Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Aralık ayı ve 2018 yılı toplam ihracat rakamlarını açıkladı. İhracatta cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. 2018 ihracat rakamları, yüzde 7.1 artışla 168,1 milyar dolar oldu
Ekim ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %13,1 oranında artarak 15 milyar 732 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek düzeyine yükseldi ve Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdı. Ekim ayında ithalat ise %23,5 azalarak 16 milyar 261 milyon dolara geriledi. Ekimde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96.7 olmuştu.
İhracat 2018 yılı Kasım ayında, önceki yılın aynı ayına göre %9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar, ithalat %21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.
CUMHURİYET TARİHİ REKORU
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "2018'de ihracatımız yüzde 7,1 artarak 168,1 milyar dolara yükseldi, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatı gerçekleşti." dedi. Bakan Pekcan "2018 yılında ithalatımız yüzde 4,6 düşüşle 223,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylece ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı 2018 yılında bir önceki yıla göre 8,2 puan artışla yüzde 75,3 olarak gerçekleşmiştir" açıklamasında bulundu
Bakan Pekcan'ın açıklamalarından önemli satır başları;
2018'de ihracat yüzde 7,1 artışla 168,1 milyar dolar oldu. 2018 yılında en fazla ihracat yaptığımız ilk üç ülke sırasıyla; Almanya, İngiltere, İtalya olmuştur. AB'ye ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 13.7 artışla 84.1 milyar dolar olarak gerçeklemiş olup, 2018 yılı ihracat rakamımızın yüzde 50'sidir.
Bakanlık olarak güçlü ticari ilişkilerimizi devam ettirmeyi potansiyel pazarlara erişmeyi ihmal etmiyoruz. Örneğin hedef pazar olarak belirlediğimiz Afrika kıtasına ihracatımız 2018 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 24 artış göstermiştir. Latin Amerika ülkelerine ihracatımız yüzde 35.6 artış göstermiştir.
Odak ülke olarak işaret ettiğimiz Meksika'ya yüzde 36, Hindistan'a ihracatımız yüzde 48 oranında artış göstermiştir. 2018 yılı ithalat rakamlarına gelince çok önemli gelişmelerin olduğunu görüyoruz. Yüzde 4,6 düşüşle, 223.1 milyar dolarak gerçekleşmiştir. İhracatımızın ithalatını karşılama oranı yüzde 75.3 olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Ticaret bankalarımızla olan güçlü ticari ilişkilerimize devam etmeyi ihmal etmiyoruz. Tüm ihracat ailemize TİM Başkanlarım nezrinde tebrik ediyorum. 2019'da da başarılarının devamını bekliyorum. Çok zor bir dönemde bunu başarmış bulunmaktayız. Aralık ayına kadar gerçekleşen euro/dolar paritesinin de olumlu etkilerini gördük.
Dış ticaretimizdeki olumlu gelişmelere Bakanlığımızca uygulanan desteklerin devam etmesi, yeni hükümet sistemi ile hız ve artışın önemli katkısı olmuştur. Uzun vadede ihracat artırıcı önemli çalışmalar gerçekleştirdik. İş dünyamızın temsilcileriyle yapıyoruz. İhracatı ve yönetimi artırmaya yönelik Yenilikçi Ticaret Platformu kurduk, Türkiye Ticaret Merkezleri ile destek oluyoruz.
5 Ocak 2019 Cumartesi
İhracatın lideri otomotiv sektörü
Otomotiv endüstrisi, 2018'de 31 milyar 568 milyon 469 bin dolarla en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu
Türkiye, geçen yıl 168 milyar 88 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatına imza atarken, otomotiv endüstrisi 31,6 milyar dolarlık dış satımla en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, 2018'de gerçekleştirilen ihracat rakamları açıklandı.
Buna göre, ihracat Aralık 2018'de 2017'nin aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 artışla 13,9 milyar dolara yükseldi. Böylece 2018'de toplamda 168 milyar 88 milyon dolarlık ihracata ulaşıldı. Bu rakam 2017'ye kıyasla yüzde 7,1'lik artışa işaret ederken, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.
Sektör bazında bakıldığında otomotiv endüstrisi 2018'de 31 milyar 568 milyon 469 bin dolarlık ihracata imza attı. Otomotiv endüstrisi, bu sonuçla 2018'de en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu.
Otomotiv endüstrisini 17 milyar 642 milyon 157 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 15 milyar 554 milyon 861 bin dolarla çelik takip etti.
En fazla ihracat artışı çelikte
Geçen yıl en fazla ihracat artışını yakalayan sektör yüzde 36,1'le çelik sektörü oldu. Bu dönemde dış satımında en fazla düşüşü ise yüzde 26 ile gemi ve yat sektörü yaşadı.
Türkiye'nin toplam ihracatının 2018'de yüzde 83,4'üne sanayi grubu imza attı. Söz konusu grupta 2017'ye göre yüzde 12,4'lük artışla 136 milyar 325 milyon 297 bin dolarlık ihracat yapıldı.
Toplam ihracatın yüzde 13,8'ini oluşturan tarım grubunda yüzde 6,7'lik yükselişle 22 milyar 645 milyon 609 bin dolarlık, toplam ihracattan yüzde 2,7 pay alan madencilik grubunda da yüzde 2,7'lik azalışla 4 milyar 561 milyon 662 bin dolarlık ihracat gerçekleşti.
