ağustos sonunda ise yüzde 66.08’e kadar yükseldi. Şimdilerde de yüzde 65’e yakın seyrediyor. Savunma sanayi, büyüyen reel sektör şirketleri 2018’de çıkışın öncüleri olabilir. Bankalar 2017 yılındaki seyre benzer bir seyir geçirebilir. Değerlemelerin olduğu ancak çok güçlü atakların olmadığı görülebilir. Sanayi hisseleri ve holdingler endeksi yukarı taşıyan hisseler arasında öne çıkabilir.
TÜRKİYE CAZİP PİYASA
Uluslararası ölçekte piyasalar özellikle merkez bankalarının kararlarını takip edecek. Merkez bankalarının tutumlarını sertleştirmesi özellikle de faizlerdeki yükselişe karşı hassas olan gelişmekte olan piyasaların 2018 yılında zorlanmalarına ve önemli riskler üslenmesine yol açabilecek. Aynı şekilde gelişmiş ülkelerin korumacı politikalara yönelmeleri ve bu yöndeki tedbirlerini yükseltmeleri bir diğer risk unsuru. Buna jeopolitik gerilimlerin durulması bir yana daha da yükselme olasılığını ilave ettiğimizde potansiyel riskin daha da artma ihtimalini beraberinde getirecektir. Riskin arttığı noktada da altına yönelim de beraberinde yükselecektir.
Yurt içinde ise geçtiğimiz yıl iyi bir performans sergileyen borsanın halen gelişmekte olan ülkeler içerisinde oldukça iskontolu olması önemli bir alternatif olmasına imkân sağlıyor. Liradaki değer kaybının yabancı yatırımcı açısından cazip görülmesi de Türkiye piyasasına yönelimi destekleyebilecektir.
KRİPTO PARA İZLENECEK
2017 yılındaki büyük çıkışı ile tüm yatırımcıların takip etmeye başladığı Bitcoin, 2018’de de izlenmeye devam edilecek. Kripto paralar gündemde daha fazla konuşulmaya başlanacak.
Yatırımcılar Bitcoin’in yanında Ethereum, Bitcoin Cash, Ripple, Litecoin, Dash, Neo, Iota, Monero, Nem’i de izleyecek.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/2017de-en-cok-borsa-kazandirdi/1263128
31 Aralık 2017 Pazar
Sermaye önce içeride birikir
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, bankacılık ve finans sektörünün 2017 yılı gerçekleşmeleri ve 2018 öngörülerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
2017'nin bankacılık ve finans sektörünün küresel ve yerel dalgalanmalara karşı dayanıklılığının bir kez daha test edildiği ve bu testten de yüzünün akıyla çıktığı bir yıl olduğunu belirtten Akben, ülkenin büyüme rakamlarını anımsatarak, bu nedenle dünyanın önde gelen yatırım kuruluşlarının Türkiye için 2017-2018 büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmek durumunda kaldığını söyledi.
Akben, Bank Of China'nın Türkiye'ye gelmesiyle birlikte ülkeye doğrudan sermaye aktarımı olduğunu ve olacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Bu aynı zamanda bizlere ülkesel çeşitliliği de kazandırıyor. Avrupa bölgesinden bankalarımız var, şimdi Çinli iki bankamız oldu. Japon bankamız mevcut. Körfez bölgesinden bankalar mevcut. ABD'den, Rusya'dan ve İngiltere'den bankamız var. Bu çeşitlilik de bizler için önemli, bir sigorta anlamı taşıyor. Körfez bölgelerinden sektöre ilgi var. Bizim yerli yatırımcılarımızın da bu alanda söz sahibi olması lazım. Zaman geliyor bir takım operasyonlara maruz kalıyoruz. Bu durumda içeride yerli, güçlü yapılar oluşması lazım. İş adamlarımız banka kuramıyorsa diğer finansal kuruluşlardan (leasing, tüketici finansmanı gibi) kursun... İş adamlarımıza bu çağrıyı hep yapıyorum. Sermaye önce içeride birikir. Sektörün yüzde 46-47'si yabancı sermayeli. Tabi ki gelen yabancı sermaye de yerli sermayeye dönüşüyor. Dışarıdan da sermaye çekmemiz lazım, bu güzel bir durum. Demek ki, ülkemize güveniyorlar. Bunun yanında içerideki yastık altı ya da atıl duran varlıkların da sermayeye yansıması lazım."
"Yapı Tasarrufu Sandığı 2018'de faaliyette"
Akben, birçok Avrupa ülkesinde olan dar gelirlilerin tasarruflarıyla konut sahibi olmalarını sağlamaya dönük 'Yapı Tasarruf Sandığı' sisteminin Türkiye’de de kurulması için çalışmalar yaptıklarını hatırlattı.
