Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, borsada 'keriz silkeleme' diye tabir edilen terimi köşesinde yazdı. İşte Güngör'ün o yazısı...
Borsanın argosunda bir tabir vardır. İlla ki, bir yerlerde duymuşsunuzdur. Evet...Bahsettiğim tabir, 'Keriz silkeleme'...
Özetle 'yukarı gidecek piyasayı önce bir miktar aşağıya indirip o seviyede paniğe kapılarak hisse satacak yatırımcıların ellerindeki malları almak' anlamına geliyor.
Bu manipülasyona girdiği için Sermaye Piyasası Kurulu'nda cezası var. Fakat ya silkelemeyi robotlar yapıyorsa!
Biliyorsunuz, son dönemde borsada algoritmik işlemler tartışılıyor. Birçok aracı kurum müşterilerinin işlemlerini algoritmalar üzerinden yapıyor. Yabancılar da dahil edildiğinde borsada artık işlemlerin yüzde 20'sine yakınını robotlar gerçekleştiriyor. Robotlar üzerinden gerçekleştirilen işlemler özellikle BIST-30 hisselerinde yoğunlaşmış durumda... Yabancılar gerginlikleri ve kriz dönemlerini değerlendirip bu algoritmalar üzerinden piyasada sert dalgalanmalar yaratıyor. Algoritmik işlemler, günlük işlem yapan bireysel yatırımcılar için zor bir ortam yaratıyor.Teknolojinin para ve sermaye piyasalarında kullanılmasına diyecek lafım yok. Hele hele saniyelerin dahi önemli olduğunu düşünürsek... Yatırımcı bilgisayar başında tuşa basarken dahi gecikebiliyor. Bu algoritmalar sayesinde alım-satım stratejilerini önceden robotlar üzerinden belirledikleri için anlık işlem yapabiliyor.
Ancak...
Son dönemde tıpkı foreks piyasasında olduğu gibi burada da tuhaf gelişmeler oluyor. Bazı uyanıklar türemiş! Küçük yatırımcıları arayarak, "hesap numaranızı verin, robota bağlayalım, siz hiç yorulmadan para kazanın" gibi izahı olmayan bir yaklaşımla yatırımcıların kapısını çalıyorlar. Bunlara kanarak hesap numaralarını verenleri ise daha sonra kötü bir sürpriz bekliyor. Ellerindeki mallar, yani hisseler düşük fiyattan satılıp, yüksek fiyattan geri alınıyor.
Böylece yatırımcı zarara uğratılıyor.Eminim, bana gelen bilgiler Sermaye Piyasası Kurulu'na da gidiyordur.Piyasayı bu şekilde dolandırmak isteyenleri izlediklerini düşünüyorum.Kim bilir! Belki, manipülasyonlar konusunda son zamanlarda çok hassas davranan SPK bu algoritmik işlemlere de el atar.
22 Şubat 2019 Cuma
Huawei'nin patronu ABD'den korkmuyor: Dünya bizsiz yapamaz
ABD'nin, firmasını kara listeye alma çabalarını eleştiren Çinli teknoloji devi Huawei'nin kurucusu ve patronu Ren Zhengfei, "ABD'nin bizi ezmesinin imkânı yok. Dünya Huawei ve gelişmiş tekonolojisi olmadan yapamaz" dedi.
BBC'ye özel bir röportaj veren Zhengfei, şu ifadeleri kullandı: "ABD'nin bizi ezmesine imkân yok. Dünya da biz olmadan yapamaz çünkü biz daha ilerideyiz. Geçici bir süre için bizi kullanmamaları için daha fazla ülkeyi ikna etseler bile, her zaman küçülmeye gidebiliriz."
"ABD, DÜNYAYI TEMSİL ETMİYOR"
Zhengfei, "Batı'da ışıklar gitse de, Doğu parlamaya devam eder. Kuzey karanlığa gömülürse de Güney hâlâ var. Amerika dünyanın tümünü temsil etmiyor. Sadece bir kısmını temsil ediyor" dedi.
Ren Zhengfei, şirketin Mali İşler Direktörü (CFO) olan kızı Meng Wanzhou'nun ABD'nin talebi üzerine Kanada'da gözaltına alınmasını da ‘politik bir karar' olarak yorumladı.