En fazla ihracat Almanya'ya gerçekleşti
Geçen yıl Türkiye'den en fazla ihracat yapan ülke 15,8 milyar dolarla Almanya oldu.
Almanya'yı 11 milyar 47 milyon dolarla Birleşik Krallık, 9 milyar 468 milyon dolarla İtalya ve 8 milyar 253 milyon dolarla ABD izledi.
Kur neden yükseldi
Dolar önceki gece 5.85 liraya çıktıktan sonra 5.48 seviyesine geriledi. Ekonomist Mahfi Eğilmez, ‘mahfiegilmez.com’daki yazısında, TL'nin diğer gelişen ülke paralarından negatif ayrışmasının ve kurda yaşanan yükselmenin nedenini anlattı. İşte o yazı:
Dünden itibaren gelişme yolundaki ülke paraları başlıca rezerv paralara karşı hızlı değer kaybı içine girdi. Brezilya’daki iktidar değişiminin yarattığı olumlu rüzgârın Brezilya Real’inin olumlu biçimde ayrışmasına yol açması dışında gelişme yolundaki ekonomilerin paraları hep birlikte değer kaybetti. Bu gelişmede özellikle Çin’in büyüme hızının daha da düşebileceği beklentisi ve bunu esas alan Apple’ın iphone’a yönelik talep daralmasını da gerekçe göstererek satış tahminlerini düşürmesi etkili oldu. Bu gelişmeler, dünya genelinde büyümede bir yavaşlama olacağı izlenimi doğurdu. Bu izlenim, piyasaları olumsuz etkiledi ve sonuç olarak gelişmekte olan ekonomilerin para birimleri değer kaybı yaşadı.
'GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERİN İHRACATINDA DÜŞÜŞLERE NEDEN OLACAK'
- Aslında burada olumlu ve olumsuz durumların bir karması söz konusu. Dünyada bir yavaşlama ortaya çıkması FED ve Avrupa Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma konusunu yeniden düşünmesinin ve örneğin faiz artışları konusunda acele etmemesinin yolunu açacak. Bu durum gelişmekte olan ekonomilerin dış kaynağa ulaşmasında 2019’da karşılaşmaları beklenen sıkıntıların bir süre ertelenmesini sağlayacak. Bu yönden bakıldığında gelişmekte olan ülke paraları açısından bu durumun olumlu görünmesi ve paralarının değer kazanması gerektiği düşünülebilir. Buna karşılık işin bir de olumsuz yönü var: Dünyada büyümenin yavaşlaması gelişmekte olan ekonomilerin ihracatında düşüşlere yol açacak ve Çin’den başlayarak krizin bu ülkelere bulaşmasına yol açabilecek. Yıllar önce yazdığım küresel krizin üçüncü aşaması [i] ortaya çıkarsa kriz çok uzun bir süreye yayılabilir. Şimdilik olumsuz yön ağır basıyor gibi görünüyor.
- Dünyada bunlar olurken TL, öteki paralara göre olumsuz ayrışarak en fazla değer kaybeden para oldu. Bugün öğlen saatleri itibarıyla durum aşağıdaki tabloda gösterildiği gibiydi.
USD karşısında paralar
- Tablodan görüleceği gibi TL, öteki ülke paralarına göre negatif ayrışma yaşamış bulunuyor. Brezilya’daki olumlu ayrışmayı bir yana bırakırsak Türk Lirasının da öteki paralar kadar değer kaybına uğraması gerekirdi. Demek ki Türkiye’ye özgü farklı bir şeyler var ki TL’de böyle bir negatif ayrışma söz konusu oldu. Tahmin edilebileceği gibi enflasyonda iki aydır yaşanan düşüşler nedeniyle faizlerin düşürülmesi konusunun yine gündeme gelmiş olması beklentiler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Merkez Bankası’nın farklı bir nedenle yapacağı olağanüstü genel kurul toplantısı da bu döneme denk gelince bu konudaki kuşkular arttı. Piyasa, enflasyonda kalıcı düşüş görülmeden ya da bir başka ifadeyle düşüş kalıcı hale gelmeden yapılacak faiz indirimlerinin, yarardan çok zarar getireceğini düşünüyor ve o nedenle bu tür bir eylem yapılabileceği endişesiyle döviz talebi yaratıyor.
Dünden itibaren gelişme yolundaki ülke paraları başlıca rezerv paralara karşı hızlı değer kaybı içine girdi. Brezilya’daki iktidar değişiminin yarattığı olumlu rüzgârın Brezilya Real’inin olumlu biçimde ayrışmasına yol açması dışında gelişme yolundaki ekonomilerin paraları hep birlikte değer kaybetti. Bu gelişmede özellikle Çin’in büyüme hızının daha da düşebileceği beklentisi ve bunu esas alan Apple’ın iphone’a yönelik talep daralmasını da gerekçe göstererek satış tahminlerini düşürmesi etkili oldu. Bu gelişmeler, dünya genelinde büyümede bir yavaşlama olacağı izlenimi doğurdu. Bu izlenim, piyasaları olumsuz etkiledi ve sonuç olarak gelişmekte olan ekonomilerin para birimleri değer kaybı yaşadı.
'GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERİN İHRACATINDA DÜŞÜŞLERE NEDEN OLACAK'
- Aslında burada olumlu ve olumsuz durumların bir karması söz konusu. Dünyada bir yavaşlama ortaya çıkması FED ve Avrupa Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma konusunu yeniden düşünmesinin ve örneğin faiz artışları konusunda acele etmemesinin yolunu açacak. Bu durum gelişmekte olan ekonomilerin dış kaynağa ulaşmasında 2019’da karşılaşmaları beklenen sıkıntıların bir süre ertelenmesini sağlayacak. Bu yönden bakıldığında gelişmekte olan ülke paraları açısından bu durumun olumlu görünmesi ve paralarının değer kazanması gerektiği düşünülebilir. Buna karşılık işin bir de olumsuz yönü var: Dünyada büyümenin yavaşlaması gelişmekte olan ekonomilerin ihracatında düşüşlere yol açacak ve Çin’den başlayarak krizin bu ülkelere bulaşmasına yol açabilecek. Yıllar önce yazdığım küresel krizin üçüncü aşaması [i] ortaya çıkarsa kriz çok uzun bir süreye yayılabilir. Şimdilik olumsuz yön ağır basıyor gibi görünüyor.
- Dünyada bunlar olurken TL, öteki paralara göre olumsuz ayrışarak en fazla değer kaybeden para oldu. Bugün öğlen saatleri itibarıyla durum aşağıdaki tabloda gösterildiği gibiydi.
USD karşısında paralar
- Tablodan görüleceği gibi TL, öteki ülke paralarına göre negatif ayrışma yaşamış bulunuyor. Brezilya’daki olumlu ayrışmayı bir yana bırakırsak Türk Lirasının da öteki paralar kadar değer kaybına uğraması gerekirdi. Demek ki Türkiye’ye özgü farklı bir şeyler var ki TL’de böyle bir negatif ayrışma söz konusu oldu. Tahmin edilebileceği gibi enflasyonda iki aydır yaşanan düşüşler nedeniyle faizlerin düşürülmesi konusunun yine gündeme gelmiş olması beklentiler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Merkez Bankası’nın farklı bir nedenle yapacağı olağanüstü genel kurul toplantısı da bu döneme denk gelince bu konudaki kuşkular arttı. Piyasa, enflasyonda kalıcı düşüş görülmeden ya da bir başka ifadeyle düşüş kalıcı hale gelmeden yapılacak faiz indirimlerinin, yarardan çok zarar getireceğini düşünüyor ve o nedenle bu tür bir eylem yapılabileceği endişesiyle döviz talebi yaratıyor.
Sanayicilerin tercihi OSB
2023’e Doğru Türkiye’de OSB’lerin Dönüşümü raporu yayımlandı. Buna göre, sanayicilerin yüzde 71’i bugün aynı yatırımı yapacak olsa yine OSB’yi seçeceğini belirtiyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından hazırlanan "2023'e Doğru Türkiye'de OSB'lerin Dönüşümü" raporu, sanayicilerin yüksek kaliteli altyapı ve öngörülebilir yatırım ortamından dolayı OSB'leri tercih ettiğini ortaya koyuyor. Sanayicilerin yüzde 77'si OSB'lerin firmaların verimliliğinde olumlu etkisi olduğunu düşünürken, yüzde 71'i bugün aynı yatırımı yapsa yine OSB'yi seçeceğini belirtiyor. Rapor, OSB’lerin altyapı hizmet imkanları sağlayarak firmaların hem finansman yükünü hafiflettiğini hem de rekabet gücünü arttırdığını bir kez daha ortaya koydu.
‘TEKNOLOJİK OSB’ İHTİYAÇ
Rapora göre, firmaların yenilikçiliğinin artırılmasında, OSB'ler içinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin kurulması ve işletilmesi, dijitalleşme ve sanayi 4.0 konusunda kapasite artırıcı programlar düzenlenmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler önem taşıyor.
(Yenişafak)
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından hazırlanan "2023'e Doğru Türkiye'de OSB'lerin Dönüşümü" raporu, sanayicilerin yüksek kaliteli altyapı ve öngörülebilir yatırım ortamından dolayı OSB'leri tercih ettiğini ortaya koyuyor. Sanayicilerin yüzde 77'si OSB'lerin firmaların verimliliğinde olumlu etkisi olduğunu düşünürken, yüzde 71'i bugün aynı yatırımı yapsa yine OSB'yi seçeceğini belirtiyor. Rapor, OSB’lerin altyapı hizmet imkanları sağlayarak firmaların hem finansman yükünü hafiflettiğini hem de rekabet gücünü arttırdığını bir kez daha ortaya koydu.
‘TEKNOLOJİK OSB’ İHTİYAÇ
Rapora göre, firmaların yenilikçiliğinin artırılmasında, OSB'ler içinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin kurulması ve işletilmesi, dijitalleşme ve sanayi 4.0 konusunda kapasite artırıcı programlar düzenlenmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler önem taşıyor.
(Yenişafak)
2 Ocak 2019 Çarşamba
"KAP Mobil" ile sermaye piyasası anlık takip edilecek
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü Murat Turgut: "2019'a yatırımcıya yeni bir müjdeyle giriyoruz. Çok kullanılan KAP'ın mobil versiyonu ile yatırımcının karşısına çıkıyoruz'' dedi
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü Murat Turgut, "2019'a yatırımcıya yeni bir müjdeyle giriyoruz. Çok kullanılan KAP'ın mobil versiyonu ile yatırımcının karşısına çıkıyoruz. KAP Mobil uygulamasıyla sermaye piyasası bilgilerine yatırımcının mobil olarak anlık erişim imkânı sağlanmış olacak." dedi.
