12 Ocak 2019 Cumartesi

Kalust Sarkis Gülbenkiyan: Yaşadığı dönemin en zengin insanı, 'Bay yüzde 5' lakaplı Üsküdarlı Ermeni işadamının hikâyesi

Petrol baronu Üsküdar doğumlu Osmanlı Ermenisi Kalust Sarkis Gülbenkiyan, 1955 yılında dünyanın en zengin insanı olarak ölmüştü. Osmanlı topraklarında bulunan petrol yatakları için imzalanan kontratlardan aldığı komisyonlar nedeniyle 'Bay yüzde 5' lakabıyla bilinen Gülbenkiyan'ın hayatı kitap oldu.

Gülbenkiyan'ın hikayesi ve servete kavuşması Jonathan Conlin'in "Bay Yüzde Beş: Dünyanın en zengin adamı Kalust Gülbenkiyan'ın pek çok hayatı" isimli kitabında anlatılıyor.

İstanbul'da doğan Gülbenkiyan öldüğü 1955 yılında modern dönem değerlerine göre 5 milyar sterlinlik servetiyle dünyanın en zengin kişisiydi.

Gülbenkiyan daha 19 yaşındayken hayatının ilk petrol sahasını o zamanlar Rusya İmparatorluğu sınırları içerisinde bulunan Bakü'de görmüştü. Petrolün büyük bir devrim başlatacağını öngören Gülbenkiyan, Orta Doğu'da geliştirdiği ilişkiler ağı sayesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Asya kıtasındaki topraklarında bulunan petrol sahaları ile ilgili imzalanan tüm kontratlardan yüzde 5 komisyon alabileceği bir anlaşmaya imza attı.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde imzalanan bu anlaşma o dönemde pek de önemli görünmüyordu. Gülbenkiyan yıllarca bu hisseye sahip olmayı sürdürmek için uğraştı. 1950'lilere geldiğinde dünyanın en zengin petrol sahalarından yüzde 5'lik hisse oldukça büyük bir miktara denk geliyordu.

Gülbenkiyan 1880'li yıllarda şiddet olayları ve Osmanlı içerisindeki karışıklıklar nedeniyle İstanbul'dan ayrılmak zorunda kalmıştı. Londra'da eğitime başladıktan sonra İngiliz vatandaşlığına geçti ve aile şirketini de yavaş yavaş terk etti.

1914'e yaklaşırken Gülbenkiyan Jön Türkler'e danışmanlık yaptı. Dönemin maliye bakanı Cavid Bey ile yakından çalışarak Türkiye Merkez Bankası'nın ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) kurulmasında rol oynadı.

Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Osmanlı hükümeti bugünün Irak topraklarındaki petrol sahalarında kontrolü yitirmişti ancak TPAO'nun buradaki varlığı sürdü. Gülbenkiyan'ın şirketteki yüzde 5'lik hissesi onu çok zengin bir kişi haline getirdi.

Jonathan Conlin, kitabında Gülbenkiyan'ın çok da sevilen biri olmadığını yazıyor. Tüccarlık yetenekleri yüzünden pek çok kişiyle anlaşmazlık içine girmiş. Kitap ayrıca Gülbenkiyan'ın aile hayatını da mercek altına alıyor. Orta yaşlarında Ermeni bir doktorun tavsiyesi üzerine Gülbenkiyan, pek çok genç kadınla ilişki yaşarken iddiaya göre sağlığı pek de iyi olmayan eşi bu duruma itiraz etmemiş.

Gülbenkiyan öte yandan Sovyetler Birliği'nin sermaye sıkıntısına düşmesini fırsat bilerek birinci sınıf bir sanat koleksiyonuna sahip olmayı başarmış.

Modern Oligark
Gülbenkiyan sanat koleksiyonunu İngiltere ve Fransa'da korurken İkinci Dünya Savaşı'nda tarafsız bir diktatörlük olan Portekiz'e yerleşti ve savaşı kazanan tarafta olmaya çalıştı.

