17 Şubat 2019 Pazar

Atatürk Barajı'nda teknolojik yenilik

Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarından GAP'a hayat veren ve gövde dolgu hacmi bakımından Türkiye'de 1. dünyada 6. sırada yer alan Atatürk Barajı, yapılan modernizasyon çalışmasıyla teknolojik olarak yenilendi.

http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/ataturk-barajinda-teknolojik-yenilik-galeri/1388001/1

Ticaret açığı kapanıyor

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ticaret açığı 2018 yılında 1,1 milyar avroya indi
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ticaret açığı 2017 yılındaki 15 milyar avro seviyesinden 2018 yılında 1,2 milyar avroya geriledi.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ve Avro Bölgesinin 2018 yılı uluslararası ticaret verilerini yayımladı.

Buna göre, Türkiye'nin AB'den ithalatı 2017 yılında 84,8 milyar avrodan 2018 yılında 77,2 milyar avroya düştü.

Türkiye'nin AB'ye ihracatı ise 2017 yılındaki 69,8 milyar avro seviyesinden 2018'de 76,1 milyar avroya yükseldi. Böylece, Türkiye'nin AB ile ticaret açığı 2017 yılındaki 15 milyar avro seviyesinden 2018 yılında 1,2 milyar avroya kadar indi.

Avro Bölgesi ticaret fazlası verdi

Avro Bölgesi'nin 2018 yılında toplam ihracatı 2017'nin aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 2 trilyon 276,3 milyar avro, ithalatı ise yüzde 6,2 yükselerek 2 trilyon 82,1 milyar avro seviyesinde gerçekleşti. Böylece Avro Bölgesi, söz konusu dönemde 194,2 milyar avroluk ticaret fazlası verdi.

Aynı dönemde AB'nin toplam ihracatı önceki yılın ocak-aralık dönemine göre yüzde 4 yükselerek 1 trilyon 954,9 milyar avroya, ithalatı da yüzde 6,5 artarak 1 trilyon 977,5 milyar avroya ulaştı. AB, ocak-aralık döneminde 22,6 milyar avro ticaret açığı verdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez: Ekonomik darbe girişimini de atlatacağız


"Milli kalkınma yerelden başlar"

Daha sonra Bakan Dönmez, partisinin Sümer Mahallesi'ndeki ofisinin açılışını gerçekleştirdi.

Dönmez, buradaki konuşmasında, ulusal kalkınmanın, milli kalkınmanın yerelden başladığını, bugüne kadar Bolu'nun kendilerini mahcup etmediğini, AK Parti'nin Bolu'da girdiği seçimlerden başarıyla çıktığını kaydetti.

AK Parti'nin bugüne kadar söz verdiği her şeyi er ya da geç yerine getirdiğini anlatan Dönmez, "Yapamayacağı hiçbir şeyin de sözünü vermedi. Şunu da unutmamak lazım, yerel politikalarla ulusal politikaların uyumlu hareket etmesi, ülke kalkınırken, yerellerin de, belediyelerin de aynı hızda, aynı heyecanla kalkınması da son derece önemli." dedi.

Bakan Dönmez, ülkenin 2002 yılında milli gelirinin 3 bin 200 dolar civarında olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz yıl bu rakam 10 bin doların üzerindeydi ama 2013'te biz 12 bin doların üzerine çıkmıştık. Normalde üst gelir grubu 12 bin dolar ve üstünde milli gelire sahip olan ülkelerden oluşuyor. O gün birileri düğmeye bastı ve ülkenin ekonomisini yavaşlatmak için bazı olaylara girişti. 12 bin 300 doları biz 2013 yılında yakalamıştık ama hatırlayın mayıs ayında Gezi olayları, akabinde 17-25 Aralık'ta yargı darbesi, takiben 15 Temmuz hain darbe girişimi ve geçtiğimiz yıl da doğrudan ekonomimizi hedef alan bir girişimle karşı karşıya kaldık. Hamdolsun bunların hepsini atlattık. Son ekonomik darbe girişimini de atlatacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın."