Meng, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını ihlal etmekle suçlanıyor
BBC'ye özel bir röportaj veren Zhengfei, şu ifadeleri kullandı: "ABD'nin bizi ezmesine imkân yok. Dünya da biz olmadan yapamaz çünkü biz daha ilerideyiz. Geçici bir süre için bizi kullanmamaları için daha fazla ülkeyi ikna etseler bile, her zaman küçülmeye gidebiliriz."
"ABD, DÜNYAYI TEMSİL ETMİYOR"
Zhengfei, "Batı'da ışıklar gitse de, Doğu parlamaya devam eder. Kuzey karanlığa gömülürse de Güney hâlâ var. Amerika dünyanın tümünü temsil etmiyor. Sadece bir kısmını temsil ediyor" dedi.
Ren Zhengfei, şirketin Mali İşler Direktörü (CFO) olan kızı Meng Wanzhou'nun ABD'nin talebi üzerine Kanada'da gözaltına alınmasını da ‘politik bir karar' olarak yorumladı.
Meng, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını ihlal etmekle suçlanıyor
Türklerin yurt dışı yatırımları arttı
Türkiye'de yerleşik kişiler yurt dışına en fazla finans ve sigorta alanlarında doğrudan yatırım yaptı. Holdingler bu alandaki yatırımlar açısından bankaları 7'ye katladı.
Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye'de yerleşikler kişiler geçen yıl yurt dışına 3 milyar 997 milyon dolarlık doğrudan yatırım yaptı. Bu tutarın 2 milyar 227 milyon dolarını hizmetler, 1 milyar 753 milyon dolarını sanayi ve 17 milyon dolarını da tarım sektörlerine yapılan yatırımlar oluşturdu.
Türkiye'de yerleşikler kişilerce yurt dışına yapılan toplam doğrudan yatırımların bir önceki yıla kıyasla yüzde 26 arttığı görüldü. Söz konusu rakam 2017'de 3 milyar 177 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. Doğrudan yatırım tutarları, 2018'de bir önceki yıla göre tarımda yüzde 19 azalırken, sanayide yüzde 24 ve hizmetlerde yüzde 28 artış kaydetti.
Holdingler bankaları 7'ye katladı
Alt kalemler itibarıyla bakıldığında, geçen yıl yurt içi yerleşiklerin en fazla doğrudan yatırımı 1 milyar 186 milyon dolarla finans ve sigorta alanına yaptığı görüldü. Bu yatırım tutarının yüzde 53'lük bölümü ise holdingler tarafından gerçekleştirildi.
Yurt içinde yerleşik holdinglerin yurt dışındaki finans ve sigorta alanında yaptığı yatırımlar, geçen yıl 930 milyon dolara yükselirken, bu rakam 2017'ye göre 672 milyon dolar artışa işaret etti. Bu da holdinglerin yurt dışı yatırımlarını neredeyse 4 katına çıkardığını gösterdi.
Bu dönemde bankaların yurt dışında Finans ve sigorta alanında yaptığı doğrudan yatırımlar ise yüzde 30 azalarak 126 milyon dolara geriledi. Söz konusu değerler, holdinglerin finans ve sigorta alanında yurt dışı yatırımlarda bankaları 7'ye katladığını gösterdi.
Madene 830 milyon dolar
Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışı doğrudan yatırımlarında finans ve sigortanın ardından en büyük payı madencilik ve taşocakçılığı aldı. Söz konusu sektöre yurt içi yerleşiklerce geçen yıl 830 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirildi.
Aynı dönemde yurt dışında imalat alanında 536 milyon dolarlık doğrudan yatırıma imza atılırken, bunu 433 milyon dolarla gayrimenkul, 387 milyon dolarla da elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı takip etti.
Öte yandan, geçen yıl yurt içi yerleşiklerin yurt dışı faaliyetleri kapsamında konaklama ve yiyecek hizmetine 161 milyon dolarlık, mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlere 112 milyon dolarlık, inşaata 66 milyon dolarlık doğrudan yatırım yapıldı.
Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye'de yerleşikler kişiler geçen yıl yurt dışına 3 milyar 997 milyon dolarlık doğrudan yatırım yaptı. Bu tutarın 2 milyar 227 milyon dolarını hizmetler, 1 milyar 753 milyon dolarını sanayi ve 17 milyon dolarını da tarım sektörlerine yapılan yatırımlar oluşturdu.
Türkiye'de yerleşikler kişilerce yurt dışına yapılan toplam doğrudan yatırımların bir önceki yıla kıyasla yüzde 26 arttığı görüldü. Söz konusu rakam 2017'de 3 milyar 177 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. Doğrudan yatırım tutarları, 2018'de bir önceki yıla göre tarımda yüzde 19 azalırken, sanayide yüzde 24 ve hizmetlerde yüzde 28 artış kaydetti.
Holdingler bankaları 7'ye katladı
Alt kalemler itibarıyla bakıldığında, geçen yıl yurt içi yerleşiklerin en fazla doğrudan yatırımı 1 milyar 186 milyon dolarla finans ve sigorta alanına yaptığı görüldü. Bu yatırım tutarının yüzde 53'lük bölümü ise holdingler tarafından gerçekleştirildi.
Yurt içinde yerleşik holdinglerin yurt dışındaki finans ve sigorta alanında yaptığı yatırımlar, geçen yıl 930 milyon dolara yükselirken, bu rakam 2017'ye göre 672 milyon dolar artışa işaret etti. Bu da holdinglerin yurt dışı yatırımlarını neredeyse 4 katına çıkardığını gösterdi.
Bu dönemde bankaların yurt dışında Finans ve sigorta alanında yaptığı doğrudan yatırımlar ise yüzde 30 azalarak 126 milyon dolara geriledi. Söz konusu değerler, holdinglerin finans ve sigorta alanında yurt dışı yatırımlarda bankaları 7'ye katladığını gösterdi.
Madene 830 milyon dolar
Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışı doğrudan yatırımlarında finans ve sigortanın ardından en büyük payı madencilik ve taşocakçılığı aldı. Söz konusu sektöre yurt içi yerleşiklerce geçen yıl 830 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirildi.
Aynı dönemde yurt dışında imalat alanında 536 milyon dolarlık doğrudan yatırıma imza atılırken, bunu 433 milyon dolarla gayrimenkul, 387 milyon dolarla da elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı takip etti.
Öte yandan, geçen yıl yurt içi yerleşiklerin yurt dışı faaliyetleri kapsamında konaklama ve yiyecek hizmetine 161 milyon dolarlık, mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlere 112 milyon dolarlık, inşaata 66 milyon dolarlık doğrudan yatırım yapıldı.
Tesla'da son 3 yılda ayrılan yönetici sayısı 40'ı geçti
Elektrikli araç sektöründe pazar lideri olan ABD'li şirket Tesla'nın başı işten ayrılan yönetici ve teknik kadroyla dertte.
20 Şubat tarihinde genel danışman Dane Butswinkas'ın yerine Jonathan Chang'in işe alınmasının ardından gözler son birkaç senede dev teknoloji şirketinden ayrılan üst düzey şirket çalışanlarına çevrildi.
2003 yılında Martin Eberhard tarafından kurulan Tesla'ya Elon Musk 2004 yılında yaptığı yatırımla yönetim kurulu başkanı olarak girdi. 2012 yılında Model S'in piyasaya sunulmasıyla birlikte büyük bir ivme yakalayan şirketten son 3 senede 43 üst düzey yönetici, danışman, mühendis ayrıldı ya da görevlerine son verildi.
Dev teknoloji şirketinde yaprak dökümü 2016 yılında başladı. Tesla Model 3'ün piyasa çıkmasında büyük pay sahibi olan Üretimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Reichow ve şirketin 7 yıldır Enerjiden Sorumlu Başkan Yardımcılığını yapan Mateo Jaramillo ve diğer 6 altı üst düzey isim Tesla'dan ayrıldı.