Gülbenkiyan neredeyse her ülkede üst düzey bağları bulunan bugünün terimiyle modern bir oligark olarak yaşamıştı. Gülbenkiyan'ın sınır tanımayan azmi, İngiliz okullarına giden çocukları ve off-shore ticari çıkarlarıyla aslında geçmiş bir küreselleşme çağının ürünü.

Gülbenkiyan kurumsal yapıları kullanarak mülk sahibi oldu, vergi ödememek için kendisinin ve ailesinin ülkeler arasındaki sermaye hareketlerini idare etti.

1931 yılına gelindiğinde Gülbenkiyan'ın serveti 4,6 milon sterlini aşıyordu. Ancak elindeki hisseleri ve borç senetlerini Liechtenstein'da kurduğu bir şirkette tuttuğundan o yıl sadece 100 İsviçre Frankı vergi ödemişti.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sermaye kontrolünün gelmesi ve ülkelerin sosyal devlet yapılanmasına geçmesiyle küresel anlamda vergiden kaçanlara hoşgörü gösterilmemeye başlandı. Bu yüzden Gülbenkiyan Portekiz'i faaliyetlerinin merkezi haline getirmeye karar verdi. Vergi düzenlemeleri nedeniyle sanat galerilerini de Londra ya da ABD'ye değil, Portekiz'e taşıdı.

Bugün Gülbenkiyan'ın sanat vakfı Avrupa'da en büyük hayırsever kurumlarının başında geliyor.

Ortadoğu'nun büyük güçleriyle aynı masada oynayan, dünyanın finans mimarisinin boşluklarından faydalanan, servete kavuşan ve lüks içinde yaşayan Bay Yüzde 5, Gülbenkiyan geçmiş zaman için eşsiz bir yetenek olabilir ama onun bugün ekonomik sahnedeki varisleri pek de farklı değil.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-46838558

Çin'in parası küresel para birimi olacak İngiltere Merkez Bankası Başkanı açıkladı

İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney, Çin para birimi yuanın küresel para birimi olarak dolara rakip olacağını söyledi.

İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney, Çin para birimi yuanın küresel para birimi olarak dolara rakip olacağını söyledi.

Paranın geleceği konusunda bankanın resmi web sayfasına iletilen soruları yanıtlayan Carney, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) para birimine (SDR) ilişkin bir soru üzerine, SDR’nin IMF üyeleri arasında yapılan işlemlerde kullanılmak üzere geliştirildiğini, uluslararası piyasalarda rezerv para olarak kullanılmasının zor olduğunu belirtti ve ekledi:

"Böyle olmakla birlikte, sonuçta ABD doları dışında rezerv para birimleri ortaya çıkması çok olası görünüyor. Küresel finans sisteminin evrimi şu anda global ekonominin gerisinde kaldı. Gelişmiş ülkelerde bazı finansal varlıklarda ekonomik aktiviteye oranla asimetrik birikmeler söz konusu.

"Örneğin gelişmekte olan ülkeler, küresel ekonomik aktiviteler içindeki paylarını yüzde 60'a yükseltirken, finansal varlıkların sahipliği olarak sadece yüzde 30 düzeyine çıkabildiler. Uluslararası ticaretin ise yüzde 50'si dolar ile yapılırken, ABD’nin küresel ticaretteki payı aslında yüzde 10'un çok altında.

"Dünya yeniden şekillenirken, reel ekonomi ve finansal ekonomi arasındaki bu fark azalacaktır. Bu süreçte yeni rezerv para birimleri ortaya çıkabilir. İlk etapta ben bunların mevcut ulusal paralar olmasını beklerim; mesela Çin renminbisi."

Bu tip değişimlerin bir gecede olmadığını da vurgulayan Carney, ABD'nin aslında 19. Yüzyıl'ın ikinci yarısında ekonomik olarak Birleşik Krallık'ı geçtiğini, ancak, doların sterlinin yerini almasının 1920'leri bulduğunu anımsattı.