"Kaptanımıza güveniyoruz"

Türkiye'yi bir gemiye benzeten Dönmez, şunları kaydetti:

"Eskiden kıyıdan kıyıdan gidiyordu. Kaptan sık sık limana uğruyordu. Zaman zaman kaptanı değiştiriyorduk, mürettebat yenileniyordu ama son 15 yıldır artık açık denizlere, denizlere ve okyanuslara açılan gemimiz var, kaptanımıza güveniyoruz. Zaman zaman dalgalı havalar olabilir açık denizlerde. Bazılarının kafası dönebilir, midesi bulanabilir ama bu mürettebat da, bu kaptan da geçmişte çok daha kötü fırtınalı havalarda nasıl sağ salim limanlara ulaştırdıysa bu sefer de ulaştıracak. Buna inanıyoruz. Dikkat etmemiz gereken bir şey var, geminin altında gemiyi oymaya çalışanlar olabilir. Bunlara da fırsat vermeyeceğiz."

Küresel enerji talebi 2040’a kadar üçte bir oranında artacak

British Petroleum Enerji Görünümü 2019 raporunda, Çin ve Hindistan'daki yaşam standartlarının yükselmesinin de etkisiyle küresel enerji talebinin 2040 yılına kadar üçte bir oranında artmasının beklendiği belirtildi
British Petroleum (BP) tarafından, küresel enerji talebinin 2040 yılına kadar üçte bir oranında artmasının beklendiği bildirildi.

BP Enerji Görünümü 2019 raporunda, 2040 yılı itibarıyla küresel enerji piyasalarını etkileyebilecek belirsizliklere ve enerji sektörüne ilişkin öngörülere yer verildi.

Raporda küresel ekonomik büyümenin ve refah seviyesindeki artışın desteklenebilmesi için gereken enerjinin sağlanması ve hızlı bir şekilde düşük karbon salınımına geçilmesi konusundaki zorluklar temel belirsizlikler arasında sıralandı.

Küresel ticaret gerilimlerinin artmasının, plastik kullanımında dikkate değer sıkılaştırmaların olası sonuçlarının da 2040 yılına kadar küresel enerji görünümünde etkili olabilecek belirsizlikler arasında bulunduğu raporda yer aldı.

Raporda “Dönüşen Geçiş” başlığı altında gelecekte hükümetlerin politikalarının, teknolojinin ve toplumsal tercihlerin yakın geçmiştekine benzer bir şekilde ve hızda gerçekleşmesinin esas alındığı bir senaryo öngörülüyor.

BP’nin raporunda özellikle Hindistan, Çin ve Asya’nın geri kalanında yaşam standartlarındaki iyileşmenin de etkisiyle küresel enerji talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık üçte bir oranında artmasının beklendiği bildirildi.

Toplam tüketilen küresel enerjinin ise yüzde 75’lik kısmının sanayi ve binalarda kullanılacağı, öte yandan ulaşımda tüketilen enerjinin toplam içerisindeki payının kaynakların daha verimli kullanılmasıyla ciddi şekilde azalmasının beklendiği kaydedildi.
Raporda, elektrik üretiminin küresel enerji artışında yüzde 75’lik paya sahip olacağı, enerji arzındaki artışın 2040 yılı itibarıyla yüzde 85’inin yenilenebilir enerji ve doğalgaz kaynaklarından karşılanacağı bildirildi.

Ayrıca 2040 yılında küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin en büyük paya sahip olmasının beklendiği kaydedildi.

10 Şubat 2019 Pazar

60 milyon tarihi belge dijital ortama aktarıldı

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde muhafaza edilen arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, "Ankara ve İstanbul'da Devlet Arşivleri bünyesinde faaliyet gösteren birimlerimizde şu ana kadar yaklaşık 60 milyon belgeyi dijital ortama aktardık. Bunlardan 40 milyona yakınını internet ortamında araştırmacıların hizmetine açmış bulunuyoruz." dedi. Ünal, Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde muhafaza edilen arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın maddi ve manevi destekleriyle dijitalleştirme konusunda her geçen gün yeni adımlar atıldığını anlatan Ünal, "Bugün gelinen noktada çok büyük rakamlara ulaştık. 2018 yılında Devlet Arşivleri Başkanlığımız 8 milyonu aşkın belgeyi dijital ortama aldı. Ankara ve İstanbul'da Devlet Arşivleri bünyesinde faaliyet gösteren birimlerimiz içerisinde şu ana kadar yaklaşık 60 milyon belgeyi dijital ortama aktardık ve bunlardan yaklaşık 40 milyonunu internet ortamında, araştırmacıların hizmetine açmış bulunuyoruz.” diye konuştu.
Dijitalleştirme kapsamında, dünyadaki çeşitli ülke arşiv yetkililerinin de Türkiye'ye gelerek inceleme yaptığına işaret eden Ünal, Türkiye'deki arşivlerin dijitalleşme konusunda gerek kalite, gerekse rakamsal olarak çok iyi bir durumda olduğunu söyledi.