Sistem ile dar gelirlilerin para biriktirerek konut sahibi olmaları ve aynı zamanda da bir tasarruf imkanının kolaylaştırılmasının amaçlandığını anlatan Akben, "Çalışmalar hemen hemen tamamlandı. 2018'de bu sistemin faaliyete geçmesini bekliyoruz." dedi.
Akben, "Türkiye'deki diğer güçlü, banka sahibi olmamış ya da bankalarını satan iş adamlarının tekrar bu alana yatırım yaparak, yeniden finansal kuruluş sahibi olma yönünde çaba sarf etmelerini umuyorum. Bankacılık sektörüne yerli yatırımcıların ilgi göstermesini bekliyorum. Yerli yatırımcılar sıfırdan olacağı gibi TMSF'nin elinde bulunan bankaları da satın alarak Banka kurabilir. Bankacılık sektörü stratejik bir alandır. Buralarda yerli yatırımcıların olması gerekir. Bunu bir kişi yapamıyorsa ortaklık şeklinde olabilir." ifadelerini kullandı.
"Emlak Bankası ve PTT Bank geliyor"
"2018 yılında sektöre yeni katılımlar olacak mı?" sorusu üzerine Akben, "Emlak Bankası'nın kuruluş işlemleri tamamlandı. Onlar gelecek. Bunun yanı sıra PTT gelecek. 'PTT Bank' diye bir katılım bankası tasarlanıyor. PTT'nin 4 bin 500 civarında irtibat noktası olması avantaj." değerlendirmesini yaptı.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/is-adamlarina-banka-kurun-cagrisi/1263874
2017'nin bankacılık ve finans sektörünün küresel ve yerel dalgalanmalara karşı dayanıklılığının bir kez daha test edildiği ve bu testten de yüzünün akıyla çıktığı bir yıl olduğunu belirtten Akben, ülkenin büyüme rakamlarını anımsatarak, bu nedenle dünyanın önde gelen yatırım kuruluşlarının Türkiye için 2017-2018 büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmek durumunda kaldığını söyledi.
Akben, Bank Of China'nın Türkiye'ye gelmesiyle birlikte ülkeye doğrudan sermaye aktarımı olduğunu ve olacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Bu aynı zamanda bizlere ülkesel çeşitliliği de kazandırıyor. Avrupa bölgesinden bankalarımız var, şimdi Çinli iki bankamız oldu. Japon bankamız mevcut. Körfez bölgesinden bankalar mevcut. ABD'den, Rusya'dan ve İngiltere'den bankamız var. Bu çeşitlilik de bizler için önemli, bir sigorta anlamı taşıyor. Körfez bölgelerinden sektöre ilgi var. Bizim yerli yatırımcılarımızın da bu alanda söz sahibi olması lazım. Zaman geliyor bir takım operasyonlara maruz kalıyoruz. Bu durumda içeride yerli, güçlü yapılar oluşması lazım. İş adamlarımız banka kuramıyorsa diğer finansal kuruluşlardan (leasing, tüketici finansmanı gibi) kursun... İş adamlarımıza bu çağrıyı hep yapıyorum. Sermaye önce içeride birikir. Sektörün yüzde 46-47'si yabancı sermayeli. Tabi ki gelen yabancı sermaye de yerli sermayeye dönüşüyor. Dışarıdan da sermaye çekmemiz lazım, bu güzel bir durum. Demek ki, ülkemize güveniyorlar. Bunun yanında içerideki yastık altı ya da atıl duran varlıkların da sermayeye yansıması lazım."
"Yapı Tasarrufu Sandığı 2018'de faaliyette"
Akben, birçok Avrupa ülkesinde olan dar gelirlilerin tasarruflarıyla konut sahibi olmalarını sağlamaya dönük 'Yapı Tasarruf Sandığı' sisteminin Türkiye’de de kurulması için çalışmalar yaptıklarını hatırlattı.
Sistem ile dar gelirlilerin para biriktirerek konut sahibi olmaları ve aynı zamanda da bir tasarruf imkanının kolaylaştırılmasının amaçlandığını anlatan Akben, "Çalışmalar hemen hemen tamamlandı. 2018'de bu sistemin faaliyete geçmesini bekliyoruz." dedi.