KAP Mobil uygulaması MKK Genel Müdürü Murat Turgut'un katılımıyla MKK Genel Müdürlüğü'nde tanıtıldı.
MKK'nın Borsa İstanbul bünyesinde 2005 yılından beri hizmet gösteren elektronik bir yazılım devi olduğunu aktaran Turgut, "2019'a yatırımcıya yeni bir müjdeyle giriyoruz. Çok kullanılan KAP'ın mobil versiyonu ile yatırımcının karşısına çıkıyoruz. Bu platformda günlük ortalama 100 bin sayfa gösteriliyor. Bu gösterimlerin yarıya yakını mobil cihazlardan yapıldı." diye konuştu.
Turgut, yazılımın en büyük faydasının yatırımcının doğru bilgiye kolay şekilde ulaşıp, doğru yatırım yapması olacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kişisel veri ve fon piyasasında yatırımcıların hem finansal tablolara hem de şirket hakkındaki genel bilgilere, özellikle düzenleyici kuruluşların yatırımcıya yaptığı düzenli iletilerde KAP Mobil uygulaması ciddi bir boşluğu dolduracak ve çok kısa sürede popüler olacak. Özellikle uygulamamızın reklamsız olması, herhangi bir reklam içeriğinin olmaması, kurumumuzun kendi yazılımı olması önemli noktalar."
Uygulamanın Türk bir yazılıma sahip olmasının da kendileri için gurur kaynağı olduğunu dile getiren Turgut, "KAP Mobil uygulamasının sermaye piyasalarına hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Yatırımcıların kısa sürede bunu popüler hale getireceğini ve ciddi anlamda faydalanacığını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Turgut, şu bilgileri verdi:
"KAP Mobil uygulamasıyla sermaye piyasası bilgilerine yatırımcının mobil olarak anlık erişim imkânı sağlanmış olacak. KAP uygulaması genelde sermaye piyasasında işlem gören fonlar, halka açık şirketler ve düzenleyici kuruluşların anlık bilgilerini ileten bir uygulama. Tasarlanan mobil uygulama sayesinde yatırımcıların cep telefonuna anında bilgi iletimi biçiminde şeffaf ve doğru şekilde iletilmiş olacak.
Bilgilerin tamamı elektronik imzayla şirketler ve düzenleyici kurumlar tarafından onaylandığı için yatırımcı doğru bilgiye anında ulaşmış olacak. Böylelikle sermaye piyasalarının hem derinliğine hem de doğru bilgiye erişim bakımdan ciddi bir aşama kaydedileceğini söyleyebiliriz."
"MOBİL ÜZERİNDEN ERİŞİM HEM DAHA KOLAY HEM DE DAHA KALİTELİ"
MKK KAP Direktörlüğü Servis Yöneticisi İlker Kızılkaya da bugüne kadar KAP'a gönderilen bildirimlerin internet sitesi ve internet sitesi üzerinden aktarılan veri dağıtım kuruluşlarından takip edilebildiğini belirterek, "Artık mobil uygulama üzerinden gelen bildirimler takip edilebiliyor olacak." dedi.
Bundan önce mobil cihaz üzerinden internet sitesine erişildiğini ama mobil cihaz için üretilmiş internet sitesi olmadığı için bir takım zorlukları bulunduğunu aktaran Kızılkaya, şunları kaydetti:
"Bunun daha kolay takibini sağlamak amacıyla mobil uygulamamızı geliştirdik. KAP internet sitemize erişimin yüzde 48 kadarı telefon ve tablet oluyor. Dolayısıyla ne kadar önemli olduğu ortada. Sağladığımız yeni fonksiyonlarla mobil üzerinden erişim hem daha kolay hem de daha kaliteli ve verimli olacak. Uygulamamız üyelik gerektirmiyor, 'login' olmayı gerektirmiyor. Ücretsiz ve reklamsız. Android ve iOS işletim sistemine sahip cihazlarda çalışacak şekilde tasarladık."
BİLGİLERE ARTIK BİR MOBİL UYGULAMADAN ERİŞİM MÜMKÜN
İşletimi MKK AŞ'nin Kaydi Sistem Müdürlüğü tarafından yürütülen sistem, yeni yılla birlikte yeni bir döneme girdi. KAP'ın anlık olarak paylaştığı borsa dalgalanmaları bir mobil uygulamaya sığdırıldı.
MKK'nın altyapısını oluşturduğu KAP mobil uygulaması ile anlık veya geçmişe dönük bildirimlere ücretsiz erişim imkanı bulunan uygulama ile kişiler; borsada işlem gören şirket, sektör, pazar ve endeks kriterlerini 24 saat anlık olarak takip edebilecek.
Böylece teknolojinin gelişmesiyle birlikte sermaye piyasasında, borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistem olan KAP artık mobilde de takip edilebilecek.
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü Murat Turgut, "2019'a yatırımcıya yeni bir müjdeyle giriyoruz. Çok kullanılan KAP'ın mobil versiyonu ile yatırımcının karşısına çıkıyoruz. KAP Mobil uygulamasıyla sermaye piyasası bilgilerine yatırımcının mobil olarak anlık erişim imkânı sağlanmış olacak." dedi.
KAP Mobil uygulaması MKK Genel Müdürü Murat Turgut'un katılımıyla MKK Genel Müdürlüğü'nde tanıtıldı.