"Dijitalleştirme konusu, ülkemiz için her gün daha iyiye gitmektedir. Hatta Türkiye için dijitalleştirme konusu artık çözülmüş bir konudur" diyen Ünal, bu konuda araştırmacıların yoğun ilgisini örnek olarak gösterdi.

Arşivlerden 113 bin yerli araştırmacı faydalandı

Ünal, arşivlere gelen yerli ve yabancı araştırmacılarla ilgili verileri 2000'li yıllardan itibaren tuttuklarına işaret ederek şöyle konuştu: "2000’li yıllardan itibaren Devlet Arşivlerimizde gerek mekanlara gelerek araştırma yapan, gerekse internet ortamından belge görüntüsü indirmek suretiyle arşivimizden faydalanan yerli araştırmacı sayısı 113 bine ulaştı. Aynı şekilde yabancı araştırmacılarda da 12 bin rakamını yakaladık. Bunlar çok muazzam rakamlar. Bu 12 bin yabancıdan bir kişi belki yüzlerce kez arşive geldi, ömrünü arşivlerde geçirdi. Arşivimize gelerek, günlerini, yıllarını burada geçiren yabancı tarihçi ve bilim insanını ben bizzat tanıyorum. Amerika, Romanya, İspanya, İngiltere,Japonya, Çin ve Macaristan başta olmak üzere, dünyadan birçok ülkenin araştırmacıları ilgilendikleri konuları araştırabilmektedir.” - "Vatandaşlarımız da çok rahat bir şekilde gelip, araştırma yapabilirler" Ünal, Devlet Arşivleri Başkanlığına sadece akademisyenlerin değil vatandaşların da çok rahat bir şekilde gelerek geçmişleriyle ilgili kayıtları araştırabileceklerini vurguladı.

Araştırma imkanlarının son derece kolay olduğuna dikkati çeken Ünal, "Özellikle Devlet Arşivleri deyince birçok çekincenin bulunduğunu görüyorum. Ama asla çekinmesinler vatandaşlarımız, çok rahat bir şekilde buralarda araştırma yapabilirler. Merak ettikleri sorulara cevap bulabilirler. Bunun için vatandaşlarımızın sadece kimliğiyle gelmesi yeterli. Yabancı araştırmacılar ise pasaportlarıyla geldiğinde burada araştırma imkanına sahipler." ifadelerini kullandı.

Ünal, vatandaşların araştırma yaptıkları belgeyi arzu ettikleri takdirde, görüntüsünü 25 kuruş gibi cüzi bir rakam ödeyerek alabileceklerini söyledi.

Türkiye'nin arşivcilik konusunda dünyada en öncü ülkelerden birisi olduğunun altını çizen Ünal, "Türkiye, dünyada arşiv ve araştırma imkanı açısından araştırma hizmetlerinin kolaylaştırılması adına en büyük adımları atan ülkelerden biridir." dedi.

Türkiye'nin Dünya Arşiv Konseyinin A kategorisi üyesi olduğunu aktaran Ünal, "Yabancılar şunu diyor; 'Türkiye'deki arşivlerde yapılan araştırma kolaylığının bütün dünyada olması gerekir.' Bu bizim kendimize olan güvenimizdir, şeffaflığımızdır. Bu güvenin tesisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinin payı büyüktür. Artık bizim dünyaya karşı hiçbir konuda çekincemiz yoktur. Tarihi meselelerde de bu böyledir." diye konuştu.

Turhan: Ülkemiz dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, stratejik bir alan olarak yaklaştıkları hava yolunda Türkiye'nin, dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri haline geldiğini bildirdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Antalya Havalimanı Alçak Seviye Rüzgar Kırılımı Uyarı Sistemi açılışında, hava ulaşımının öneminin her geçen gün arttığını, yolcu ve kargo taşımacılığı miktarının devamlı büyüdüğünü söyledi.