2017 ve 2018'de 33 yönetici Tesla ile bağlarını kopardı
2017 yılına gelindiğinde şirketten ayrılan yönetici sayısı iki katına çıkarak 16'ya ulaştı. Bu süreçte Tesla CEO'su Elon Musk ile fikir ayrılığına düşen Klaus Grohmann'ın işine son verildi. Grohmann Tesla'da 7 yıldır Donanım Mühendisliği Başkanlığı'nı yürütüyordu. Bunun yanında şirketin en uzun süre çalışan yöneticilerinden Bateri teknolojisi Müdürü Kurt Kelty ve şirketin Güneş Panelleri Bataryaları Sorumlusu Marco Krapels görevlerinden ayrıldı. Krapels, Tesla bünyesinde sadece altı ay önce işe başlamıştı.
Tesla Model 3'ün, üç sene önce 35 bin Dolar fiyatla ABD'de satışa sunulacağı açıklanmıştı. Ancak aracı almak isteyenler bu süre zarfında 40 bin dolar'ın üzerinde para ödemek zorunda kaldı.Reuters
2018 yılına gelindiğindeyse şirketin 12 yıllık çalışanı Mühendislik Direktörü Jason Mendez ocak ayı ortalarında Tesla'dan ayrıldığını açıkladı. Bu süreçte şirkette işi bırakan birçok yönetici ya başka start-up firmalarda işe girdi ya da kendi şirketlerini kurdu. Tesla'da 2018 Ağustos ayında işe alınan Muhasebe Müdürü Dave Morton ise sadece bir ay çalıştıktan sonra firmadan ayrıldığını açıkladı. Böylelikle 2018 yılında toplamda yönetici kadrodan 17 kişinin görevine son verilmiş oldu.
En çok Tesla çalışanları işten atılma korkusu yaşıyor
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir ankete göre start-up şirketler arasında işten atılmaktan en çok Tesla çalışanları korkuyor. Şubat 2019'da sekiz bini aşkın teknoloji işçisiyle yapılan araştırmaya göre Tesla'da çalışanların yüzde 77.2'si işten atılma korkusu yaşıyor. Bu oran eBay'de 71.9 iken Snapchat'te 71.3 olarak göze çarpıyor. İşten atılma konusunda en az korku yaşayan çalışanlar ise Google'da bulunuyor. Şirkette bu korkuyu yaşayanların oranı sadece yüzde 10.8.
Şirketin CEO'su Elon Musk Çin'in en büyük şehri Şangay'da 7 Ocak 2019 tarihinde dev Tesla fabrikasının açılışına katılmıştı. Şirket burada Model 3 aracını üretmeyi planlıyor.Reuters
Ancak Tesla çalışanları bu korkuyu yaşamakta haksız değil. Tesla, 2019 Ocak ayında yüzde 7 küçülmeye gideceğini açıklayarak 3 bin çalışanın görevine son vermişti. Şirketin CEO'su Elon Musk'ın geçtiğimiz Aralık ayından bu yana şirketten gelişigüzel şekilde çalışanları kovduğu ve bu konuda ün saldığı konuşuluyor.
20 Şubat tarihinde genel danışman Dane Butswinkas'ın yerine Jonathan Chang'in işe alınmasının ardından gözler son birkaç senede dev teknoloji şirketinden ayrılan üst düzey şirket çalışanlarına çevrildi.
2003 yılında Martin Eberhard tarafından kurulan Tesla'ya Elon Musk 2004 yılında yaptığı yatırımla yönetim kurulu başkanı olarak girdi. 2012 yılında Model S'in piyasaya sunulmasıyla birlikte büyük bir ivme yakalayan şirketten son 3 senede 43 üst düzey yönetici, danışman, mühendis ayrıldı ya da görevlerine son verildi.
Dev teknoloji şirketinde yaprak dökümü 2016 yılında başladı. Tesla Model 3'ün piyasa çıkmasında büyük pay sahibi olan Üretimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Reichow ve şirketin 7 yıldır Enerjiden Sorumlu Başkan Yardımcılığını yapan Mateo Jaramillo ve diğer 6 altı üst düzey isim Tesla'dan ayrıldı.
2017 ve 2018'de 33 yönetici Tesla ile bağlarını kopardı
2017 yılına gelindiğinde şirketten ayrılan yönetici sayısı iki katına çıkarak 16'ya ulaştı. Bu süreçte Tesla CEO'su Elon Musk ile fikir ayrılığına düşen Klaus Grohmann'ın işine son verildi. Grohmann Tesla'da 7 yıldır Donanım Mühendisliği Başkanlığı'nı yürütüyordu. Bunun yanında şirketin en uzun süre çalışan yöneticilerinden Bateri teknolojisi Müdürü Kurt Kelty ve şirketin Güneş Panelleri Bataryaları Sorumlusu Marco Krapels görevlerinden ayrıldı. Krapels, Tesla bünyesinde sadece altı ay önce işe başlamıştı.