MKK'nın Borsa İstanbul bünyesinde 2005 yılından beri hizmet gösteren elektronik bir yazılım devi olduğunu aktaran Turgut, "2019'a yatırımcıya yeni bir müjdeyle giriyoruz. Çok kullanılan KAP'ın mobil versiyonu ile yatırımcının karşısına çıkıyoruz. Bu platformda günlük ortalama 100 bin sayfa gösteriliyor. Bu gösterimlerin yarıya yakını mobil cihazlardan yapıldı." diye konuştu.
Turgut, yazılımın en büyük faydasının yatırımcının doğru bilgiye kolay şekilde ulaşıp, doğru yatırım yapması olacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kişisel veri ve fon piyasasında yatırımcıların hem finansal tablolara hem de şirket hakkındaki genel bilgilere, özellikle düzenleyici kuruluşların yatırımcıya yaptığı düzenli iletilerde KAP Mobil uygulaması ciddi bir boşluğu dolduracak ve çok kısa sürede popüler olacak. Özellikle uygulamamızın reklamsız olması, herhangi bir reklam içeriğinin olmaması, kurumumuzun kendi yazılımı olması önemli noktalar."
Uygulamanın Türk bir yazılıma sahip olmasının da kendileri için gurur kaynağı olduğunu dile getiren Turgut, "KAP Mobil uygulamasının sermaye piyasalarına hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Yatırımcıların kısa sürede bunu popüler hale getireceğini ve ciddi anlamda faydalanacığını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Turgut, şu bilgileri verdi:
"KAP Mobil uygulamasıyla sermaye piyasası bilgilerine yatırımcının mobil olarak anlık erişim imkânı sağlanmış olacak. KAP uygulaması genelde sermaye piyasasında işlem gören fonlar, halka açık şirketler ve düzenleyici kuruluşların anlık bilgilerini ileten bir uygulama. Tasarlanan mobil uygulama sayesinde yatırımcıların cep telefonuna anında bilgi iletimi biçiminde şeffaf ve doğru şekilde iletilmiş olacak.
Bilgilerin tamamı elektronik imzayla şirketler ve düzenleyici kurumlar tarafından onaylandığı için yatırımcı doğru bilgiye anında ulaşmış olacak. Böylelikle sermaye piyasalarının hem derinliğine hem de doğru bilgiye erişim bakımdan ciddi bir aşama kaydedileceğini söyleyebiliriz."
"MOBİL ÜZERİNDEN ERİŞİM HEM DAHA KOLAY HEM DE DAHA KALİTELİ"
MKK KAP Direktörlüğü Servis Yöneticisi İlker Kızılkaya da bugüne kadar KAP'a gönderilen bildirimlerin internet sitesi ve internet sitesi üzerinden aktarılan veri dağıtım kuruluşlarından takip edilebildiğini belirterek, "Artık mobil uygulama üzerinden gelen bildirimler takip edilebiliyor olacak." dedi.
Bundan önce mobil cihaz üzerinden internet sitesine erişildiğini ama mobil cihaz için üretilmiş internet sitesi olmadığı için bir takım zorlukları bulunduğunu aktaran Kızılkaya, şunları kaydetti:
"Bunun daha kolay takibini sağlamak amacıyla mobil uygulamamızı geliştirdik. KAP internet sitemize erişimin yüzde 48 kadarı telefon ve tablet oluyor. Dolayısıyla ne kadar önemli olduğu ortada. Sağladığımız yeni fonksiyonlarla mobil üzerinden erişim hem daha kolay hem de daha kaliteli ve verimli olacak. Uygulamamız üyelik gerektirmiyor, 'login' olmayı gerektirmiyor. Ücretsiz ve reklamsız. Android ve iOS işletim sistemine sahip cihazlarda çalışacak şekilde tasarladık."
BİLGİLERE ARTIK BİR MOBİL UYGULAMADAN ERİŞİM MÜMKÜN
İşletimi MKK AŞ'nin Kaydi Sistem Müdürlüğü tarafından yürütülen sistem, yeni yılla birlikte yeni bir döneme girdi. KAP'ın anlık olarak paylaştığı borsa dalgalanmaları bir mobil uygulamaya sığdırıldı.
MKK'nın altyapısını oluşturduğu KAP mobil uygulaması ile anlık veya geçmişe dönük bildirimlere ücretsiz erişim imkanı bulunan uygulama ile kişiler; borsada işlem gören şirket, sektör, pazar ve endeks kriterlerini 24 saat anlık olarak takip edebilecek.
Böylece teknolojinin gelişmesiyle birlikte sermaye piyasasında, borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bilgilerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistem olan KAP artık mobilde de takip edilebilecek.
Borsa İstanbul 33 yılda devleşti
Borsa İstanbul, 3 Ocak 1986'da 19 hisse senedi ile işleme başlamasının üzerinden geçen 33 yılda 541 hisse senedinin yanı sıra vadeli işlem sözleşmeleri, opsiyonlar ve varantların işlem gördüğü dev bir finansal süpermarkete dönüştü
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) olarak işleme başlayan borsa, 2013 yılında değişen Sermaye Piyasası Kanunu ile çok farklı ve modern bir yapıya büründü.
Resmi olarak Aralık 1985'te açılan İMKB, 3 Ocak 1986'da 19 hisse senedi ile Cağaloğlu'ndaki binasında işleme başladı. Böylece tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılımının sağlanması amaçlandı.