Büyümenin hava ulaşımının hızlı, konforlu ve güvenli olmasından kaynaklandığına işaret eden Turhan, "Geçen yıl dünya genelinde 4 milyar 300 milyon insan 38 milyona ulaşan uçak seferiyle yolculuk yaptı. Yine küresel ticaretin yüzde 35'i ve e-ticaretin de yüzde 90'ı hava yoluyla sağlandı." dedi.

Havacılık faaliyetlerinin dünyada bugün sadece ulusal ve bölgesel değil küresel gelişmenin, kalkınmanın da en büyük unsurlarından birisi olduğunu vurgulayan Turhan, Türkiye'nin havacılık faaliyetleri açısından oldukça avantajlı bir konumda bulunduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin üç kıtanın ortasında kilit ülke konumunda olduğunu ifade eden Turhan, şöyle devam etti:

"Gelişmiş pazarlarla ve gelişmekte olan pazarlar arasındaki uçuş rotaları üzerinde bulunuyoruz. Pek çok açıdan olduğu gibi hava yolu açısından da dikkat çekici bir coğrafi üstünlüğe sahibiz. İşte tüm bunları dikkate alarak hava yolu ulaşımına en başından beri stratejik alan olarak yaklaştık. Yaklaşmaya da devam ediyoruz. Bu yaklaşımın sonucu olarak ülkemiz, dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri haline geldi. Yolcu sayımızı 210 milyona çıkarırken, kapasitemizi de 450 milyona yükselttik. Sektörde istihdam edilen kişi sayısı 205 bini buldu. Sektörün cirosu da 11 kat artarak 110 milyar liraya çıktı. Ülkemizin hava yolu ulaşımındaki geldiği noktayı göstermesi açısından THY ile İstanbul Havalimanı'nı gözünüzün önüne getirmeniz yeterli olacaktır. THY bugün 52 bin çalışanı ile dünyanın en çok tercih edilen markası konumunda ve dünyada bilinirlikte ikinci sırada."

Milletin zafer abidesi İstanbul Havalimanı'nın ise bugün dünya sivil havacılık sisteminin kalbi olma konumuna geldiğini vurgulayan Turhan, bu tabloyla ne kadar övünülürse az olacağını vurguladı.

İklimin her geçen gün değiştiğini ve doğa olaylarının hiç olmadığı kadar can ve mal kayıplarına yol açtığına değinen Turhan, "Başta Antalya olmak üzere son bir kaç haftadır ülkemizin farklı bölgelerinde ne yazık ki bu türden üzücü olayları yaşadık. Bu sistem sayesinde Antalya Havalimanı'ndaki uçuş güvenliği, doğa temelli tehlikelere karşı artmış olacak. Sistem hem yağışlı hem de açık hava koşullarında çalışarak, uçuş güvenliğini tehlikeye sokucu meteorolojik olayları haber vermesi açısından çok önemli." ifadelerini kullandı.

Gülle: 2019 ihracatta sürdürülebilirlik ve yenilik yılı

TİM Başkanı İsmail Gülle: ürünleriyle pazarlarda farklılaşan, beşeri sermayesiyle sanayi 4.0'a entegre olmuş üretimiyle stratejik ürünler ihraç eden bir ülke olma yolunda ilerlemeliyiz.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, "Artık dünya ile büyüyen bir Türkiye değil, ürünleriyle pazarlarda farklılaşan, beşeri sermayesiyle sanayi 4.0'a entegre olmuş üretimiyle stratejik ürünler ihraç eden bir ülke olma yolunda ilerlemeliyiz." dedi.

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) tarafından Kayseri'de bir otelde "Kültepe Ekonomi Zirvesi" düzenlendi.

Zirvede konuşan TİM Başkanı Gülle, Kültepe'den 4 bin yıl sonrasına çok değerli mesajlar verildiğini, bunların en önemlisinin de "söz uçar yazı kalır" mesajı olduğunu söyledi.

Ticarette ün yapan Kayserili iş insanlarının başarılarının sırlarının tarihin derinliklerinden kaynaklandığını ifade eden Gülle, Türkiye'nin en başarılı tüccarlarının kentten çıkmasının tesadüf olmadığını dile getirdi.

Son yayınlanan güncel raporların dünya ekonomik büyümesinin yüzde 3,7'den yüzde 3,5 çekildiğini işaret ettiğini aktaran Gülle, gelişmekte olan ülkelerin büyümesinin ise yüzde 4,7'den yüzde 4,5 revize edildiğini hatırlattı.