Tesla Model 3'ün, üç sene önce 35 bin Dolar fiyatla ABD'de satışa sunulacağı açıklanmıştı. Ancak aracı almak isteyenler bu süre zarfında 40 bin dolar'ın üzerinde para ödemek zorunda kaldı.Reuters
2018 yılına gelindiğindeyse şirketin 12 yıllık çalışanı Mühendislik Direktörü Jason Mendez ocak ayı ortalarında Tesla'dan ayrıldığını açıkladı. Bu süreçte şirkette işi bırakan birçok yönetici ya başka start-up firmalarda işe girdi ya da kendi şirketlerini kurdu. Tesla'da 2018 Ağustos ayında işe alınan Muhasebe Müdürü Dave Morton ise sadece bir ay çalıştıktan sonra firmadan ayrıldığını açıkladı. Böylelikle 2018 yılında toplamda yönetici kadrodan 17 kişinin görevine son verilmiş oldu.
En çok Tesla çalışanları işten atılma korkusu yaşıyor
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir ankete göre start-up şirketler arasında işten atılmaktan en çok Tesla çalışanları korkuyor. Şubat 2019'da sekiz bini aşkın teknoloji işçisiyle yapılan araştırmaya göre Tesla'da çalışanların yüzde 77.2'si işten atılma korkusu yaşıyor. Bu oran eBay'de 71.9 iken Snapchat'te 71.3 olarak göze çarpıyor. İşten atılma konusunda en az korku yaşayan çalışanlar ise Google'da bulunuyor. Şirkette bu korkuyu yaşayanların oranı sadece yüzde 10.8.
Şirketin CEO'su Elon Musk Çin'in en büyük şehri Şangay'da 7 Ocak 2019 tarihinde dev Tesla fabrikasının açılışına katılmıştı. Şirket burada Model 3 aracını üretmeyi planlıyor.Reuters
Ancak Tesla çalışanları bu korkuyu yaşamakta haksız değil. Tesla, 2019 Ocak ayında yüzde 7 küçülmeye gideceğini açıklayarak 3 bin çalışanın görevine son vermişti. Şirketin CEO'su Elon Musk'ın geçtiğimiz Aralık ayından bu yana şirketten gelişigüzel şekilde çalışanları kovduğu ve bu konuda ün saldığı konuşuluyor.
17 Şubat 2019 Pazar
En büyük uçak A380 neden bitiyor?
Dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380, artık üretilmeyecek. Haberaero yazarlarından Güntay Şimşek konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. İşte o yazı...
Dünyanın en büyük yolcu uçağı olarak son 10 yıla damgasını vuran Airbus A380, havayollarından beklenen ilgiyi görmemesi sebebiyle artık üretilmeyecek. Sanırım bu kararı almakta Airbus yetkilileri zorlanmıştır, ama yaklaşık 25 milyar dolarlık bir projeyle ortaya çıkan modele endüstriyle gelişimini sürdürecek bir ilgi yoksa başka ne yapabilirsiniz ki?
A380’in benim içinde çok özel yanları söz konusu. Fabrika çıkışından (roll out) mavi semalarla tanışmasına, ilk uçuşuna, çeşitli havayollarının filolarına farklı gövde renklerinde, ilginç kabin içi tasarımlarıyla; yatak odalı, süitli, özel oda konseptli first sınıflı, duşlu, mağazalı, lobili gibi donanımlarla giriş anlarına tanıklık ettim. Uzun uçuşlar yaptım. Şimdi de yavaş yavaş piyasadan çekilişine şahitlik ediyorum.