Borsada işlemler, ilk başlarda "tek fiyat" ve "çift fiyat" denilen yöntemle gerçekleştirildi. Borsada tüm hareketler, yatırımcılara açık işlem salonlarında izlenebiliyordu. Üyeler, her gün emirlerini yazılı olarak bir kutuya atıyordu. Atılan emirler, borsa tarafından belli kurallara göre değerlendirilerek açılış fiyatı oluşturuluyordu. Ancak sakıncalarından dolayı kısa sürede bu sistemden vazgeçildi.
İMKB'DEN BORSA İSTANBUL'A GEÇİŞ SÜRECİ
1987'de yenilenen sistemde görevliler tarafından hisse senetlerinin değişen değerleri sürekli kendilerine ayrılan bölümlere yazılıyordu. Seans salonuna alınan yatırımcılar, emirlerini doğrudan görevlilere bildiriyor ve işlemlerin gerçekleşmesini bekliyordu. Bu dönem işlem hacmi; hisse senetlerinde 11 kat, tahvil ve diğer borçlanma senetlerinde ise 2 kat arttı.
1992 yılında İMKB açısından olumlu gelişmeler yaşandı. İMKB, Uluslararası Borsalar Federasyonu'na üye oldu. İMKB, geçirdiği bir yıllık hazırlık döneminin ardından 1993 yılının sonlarında da ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Federasyonu tarafından "kabul görmüş menkul kıymetler borsası" olarak tanımlandı. Bu unvanı alan gelişmekte olan borsalar arasında İMKB, üçüncü oldu.
İMKB, 1995 yılında İstinye'ye, şu an faaliyet gösterdiği binaya taşındı. Aynı yıl İMKB Takas ve Saklama AŞ, müşteri bazında saklama hizmeti vermeye başladı. İMKB 100 Endeksi, 1997 yılının ocak ayında 5 yıl süren yükseliş trendinin sonunda 174.800 puana kadar yükselince endeksten iki sıfır atılmasına karar verildi.
İMKB, 2000 yılında, Kırgız Borsası'nın sermayesine yüzde 27,4 iştirak oranı ile, Bakü Borsası'na da yüzde 5,26 iştirak oranı ile ortak oldu. Üye merkez ofislerine yerleştirilen uzaktan erişim terminalleri vasıtasıyla üyelerin merkez ofislerinden İMKB Hisse senedi alım-satım sistemine emir iletimi yine 2000 yılında başladı. 2003 yılında ise Hisse Senetleri Piyasası'nda tüm seanslar boyunca ve tüm hisse senetlerinde emir girişlerinde hesap numarası giriş zorunluluğu getirildi.
2013'TE BORSA İSTANBUL OLDU
İMKB, 5 Nisan 2013'te ise artık özel hukuk hükümlerine göre çalışan bir işletme olan Borsa İstanbul AŞ'ye dönüştü.
30 Kasım 2015'te Borsa İstanbul ile Nasdaq arasındaki ortaklık kapsamında geliştirilen BISTECH'in ilk fazı devreye alındı. BISTECH olarak adlandırılan iki aşamadan oluşan Teknoloji ile Dönüşüm Programı'nın ilk aşamasında Borsa İstanbul, 22 yıldır uyguladığı iki seans uygulamasından tek seans uygulamasına geçti.
Borsa İstanbul, 33 yıl sonra bugün 541 hisse senedinin yanı sıra vadeli işlem sözleşmeleri, opsiyonlar ve varantların işlem gördüğü dev bir finansal süpermarket oldu.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) olarak işleme başlayan borsa, 2013 yılında değişen Sermaye Piyasası Kanunu ile çok farklı ve modern bir yapıya büründü.
Resmi olarak Aralık 1985'te açılan İMKB, 3 Ocak 1986'da 19 hisse senedi ile Cağaloğlu'ndaki binasında işleme başladı. Böylece tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılımının sağlanması amaçlandı.
Borsada işlemler, ilk başlarda "tek fiyat" ve "çift fiyat" denilen yöntemle gerçekleştirildi. Borsada tüm hareketler, yatırımcılara açık işlem salonlarında izlenebiliyordu. Üyeler, her gün emirlerini yazılı olarak bir kutuya atıyordu. Atılan emirler, borsa tarafından belli kurallara göre değerlendirilerek açılış fiyatı oluşturuluyordu. Ancak sakıncalarından dolayı kısa sürede bu sistemden vazgeçildi.
İMKB'DEN BORSA İSTANBUL'A GEÇİŞ SÜRECİ
1987'de yenilenen sistemde görevliler tarafından hisse senetlerinin değişen değerleri sürekli kendilerine ayrılan bölümlere yazılıyordu. Seans salonuna alınan yatırımcılar, emirlerini doğrudan görevlilere bildiriyor ve işlemlerin gerçekleşmesini bekliyordu. Bu dönem işlem hacmi; hisse senetlerinde 11 kat, tahvil ve diğer borçlanma senetlerinde ise 2 kat arttı.
1992 yılında İMKB açısından olumlu gelişmeler yaşandı. İMKB, Uluslararası Borsalar Federasyonu'na üye oldu. İMKB, geçirdiği bir yıllık hazırlık döneminin ardından 1993 yılının sonlarında da ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Federasyonu tarafından "kabul görmüş menkul kıymetler borsası" olarak tanımlandı. Bu unvanı alan gelişmekte olan borsalar arasında İMKB, üçüncü oldu.