Çin ekonomisinin 2019 yılı sonu için büyüme tahmininin yüzde 6,2 olduğunu anlatan Gülle, şöyle devam etti:

"Bu son 30 yılın en düşük rakamı. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği, Brexit belirsizliğiyle çalkalanıyor. Bu yüzden ihracatçılar olarak dedik ki, 2018 yılındaki başarımızı sürdürmek için yeni bir vizyona ve bunu destekleyen yeni stratejilere ihtiyacımız var. Artık dünya ile büyüyen bir Türkiye değil, ürünleriyle pazarlarda farklılaşan, beşeri sermayesiyle sanayi 4.0'a entegre olmuş üretimiyle stratejik ürünler ihraç eden bir ülke olma yolunda ilerlemeliyiz. Ocak ayında ihracat 2019 yılı raporunu açıkladık. Uluslararası kabul görmüş bir analiz yöntemiyle ihracatta güçlü olduğumuz ürünleri ve bu ürünlerin küresel konumlarını analiz ettik. Dünyada en çok ithalatı yapılan 200 ürünü tek tek inceledik. Bunların 47'sinde rekabet avantajına sahip olduğumuzu gördük. Bu çalışmanın özeti şudur, en güçlü olduğumuz ürünler de dahi henüz keşfetmediğimiz pazarlar var. "

"2019 ihracatta sürdürülebilirlik ve yenilik yılı"

Gülle, 2018 yılında Türkiye Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamına ulaşıldığını, ihracatta 168 milyar doların aşıldığını anımsattı. 2019 yılında da bu başarının sürdürülebilmesi için bu yılı "İhracatta sürdürülebilirlik ve yenilik yılı" ilan ettiklerini açıklayan Gülle, şunları kaydetti:

"Gün geldi serbest bölgelerimizden de ciddi ihracatlar yapmaya başladık. Bu yüzden dünyada pek çok ülkenin kullandığı genel ticaret sistemini kayıtlarımızda tutmaya başladık. Sayın Bakanımızın da dediği gibi bilmediğimizi, ölçemediğimizi yönetmemiz zor. Önümüzdeki dönemde hizmet ihracatı, transit ticaret, makro ve mikro ihracatın da kayıt altına alınmasıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu sayede başarımızı çok daha ön plana çıkarmış olacağız."

Gaziantep'te 11 Şubat'ta ihracata ilk adım seferberliği kapsamında Güneydoğu Anadolu'daki meclisi kurup bölgenin ihracatına katkı sağlayacaklarını anlatan Gülle, Kayseri'de de benzer bir çalışma yapmayı arzu ettiklerini söyledi.

Gülle, Kayseri'nin 2018 yılında 2,1 milyar dolar ihracatla tüm zamanların en yüksek yıllık il ihracatı rakamına ulaştığını ancak bin 300 olan ihracatçı sayısının yetersiz olduğunu, bu rakamın 2 ila 3 binlerde olması gerektiğini kaydetti.

"Dış talepte gidilmesi gereken çok yol var"

Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay da Türkiye ekonomisine bakıldığında faiz oranlarının yükseldiğini, iç talepte sıkıntı olduğunu ancak buna rağmen ortada kocaman bir dış talep bulunduğunu vurguladı.

Turagay, Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın sadece yüzde 0,8 ve gidilmesi gereken çok yol olduğunu dikkati çekti.

Kayseri'nin ihracatta daha iyi bir yerde olması gerektiğini vurgulayan Turagay, ihracat rakamlarının kentin potansiyelini yansıtmadığını, bunun için devlet olarak ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi.

"İhracat rakamları iyi gidiyor"

ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ise dünyanın en eski ticaret merkezi kabul edilen Kültepe'yi sınırlarında barındıran Kayseri'de böyle bir etkinlik yapmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi.

İş dünyası olarak her ayın bir önceki aydan daha verimli olacağına inandıklarını ifade eden Aydın, "Şükür ihracat rakamlarımız iyi gidiyor. İş dünyasının paydaşları olarak hepimize büyük görev düşüyor. Daha çok çalışarak katma değeri yüksek ürünlere sahip iş insanları olmalıyız." diye konuştu.

Bu arada, zirvenin açılışında Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Fikri Kulakoğlu da antik kentle ilgili bir sunum yaptı.