Öte yandan A380’in rakip olarak karşısına çıktığı, dünyanın ilk 2 katlı jumbo jeti ünvanını uzun yıllar koruyan efsane Boeing 747’i ise bu sene 50. yılı kutluyor. Tam 50 yıldır Göklerin Kraliçesi (Queen of the Skies) olarak anılan 747’ye bu zaman zarfında rakip çıkmamıştı. Ayrıca bu süre içinde de uçakların ne hızları artmış ne de kapasiteleri büyümüştü. Avrupa iki katlı dev Airbus A380’i gökyüzünle tanıştırıncaya kadar kapasite büküklüğü anlamında Boeing 747’nin rakibi de yoktu. Ancak A380 tasarım olarak 747’e kadar dikkat çekici ve havalı olamadı. Efsane bir konuma da erişemedi. Onun kadar da hatırlanacak mazisi de olmadı.
Şimdi gelelim dünyanın en büyük yolcu uçağı A380’nin üretiminin neden durdurulacağına. Neden durduruluyor? Çünkü satmıyor, talep yok.
Airbus, uzun süredir dünyanın en büyük A380 kullanıcısı Emirates Havayolları’nın ‘üretimi durdurma’ baskılarına muhatap oluyordu. Fakat öte yandan sipariş de alamıyordu. Son 2 yılın uçak siparişlerine bakıldığında, iki yolcu uçağı üreticisinin gelecek projeksiyonları incelendiğinde zaten durum net bir şeklide görünmektedir. Dolayısıyla Airbus’a düşen görev en önemli müşterisini ikna edip, A380 siparişlerini de başka modeller dönüştürmekti. Öyle de oldu. Bu ikna süreci de yaklaşık 2 yıllık bir dönemde gerçekleşti.
Zira Emirates, dünyada A380’ler için “Concourse” ismini verdiği özel terminal yapan bir havayolu. İlk açıldığında davet edilmiştim, gidip gezdim. Dünyada ikinci örneği olmayan bir terminale A380’ler için önemli yatırım yapmış bir havayolu, şimdi bu uçakların üretilmeyeceği durumuyla karşı karşıya. İnancı, planları suya düşmüş.
Dolayısıyla Airbus’ın 2021’de A380 üretimine son vermesinin müsebbibi Emirates değil. Yani ‘Siparişleri iptal etti, üretim bitti’ değil. Aksine Emirates, bu kararın açıklanmasını geciktiren taraf.
İlk A380, Aralık 2007’de Singapur Havayolları’na teslim edildiğinde Fransa’daki törene katılmıştım. Daha sonra defalarca bu uçakla yolculuk da yaptım. Ama bir Boeing 777 keyfini verdiğini söyleyemem. En önemli handikapı, 2 katlı, 4 motorlu ve yüksek kapasiteli oluşuydu. Her havayolunun verimli bir şekilde uçurması adeta imkansızdı. Türk Hava Yolları’nın (THY)önüne de A380 alması için cazip imkanlar kondu. Fırsatlar sağlandı. Ama THY yönetimi bu uçakları filoya almaya yanaşmadı. Böylece haklılıkları bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Aslında A380’e ilham veren veya bu yarışa girmesine sebep olan Boeing’in yaklaşık 800 yolcu kapasiteli “Delta Kanat” uçak projesi olmuştu. Sonra piyasanın gelecekte büyük gövdeli uçaklara değil, menzil sorunu olmayan 200-400 aralığındaki uçaklara daha fazla talep göstereceğinin anlaşılması üzerine Boeing bu projesinden vaz geçti. Kompozit gövdeli 787’leri geliştirmeye odaklandı. Projeyi geliştirdi, modeli tasarladı, üretti ve ilk uçuran oldu.
Boeing’in geliştirmeyi bıraktığı büyük gövde projesine ise farklı bir şekilde Airbus dahil oldu ve iki katlı A380 modelini açıkladı. İki üreticinin de gelecek projeksiyonları farklıydı, ama ikisi de bulundukları konumlarından ve aldıkları kararlardan pek de emin değillerdi.
Bu sebeple havacılık endüstrisinde; “Kim haklı çıkacak?” sorusu hep gündemde oldu. Son durumda “Airbus kaybetti” denebilir. Ama durum öyle de değil. Çünkü bu yarışın kazananın yok.
Boeing de “Ya Airbus haklı çıkarsa..” düşüncesiyle mevcut uçak ailesindeki efsane modeli jumbo jet 747’nin gövdesini 5.6 metre daha uzattı. Başta motorları olmak üzere birçok yerini yeni teknolojiyle donatıp Airbus 380’e güçlü bir rakip haline getirdi. Böylece Boeing 747-8 Intercontinental modeli doğmuş oldu.