İMKB, 1995 yılında İstinye'ye, şu an faaliyet gösterdiği binaya taşındı. Aynı yıl İMKB Takas ve Saklama AŞ, müşteri bazında saklama hizmeti vermeye başladı. İMKB 100 Endeksi, 1997 yılının ocak ayında 5 yıl süren yükseliş trendinin sonunda 174.800 puana kadar yükselince endeksten iki sıfır atılmasına karar verildi.
İMKB, 2000 yılında, Kırgız Borsası'nın sermayesine yüzde 27,4 iştirak oranı ile, Bakü Borsası'na da yüzde 5,26 iştirak oranı ile ortak oldu. Üye merkez ofislerine yerleştirilen uzaktan erişim terminalleri vasıtasıyla üyelerin merkez ofislerinden İMKB Hisse senedi alım-satım sistemine emir iletimi yine 2000 yılında başladı. 2003 yılında ise Hisse Senetleri Piyasası'nda tüm seanslar boyunca ve tüm hisse senetlerinde emir girişlerinde hesap numarası giriş zorunluluğu getirildi.
2013'TE BORSA İSTANBUL OLDU
İMKB, 5 Nisan 2013'te ise artık özel hukuk hükümlerine göre çalışan bir işletme olan Borsa İstanbul AŞ'ye dönüştü.
30 Kasım 2015'te Borsa İstanbul ile Nasdaq arasındaki ortaklık kapsamında geliştirilen BISTECH'in ilk fazı devreye alındı. BISTECH olarak adlandırılan iki aşamadan oluşan Teknoloji ile Dönüşüm Programı'nın ilk aşamasında Borsa İstanbul, 22 yıldır uyguladığı iki seans uygulamasından tek seans uygulamasına geçti.
Borsa İstanbul, 33 yıl sonra bugün 541 hisse senedinin yanı sıra vadeli işlem sözleşmeleri, opsiyonlar ve varantların işlem gördüğü dev bir finansal süpermarket oldu.
1 Ocak 2019 Salı
Yargıda hedef süre başladı
1 Ocak yargıda milat oldu ve yeni bir dönem başladı. Bugünden itibaren artık vatandaşlara haklarında açılan soruşturma ya da davasının kaç günde biteceği bildirilecek
Adalet Bakanlığı, soruşturma süreleri ile ceza, hukuk ve idari davalara ilişkin azami hedef süreleri belirledi.
Bakanlığın internet sitesinde bugün soruşturma, kovuşturma veya yargılama hedef süreleri ilan edilecek. Yıllarca süren ‘kasten adam öldürme, cinsel saldırı, yağma, rüşvet, zimmet nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kasten yaralama’ davalarının 300 günde görülmesi hedefleniyor. Bu sekiz suç tipinde yargılamada hedef süre, ‘300-390 gün arasında’ olarak belirlendi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 31 Ağustos 2018’de adliyelere gönderdiği yazıyla, yargıda hedef süre uygulamasının, 3 Eylül 2018 itibarıyla start alacağını bildirmişti. Bu yazıda, 1 Ocak itibarıyla başlayacak hedef süre uygulamasının, 3 Eylül itibarıyla açılan davaları kapsayacağı duyurulmuştu.
AVUKATA E-TEBLİGAT
- Avukatlara zorunlu, vatandaşa istemesi halinde elektronik yolla tebligat uygulaması da bugün başlıyor. İş uyuşmazlıkları gibi ticari uyuşmazlıklar da bugünden itibaren önce arabulucuya sonra ticaret mahkemesine gidecek.
- Belirlenen soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin hedef süreler, UYAP üzerinden hâkim ve savcılar tarafından takip edilecek. Hedef sürelerde tamamlanmayan soruşturma ve davaların nedenleri de sisteme giriş yapılacak. Böylece, gecikmeye sebep veren unsurlar ülke genelinde ve yerel düzeyde belirlenecek ve takip edilecek. Yargılamayı uzatan nedenlerin tespit edilecek.
BAKANLIĞA RAPOR VERİLECEK
- Cumhuriyet başsavcılıkları ve adalet komisyonu başkanlıkları, her yıl ocak sonu itibariyle hedef sürelerin gerçekleşmesinde yaşanan gecikmelerin sebepleri ile çözüm önerileri raporla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na ve Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’na iletecek. Raporlar daha sonraki yıllarda hedef süre belirlenirken dikkate alınacak.
CİNSEL SUÇLARDA 120 GÜN
- Cinsel suçlar, adam öldürme, hırsızlık gibi 15 suç türüne ait ceza soruşturmalarında hedef süreler 25’te birine kadar indirildi. Hırsızlık suçunda ortalama 1557 gün olan soruşturma süresinin 60 günde tamamlanması hedeflendi. Yağma suçunda 417 günü bulan ortalama dava görülme süresi 300 gün olarak hedeflenirken, 316 gün olan soruşturma süresi de 90 güne indirildi.
Cinsel saldırı suçlarındaki ortalama 243 gün olan soruşturma süresinin 120, 377 gün olan görülme süresinin 300-390 güne düşürülmesi hedeflendi.
KASTEN ÖLDÜRMEDE 150 GÜN
Kasten öldürmede soruşturma süresinin 627 günden 150 güne, 753 gün olan dava süresinin 300-390 gün arasına indirilmesi hedeflendi. Nitelikli dolandırıcılıkta, 922 gün olan soruşturma süresi 360 güne, 776 gün olan dava süresinin 300-390 güne indirilmesi hedefler arasında. Rüşvet davalarında 777 gün olan soruşturma süresinin 300 güne, 847 olan dava süresinin ise 300-390 güne indirilmesi öngörüldü.