Akben, "Türkiye'deki diğer güçlü, banka sahibi olmamış ya da bankalarını satan iş adamlarının tekrar bu alana yatırım yaparak, yeniden finansal kuruluş sahibi olma yönünde çaba sarf etmelerini umuyorum. Bankacılık sektörüne yerli yatırımcıların ilgi göstermesini bekliyorum. Yerli yatırımcılar sıfırdan olacağı gibi TMSF'nin elinde bulunan bankaları da satın alarak Banka kurabilir. Bankacılık sektörü stratejik bir alandır. Buralarda yerli yatırımcıların olması gerekir. Bunu bir kişi yapamıyorsa ortaklık şeklinde olabilir." ifadelerini kullandı.
"Emlak Bankası ve PTT Bank geliyor"
"2018 yılında sektöre yeni katılımlar olacak mı?" sorusu üzerine Akben, "Emlak Bankası'nın kuruluş işlemleri tamamlandı. Onlar gelecek. Bunun yanı sıra PTT gelecek. 'PTT Bank' diye bir katılım bankası tasarlanıyor. PTT'nin 4 bin 500 civarında irtibat noktası olması avantaj." değerlendirmesini yaptı.
Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/is-adamlarina-banka-kurun-cagrisi/1263874
İşte 2017'nin en çok kazandıran yatırım aracı
Borsa İstanbul'da hisse senetleri, 2017'de ortalama yüzde 47,60 artış ile başlıca yatırım araçları arasında en fazla kazandıranı oldu
2016 yılını 78.138,66 puandan kapatan BIST 100 endeksi, 2017'yi 115.333,01 puanla rekor seviyeden tamamladı. Endeksteki yıllık artış 37.194,35 puan ve yüzde 47,60 olarak gerçekleşti. Böylece, bu yıl yatırım araçları içerisinde en fazla kazandıran borsa oldu.
Kapalıçarşı'da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 21,13 artarak 2017 yılında 158,80 lira oldu. Geçen yılın sonunda 131,10 liradan satılan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 2017 yılının son işlem gününde 158,80 lira olarak gerçekleşti. 2016 yılını 877,00 liradan tamamlayan Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise bu senenin sonunda 1.062,00 lira oldu. Cumhuriyet altınının satış fiyatında bu yıl yüzde 21,09 artış kaydedildi.
ABD doları da 2017 yılını önceki yıla göre kazançla kapattı. TL karşısında ABD dolarının yıllık artışı yüzde 7,69 olurken, avronun satış fiyatında ise yıllık bazda yüzde 22,48 yükseliş görüldü.
2017 yılında yatırım fonları ortalama yüzde 12,95 kazandırırken, emeklilik fonlarının getirisi ise yüzde 14,69 oldu.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/iste-2017nin-en-cok-kazandiran-yatirim-araci/1263845
2016 yılını 78.138,66 puandan kapatan BIST 100 endeksi, 2017'yi 115.333,01 puanla rekor seviyeden tamamladı. Endeksteki yıllık artış 37.194,35 puan ve yüzde 47,60 olarak gerçekleşti. Böylece, bu yıl yatırım araçları içerisinde en fazla kazandıran borsa oldu.
Kapalıçarşı'da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 21,13 artarak 2017 yılında 158,80 lira oldu. Geçen yılın sonunda 131,10 liradan satılan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 2017 yılının son işlem gününde 158,80 lira olarak gerçekleşti. 2016 yılını 877,00 liradan tamamlayan Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise bu senenin sonunda 1.062,00 lira oldu. Cumhuriyet altınının satış fiyatında bu yıl yüzde 21,09 artış kaydedildi.
ABD doları da 2017 yılını önceki yıla göre kazançla kapattı. TL karşısında ABD dolarının yıllık artışı yüzde 7,69 olurken, avronun satış fiyatında ise yıllık bazda yüzde 22,48 yükseliş görüldü.
2017 yılında yatırım fonları ortalama yüzde 12,95 kazandırırken, emeklilik fonlarının getirisi ise yüzde 14,69 oldu.
Alıntı:
http://www.borsagundem.com/haber/iste-2017nin-en-cok-kazandiran-yatirim-araci/1263845
Türkiye'nin ‘En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nın sonuçları açıklandı
En büyük Tüpraş, en kârlı Enka
Capital dergisi tarafından düzenlenen Türkiye'nin ‘En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nın sonuçları açıklandı.
Araştırma kapsamında ciro, karlılık, ihracat ve istihdam rakamlarına göre değerlendirilen şirketlere 8 kategoride 24 ödül verildi. Araştırmada Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir zeminde büyümesine katkı sağlayan şirketler ciro büyüklüğüne göre sıralanıyor. Buna göre, Tüpraş, Petrol Ofisi ve THY, ‘Türkiye'nin En Büyük Şirketleri’ olurken, Çelikler Taahhüt İnşaat, Nurol Makine ve YSE Yapı Sanayi de ‘Cirosunu En Çok Artıran Şirketler’ arasında yer aldı.