Boeing 747-8 yaklaşık 40 yıl uçuş tecrübesi olan bir modelin devamıydı. Slovenya kökenli Amerikalı “The father of the 747” (747’nin Babası) lakabıyla bilinen mühendis Joe Sutter’ın eseriydi. “Boeing 747’nin Babası” 2016’da yaşamını kaybetti. Mühendis Sutter ile 747-8’in fabrika çıkış töreninde tanışmıştım. Bu törende özel olarak ağırlanan Sutter, eserinin yeniden doğusu sebebiyle mutlu olduğunu söylemişti.
https://www.borsagundem.com/haber/en-buyuk-ucak-a380-neden-bitiyor/1388221
Dünyanın en büyük yolcu uçağı olarak son 10 yıla damgasını vuran Airbus A380, havayollarından beklenen ilgiyi görmemesi sebebiyle artık üretilmeyecek. Sanırım bu kararı almakta Airbus yetkilileri zorlanmıştır, ama yaklaşık 25 milyar dolarlık bir projeyle ortaya çıkan modele endüstriyle gelişimini sürdürecek bir ilgi yoksa başka ne yapabilirsiniz ki?
A380’in benim içinde çok özel yanları söz konusu. Fabrika çıkışından (roll out) mavi semalarla tanışmasına, ilk uçuşuna, çeşitli havayollarının filolarına farklı gövde renklerinde, ilginç kabin içi tasarımlarıyla; yatak odalı, süitli, özel oda konseptli first sınıflı, duşlu, mağazalı, lobili gibi donanımlarla giriş anlarına tanıklık ettim. Uzun uçuşlar yaptım. Şimdi de yavaş yavaş piyasadan çekilişine şahitlik ediyorum.
Öte yandan A380’in rakip olarak karşısına çıktığı, dünyanın ilk 2 katlı jumbo jeti ünvanını uzun yıllar koruyan efsane Boeing 747’i ise bu sene 50. yılı kutluyor. Tam 50 yıldır Göklerin Kraliçesi (Queen of the Skies) olarak anılan 747’ye bu zaman zarfında rakip çıkmamıştı. Ayrıca bu süre içinde de uçakların ne hızları artmış ne de kapasiteleri büyümüştü. Avrupa iki katlı dev Airbus A380’i gökyüzünle tanıştırıncaya kadar kapasite büküklüğü anlamında Boeing 747’nin rakibi de yoktu. Ancak A380 tasarım olarak 747’e kadar dikkat çekici ve havalı olamadı. Efsane bir konuma da erişemedi. Onun kadar da hatırlanacak mazisi de olmadı.
Şimdi gelelim dünyanın en büyük yolcu uçağı A380’nin üretiminin neden durdurulacağına. Neden durduruluyor? Çünkü satmıyor, talep yok.
Airbus, uzun süredir dünyanın en büyük A380 kullanıcısı Emirates Havayolları’nın ‘üretimi durdurma’ baskılarına muhatap oluyordu. Fakat öte yandan sipariş de alamıyordu. Son 2 yılın uçak siparişlerine bakıldığında, iki yolcu uçağı üreticisinin gelecek projeksiyonları incelendiğinde zaten durum net bir şeklide görünmektedir. Dolayısıyla Airbus’a düşen görev en önemli müşterisini ikna edip, A380 siparişlerini de başka modeller dönüştürmekti. Öyle de oldu. Bu ikna süreci de yaklaşık 2 yıllık bir dönemde gerçekleşti.
Zira Emirates, dünyada A380’ler için “Concourse” ismini verdiği özel terminal yapan bir havayolu. İlk açıldığında davet edilmiştim, gidip gezdim. Dünyada ikinci örneği olmayan bir terminale A380’ler için önemli yatırım yapmış bir havayolu, şimdi bu uçakların üretilmeyeceği durumuyla karşı karşıya. İnancı, planları suya düşmüş.
Dolayısıyla Airbus’ın 2021’de A380 üretimine son vermesinin müsebbibi Emirates değil. Yani ‘Siparişleri iptal etti, üretim bitti’ değil. Aksine Emirates, bu kararın açıklanmasını geciktiren taraf.