TİCARET DAVALARINA DA ZORUNLU ARABULUCU GELİYOR
- İş gibi ticari uyuşmazlıklarda da 1 Ocak’tan itabaren zorunlu arabuluculuk getirildi. Arabulucuya başvuru, ticari davalarda dava şartı haline getirildi. Geçen yıl 231 bin 80 ticaret davası açıldı. Geçen yıl ortalama 541 günde tamamlanan ticari davaların arabulucular kanalıyla mahkemeye gitmeden bir hafta gibi kısa bir sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.
E-TEBLİGAT DÖNEMİ BAŞLADI
- Elektronik Tebligat yönetmeliği de bugün yürürlüğe girdi ve elektronik tebligat dönemi başladı. E-tebligat işlemi, avukatın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak. 1 Ocak’tan itibaren kamu kurumlarına ve müracaatları halinde tüm vatandaşlara da tebligat elektronik olarak yapılacak.
Adalet Bakanlığı, soruşturma süreleri ile ceza, hukuk ve idari davalara ilişkin azami hedef süreleri belirledi.
Bakanlığın internet sitesinde bugün soruşturma, kovuşturma veya yargılama hedef süreleri ilan edilecek. Yıllarca süren ‘kasten adam öldürme, cinsel saldırı, yağma, rüşvet, zimmet nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kasten yaralama’ davalarının 300 günde görülmesi hedefleniyor. Bu sekiz suç tipinde yargılamada hedef süre, ‘300-390 gün arasında’ olarak belirlendi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 31 Ağustos 2018’de adliyelere gönderdiği yazıyla, yargıda hedef süre uygulamasının, 3 Eylül 2018 itibarıyla start alacağını bildirmişti. Bu yazıda, 1 Ocak itibarıyla başlayacak hedef süre uygulamasının, 3 Eylül itibarıyla açılan davaları kapsayacağı duyurulmuştu.
AVUKATA E-TEBLİGAT
- Avukatlara zorunlu, vatandaşa istemesi halinde elektronik yolla tebligat uygulaması da bugün başlıyor. İş uyuşmazlıkları gibi ticari uyuşmazlıklar da bugünden itibaren önce arabulucuya sonra ticaret mahkemesine gidecek.
- Belirlenen soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin hedef süreler, UYAP üzerinden hâkim ve savcılar tarafından takip edilecek. Hedef sürelerde tamamlanmayan soruşturma ve davaların nedenleri de sisteme giriş yapılacak. Böylece, gecikmeye sebep veren unsurlar ülke genelinde ve yerel düzeyde belirlenecek ve takip edilecek. Yargılamayı uzatan nedenlerin tespit edilecek.
BAKANLIĞA RAPOR VERİLECEK
- Cumhuriyet başsavcılıkları ve adalet komisyonu başkanlıkları, her yıl ocak sonu itibariyle hedef sürelerin gerçekleşmesinde yaşanan gecikmelerin sebepleri ile çözüm önerileri raporla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na ve Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’na iletecek. Raporlar daha sonraki yıllarda hedef süre belirlenirken dikkate alınacak.
CİNSEL SUÇLARDA 120 GÜN
- Cinsel suçlar, adam öldürme, hırsızlık gibi 15 suç türüne ait ceza soruşturmalarında hedef süreler 25’te birine kadar indirildi. Hırsızlık suçunda ortalama 1557 gün olan soruşturma süresinin 60 günde tamamlanması hedeflendi. Yağma suçunda 417 günü bulan ortalama dava görülme süresi 300 gün olarak hedeflenirken, 316 gün olan soruşturma süresi de 90 güne indirildi.
Cinsel saldırı suçlarındaki ortalama 243 gün olan soruşturma süresinin 120, 377 gün olan görülme süresinin 300-390 güne düşürülmesi hedeflendi.
KASTEN ÖLDÜRMEDE 150 GÜN
Kasten öldürmede soruşturma süresinin 627 günden 150 güne, 753 gün olan dava süresinin 300-390 gün arasına indirilmesi hedeflendi. Nitelikli dolandırıcılıkta, 922 gün olan soruşturma süresi 360 güne, 776 gün olan dava süresinin 300-390 güne indirilmesi hedefler arasında. Rüşvet davalarında 777 gün olan soruşturma süresinin 300 güne, 847 olan dava süresinin ise 300-390 güne indirilmesi öngörüldü.
TİCARET DAVALARINA DA ZORUNLU ARABULUCU GELİYOR
- İş gibi ticari uyuşmazlıklarda da 1 Ocak’tan itabaren zorunlu arabuluculuk getirildi. Arabulucuya başvuru, ticari davalarda dava şartı haline getirildi. Geçen yıl 231 bin 80 ticaret davası açıldı. Geçen yıl ortalama 541 günde tamamlanan ticari davaların arabulucular kanalıyla mahkemeye gitmeden bir hafta gibi kısa bir sürede sonuçlandırılması hedefleniyor.
E-TEBLİGAT DÖNEMİ BAŞLADI
- Elektronik Tebligat yönetmeliği de bugün yürürlüğe girdi ve elektronik tebligat dönemi başladı. E-tebligat işlemi, avukatın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak. 1 Ocak’tan itibaren kamu kurumlarına ve müracaatları halinde tüm vatandaşlara da tebligat elektronik olarak yapılacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