İddaa için yeni ihale açıldı: İlk yılda 17 milyar lira hasılat garantisi isteniyor

Spor Toto’nun bahis oyunları için ihale açıldı. Turkcell’in bağlı ortaklığı Inteltek’in teklif verdiği önceki ihale iptal edilmişti.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan ilana göre ihaleye 11 Şubat’a kadar teklif verilebilecek. Geçici teminat bedeli ise 318.9 milyon lira olarak belirlendi.

Daha önce 27 Kasım’da düzenlenen ihaleye Turkcell’in bağlı ortaklığı Inteltek teklif veren tek şirket olmuş, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı da ‘rekabetin sağlanamadığı’ gerekçesiyle ihaleyi iptal etmişti.

Resmi Gazete’de yayınlanan ihale ilanına göre isteklilerin, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis işlerinde, bugün itibariyle beş yıl geriye doğru asgari toplam bir yıl yurt içinde veya dışında en az 500 bayiden oluşan bayi ağını işletmiş olduğuna ve bu bayiler aracılığı ile en az 3 milyar TL tutarında yıllık hasılatın risk yönetimini yapmış olduğuna dair iş deneyimini belgelemesi gerekiyor.

İhaleye, iş ortaklığı şeklinde ortak girişim oluşturmak suretiyle teklif verilebilecek. Ortak girişim olarak teklif verilmesi halinde, iş deneyim belgesinin pilot ortağa ait olması zorunlu tutuldu.

İstekilerin ayrıca, ihale konusu işi yerine getirmek için gerekli niteliklere sahip 100 personel istihdam etmesi ve sözleşme süresince ilk yıl 17 milyar lira, sonraki yıllarda bu tutarın ÜFE + TEFE/2 oranında güncellenecek tutarı kadar hasılat elde edeceğine ilişkin taahhüt belgesi vermesi de gerekiyor.

İhaleye teklif vereceklerin, 2017 bilançosuna bağlı olarak, dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar oranının 2017 yılı sonu itibarıyla en az 0.50, özkaynaklar/toplam aktif oranının 0.10 olması, kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının ise 0.75’den küçük olması zorunlu olacak.

BMC'nin 'stratejik üssünün' temeli atılıyor

Türkiye'nin en büyük ticari ve askeri araç üreticilerinden BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ'nin, bir süredir üzerinde çalıştığı Sakarya Karasu'daki "stratejik üssün" temel atma töreni 13 Ocak Pazar günü gerçekleştirilecek

Savunma sanayisinin son dönemdeki en büyük yatırımlarından olan ve BMC'nin "stratejik üssü" olarak da nitelendirilen tesis hayata geçiriliyor.

BMC Karasu Fabrikası alanında 13 Ocak Pazar günü düzenlenecek törende, şirketin gelecek 50 yıllık vizyonu açıklanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın yanı sıra iş dünyasının önemli temsilcilerinin de katılması beklenen törende, BMC Karasu Fabrikası'nın temeli atılacak, canlı bağlantıyla BMC İzmir Pınarbaşı Fabrikası'nın açılışı gerçekleştirecek ve BMC POWER'ın geliştirdiği yerli ve milli motor çalıştırılacak.

Törende, Almanya'nın Hannover kentinde gerçekleştirilen IAA Otomotiv ve Yan Sanayii Fuarı'nda ilk kez dünya sahnesine çıkan BMC Tuğra kamyonu için hazırlanan reklam filminin ilk gösterimi de yapılacak.

BMC'nin Sakarya'da yapmayı planladığı tekerlekli muhtelif zırhlı araç, paletli zırhlı araç, lazer silahı, insansız zırhlı araç, dizel motor, hızlı tren, metro, bölgesel tren gibi raylı sistem araçları üretimine yönelik yatırımlarının "süper teşvik" mekanizmasıyla desteklenmesi kararlaştırılmıştı.