EN ÇOK ÇALIŞAN BİM’DE
‘En Çok Kar Eden Şirketler’ kategorisinde Enka İnşaat, Ereğli Demir Çelik ve Turkcell, ‘Kârını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde ise Anadolu Cam, Kaptan Demir Çelik ve Çelikler Taahhüt İnşaat ilk 3 sırayı paylaştı.
‘En Çok İhracat Yapan Şirketler’ Ford Otosan, Tofaş Oto Fabrika ve Arçelik, ‘İhracatını En Çok Artıran Şirketler’ ise Tepe İnşaat, Sanko Pazarlama ve Enerji Petrol Ürünleri oldu. ‘En Fazla Çalışanı Olan Şirketler’ kategorisinde BİM, LC Waikiki ve Türk Telekom, ‘Çalışan Sayısını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde ise Sinpaş Yapı, Aras Elektrik Dağıtım ve Altın Ateş Kimya yer aldı. Bu yıl 20'ncisi yapılan araştırma kapsamında, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, onur ödülüne layık görülürken, ‘Vodafone Dijitalleşme Özel Ödülü’nü ise Borusan Holding aldı.
DÜNYA ÇOK HIZLI DEĞİŞİYOR
Türkiye'nin En Büyük 500 Özel Şirketi Araştırması'nda onur ödülüne layık görülen Hüsnü Özyeğin de son 50 yılda dünyada Fortune 500 listesine giren şirketlerin yüzde 80'inin artık listeye giremediğini belirterek, dünyada değişimin çok hızlı olduğunu anlattı. Özyeğin, genç girişimci şirketlerin, sıfırdan şirket kurup çok küçük sermayelerle ve Türk insan kaynağıyla döviz kazandırdığının altını çizdi. Rusya'da banka yatırımı olduğunu anımsatan Özyeğin, "Rusya gibi çok kolay olmayan bir ülkede 20 yıldır bankacılık yapıyoruz. Oradaki tüm yöneticilerimiz Türk. Çünkü Türkler dünyanın her yerine gidip başarılı olan insanlar. Bunun en önemli örneği bankacılar değil, benim her zaman gururla anlattığım Türk müteahhitleridir" dedi. Özyeğin, üniversite kurarak girişimciliği desteklediğini belirterek, özel sektörün üniversitelerle iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.
Alıntı:
16 Aralık 2017 Cumartesi
Kredi Kartı: Olmayan Parayı Harcamak
Hayatı kolaylaştıran ödeme aracı mı yoksa bütçemiz için bir tuzak mı? Bloomberg HT Editörü Akın Aytekin Türkiye'nin giderek artan kredi kartı harcamalarını ele alıyor...
Bütçemizi düzenleyerek istediklerimizi yapmamızı sağlayan dâhiyane ödeme araçları mı yoksa ayağımızı yorganımızdan çıkarmamıza neden olan bir tuzak mı?
Bu tabii ki insanların harcama alışkanlıkları ile alakalı bir sorudur. Türkiye genelinde bu yılın ilk 9 ayında kredi kartlarından tam 482 milyar lira harcandı.
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 80 milyon nüfuslu ülkemizde kredi kartı sayısı 2017’nin ilk dokuz ayında geçtiğimiz yıla göre 2 milyon artarak 61 milyona ulaştı. Ülkede 15 yaşın altında çocuk olarak tanımlanan nüfusu (19 milyon) genel nüfus rakamından (80 milyon) çıkardığımızda Türkiye’de neredeyse her bir kişiye bir kredi kartı düştüğü görülüyor.
Peki kredi kartıyla ne kadarlık harcama yapıyoruz?
Dolaşımdaki 61 milyon kredi kartıyla bu yıl yalnızca Eylül ayında 281 milyon adet işlem gerçekleştirildi. Bu 281 milyon adet işlemin toplam tutarı ise 57 milyar lira oldu. Kredi kartlarıyla 2017 yılının ilk dokuz ayında tam 482 milyar TL’lik alışveriş yapılırken, bu rakam 2012 ile karşılaştırıldığında (260 milyar TL) neredeyse yüzde 100’lük bir artışa işaret ediyor.
Toplam işlem miktarını işlem adedine bölerek kart başına yapılan harcamalara bakarsak, Eylül ayında her bir karttan her seferinde ortalama 187 liralık çekim yapıldığı ortaya çıkıyor. Bunu 2017 geneline vurduğumuzda ise yılın ilk dokuz ayında kart başına her çekimde 194 liralık harcama yapıldığı görülüyor. 2016 yılında 189 lira olan bu rakam 2015’te 182 lira ve 2014’te de 171 milyar lira olmuştu.
Kredi kartı sayısının ve harcamaların çoğalması internetten yapılan alışverişleri de hızlandırıyor. İnternetten yapılan alışveriş oranı (73 milyar TL) bu yılın ilk dokuz ayında toplam harcamaların yüzde 15’ini oluştururken, bu oran 2016’nın aynı döneminde yüzde 12 (51 milyar TL) ve 2015’in aynı döneminde de yüzde 10 (41 milyar TL) olmuştu.
Sevdiklerinize ısmarlayacağınız bir yemek, kendinize alacağınız yeni bir spor ayakkabısı veya daha önce hiç görmediğiniz yerlere gitmek için alacağınız bir uçak bileti… Kredi kartının kullanım alanları oldukça geniş, fakat harcamalarınızı yaparken yorganınızın büyüklüğüne de dikkat edin.
Yani sonuç olarak dijital para devriminin gerçekleştiği ve nakit para kullanımının giderek azaldığı bir dönemde, kredi kartlarının kullanılacağı ve daha fazla artacağı şüphesiz…
Asıl soru ise bizim kredi kartlarının patronu mu, yoksa esiri mi olacağımız?
Alıntı:
http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1756224-kredi-karti-olmayan-parayi-harcamak
Bütçemizi düzenleyerek istediklerimizi yapmamızı sağlayan dâhiyane ödeme araçları mı yoksa ayağımızı yorganımızdan çıkarmamıza neden olan bir tuzak mı?
Bu tabii ki insanların harcama alışkanlıkları ile alakalı bir sorudur. Türkiye genelinde bu yılın ilk 9 ayında kredi kartlarından tam 482 milyar lira harcandı.
Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 80 milyon nüfuslu ülkemizde kredi kartı sayısı 2017’nin ilk dokuz ayında geçtiğimiz yıla göre 2 milyon artarak 61 milyona ulaştı. Ülkede 15 yaşın altında çocuk olarak tanımlanan nüfusu (19 milyon) genel nüfus rakamından (80 milyon) çıkardığımızda Türkiye’de neredeyse her bir kişiye bir kredi kartı düştüğü görülüyor.
Peki kredi kartıyla ne kadarlık harcama yapıyoruz?
Dolaşımdaki 61 milyon kredi kartıyla bu yıl yalnızca Eylül ayında 281 milyon adet işlem gerçekleştirildi. Bu 281 milyon adet işlemin toplam tutarı ise 57 milyar lira oldu. Kredi kartlarıyla 2017 yılının ilk dokuz ayında tam 482 milyar TL’lik alışveriş yapılırken, bu rakam 2012 ile karşılaştırıldığında (260 milyar TL) neredeyse yüzde 100’lük bir artışa işaret ediyor.
Toplam işlem miktarını işlem adedine bölerek kart başına yapılan harcamalara bakarsak, Eylül ayında her bir karttan her seferinde ortalama 187 liralık çekim yapıldığı ortaya çıkıyor. Bunu 2017 geneline vurduğumuzda ise yılın ilk dokuz ayında kart başına her çekimde 194 liralık harcama yapıldığı görülüyor. 2016 yılında 189 lira olan bu rakam 2015’te 182 lira ve 2014’te de 171 milyar lira olmuştu.
Kredi kartı sayısının ve harcamaların çoğalması internetten yapılan alışverişleri de hızlandırıyor. İnternetten yapılan alışveriş oranı (73 milyar TL) bu yılın ilk dokuz ayında toplam harcamaların yüzde 15’ini oluştururken, bu oran 2016’nın aynı döneminde yüzde 12 (51 milyar TL) ve 2015’in aynı döneminde de yüzde 10 (41 milyar TL) olmuştu.
Sevdiklerinize ısmarlayacağınız bir yemek, kendinize alacağınız yeni bir spor ayakkabısı veya daha önce hiç görmediğiniz yerlere gitmek için alacağınız bir uçak bileti… Kredi kartının kullanım alanları oldukça geniş, fakat harcamalarınızı yaparken yorganınızın büyüklüğüne de dikkat edin.
Yani sonuç olarak dijital para devriminin gerçekleştiği ve nakit para kullanımının giderek azaldığı bir dönemde, kredi kartlarının kullanılacağı ve daha fazla artacağı şüphesiz…
Asıl soru ise bizim kredi kartlarının patronu mu, yoksa esiri mi olacağımız?
Alıntı:
http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1756224-kredi-karti-olmayan-parayi-harcamak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