9 Ocak 2019 Çarşamba

Boeing 2018 yılında 806 uçak teslim etti

ABD'nin uçak devi Boeing, 2018 yılında 806 uçağı teslim ettiğini açıkladı. Açıklamanın ardından şirketin Dow Jones Sanayi Endeksi'nde işlem gören hisseleri yüzde 3.79 arttı
ABD merkezli ticari uçak üreticisi Boeing, 2018 yılında 806 uçağın teslimatını gerçekleştirdiğirni duyurdu. Boeing, bu teslimat sayısı ile üst üste yedinci yılda da dünyanın en büyük uçak üreticisi ünvanını devam ettirdi.

2018 yılında teslim edilen uçaktların 580 adedini 737 model uçaklar oluşturdu. Boeing 2018 yılında 1090 uçak siparişi alırken net siparişler 893 olarak gerçekleşti.

HİSSELERİ ARTTI

Boeing'den yapılan açıklamanın ardından New York borsası Dow Jones Sanayi endeksinde işlem gören şirketin hisseleri yüzde 3.75 oranında yükseldi.

İşte 2018'de en çok kazandıran yatırım aracı

TÜFE ve Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde geçen ay en fazla reel getiriyi külçe altın, 2018 yılının tamamında ise Amerikan doları sağladı
Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde en fazla reel getiri, geçen ay külçe altından, 2018 yılında ise Amerikan dolarından elde edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ve Aralık 2018'e ilişkin "Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları"nı açıkladı.

Buna göre, geçen ay aylık bazda en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,96, TÜFE ile indirgendiğinde de yüzde 2,06 ile külçe altın oldu.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 3,87, devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) yüzde 3,24, euro yüzde 1,56, Amerikan doları yüzde 1,39 ve BIST 100  endeksi yüzde 0,31 yatırımcısına kazandırdı.

TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 1,97 ve DİBS yüzde 1,36 reel getiri sağlarken, euro yüzde 0,29, dolar yüzde 0,46 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,53 zarar ettirdi.

DİBS üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 20, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,51 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Bu dönemde euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 14,91, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 18,80 ile en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

Altı aylık değerlendirmeye göre Amerikan doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,86 ile yatırımcısına en az kaybettiren yatırım aracı olurken, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4,07 oranında yatırımcısına en yüksek kazancı sağladı. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,19, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,06 ile en fazla kaybettiren araç olarak dikkati çekti.

- Yıllık en yüksek kazanç Amerikan dolarında

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde, Amerikan doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,52, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 15 ile yatırımcısına en fazla reel getiriyi sağladı.

Diğer taraftan, BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 37,23, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 30,27 yatırımcısına kaybettirdi.

5 Ocak 2019 Cumartesi

ASELSAN, TÜBİTAK SAGE ve TUSAŞ'tan Hollanda'ya 100'e Yakın Beyin Göçü Yaşandı

ASELSAN, SAGEM ve TAI’de görevli mühendislerin Hollanda’ya göçmesi, meclis gündemine taşındı.
Hollanda şirketlerinin son dönemde Türk savunma sanayii ve teknoloji şirketlerinde çalışan 100’e yakın mühendisi transfer ettiği iddia edilirken konu meclis gündemine de taşındı.

Mühendislerin Hollanda’ya göç etmeden önce TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGEM), Türk Havacılık Uzay Sanayii (TAI) ve ASELSAN’da çalıştıkları öğrenildi.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, göçün iki önemli nedeni olarak Hollanda’nın mühendislere vatandaşlık vermesini ve Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıları gösterdi.

Aygun ayrıca Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi ve Meclis’e araştırma önergesi sundu. CHP’li vekil, mühendislerin göçünün Türkiye için önemli bir beyin göçü olduğunu, aynı zamanda da teknoloji ve savunma sanayiine yönelik stratejik çalışmaları tehlikeye düşürmesi açısından da son derece tehlikeli bir nitelik taşıdığını söyledi.

Aygun ayrıca savunma sanayinde çalışan mühendislerin çalışma ve ücret koşullarını iyileştirecek düzenlemeler ve beyin göçünü önlemek için alınacak önlemler hakkında da bilgi istedi.