İlk A380, Aralık 2007’de Singapur Havayolları’na teslim edildiğinde Fransa’daki törene katılmıştım. Daha sonra defalarca bu uçakla yolculuk da yaptım. Ama bir Boeing 777 keyfini verdiğini söyleyemem. En önemli handikapı, 2 katlı, 4 motorlu ve yüksek kapasiteli oluşuydu. Her havayolunun verimli bir şekilde uçurması adeta imkansızdı. Türk Hava Yolları’nın (THY)önüne de A380 alması için cazip imkanlar kondu. Fırsatlar sağlandı. Ama THY yönetimi bu uçakları filoya almaya yanaşmadı. Böylece haklılıkları bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Aslında A380’e ilham veren veya bu yarışa girmesine sebep olan Boeing’in yaklaşık 800 yolcu kapasiteli “Delta Kanat” uçak projesi olmuştu. Sonra piyasanın gelecekte büyük gövdeli uçaklara değil, menzil sorunu olmayan 200-400 aralığındaki uçaklara daha fazla talep göstereceğinin anlaşılması üzerine Boeing bu projesinden vaz geçti. Kompozit gövdeli 787’leri geliştirmeye odaklandı. Projeyi geliştirdi, modeli tasarladı, üretti ve ilk uçuran oldu.
Boeing’in geliştirmeyi bıraktığı büyük gövde projesine ise farklı bir şekilde Airbus dahil oldu ve iki katlı A380 modelini açıkladı. İki üreticinin de gelecek projeksiyonları farklıydı, ama ikisi de bulundukları konumlarından ve aldıkları kararlardan pek de emin değillerdi.
Bu sebeple havacılık endüstrisinde; “Kim haklı çıkacak?” sorusu hep gündemde oldu. Son durumda “Airbus kaybetti” denebilir. Ama durum öyle de değil. Çünkü bu yarışın kazananın yok.
Boeing de “Ya Airbus haklı çıkarsa..” düşüncesiyle mevcut uçak ailesindeki efsane modeli jumbo jet 747’nin gövdesini 5.6 metre daha uzattı. Başta motorları olmak üzere birçok yerini yeni teknolojiyle donatıp Airbus 380’e güçlü bir rakip haline getirdi. Böylece Boeing 747-8 Intercontinental modeli doğmuş oldu.
Boeing 747-8 yaklaşık 40 yıl uçuş tecrübesi olan bir modelin devamıydı. Slovenya kökenli Amerikalı “The father of the 747” (747’nin Babası) lakabıyla bilinen mühendis Joe Sutter’ın eseriydi. “Boeing 747’nin Babası” 2016’da yaşamını kaybetti. Mühendis Sutter ile 747-8’in fabrika çıkış töreninde tanışmıştım. Bu törende özel olarak ağırlanan Sutter, eserinin yeniden doğusu sebebiyle mutlu olduğunu söylemişti.
https://www.borsagundem.com/haber/en-buyuk-ucak-a380-neden-bitiyor/1388221
Citigroup CEO'sunun yıllık kazancı 24 milyon dolara yükseldi
Citigroup'tan yapılan açıklamada İcra Kurulu Başkanı Corbat'ın yıllık kazançlarına yüzde 4.35 oranında zam yapıldı
Citigroup'tan cuma günü yapılan açıklamada, İcra Kurulu Başkanı Michael Corbat’ın yüzde 4,35 oranında zam alacağı ve 2019 toplam kazancının 24 milyon dolara çıkacağı ifade edildi.
Corbat'ın toplam kazancı, 1,5 milyon dolarlık baz maaş artı yaklaşık 6,75 milyon dolarlık nakit ikramiye, yaklaşık 7,88 milyon dolarlık özkaynak ödülleri ve 7,88 milyon dolarlık uzun vadeli performansa dayalı bir ödeme içeriyor.
Yönetim kurulu üyeleri, bankanın kazanç işletim performansını ve ücnek kararını verirken piyasadaki seviyeleri dikkate aldıklarını söyledi.
Bu ayın başlarında, Bank of America Corp CEO'su Brian Moynihan'ın yıllık gelirini yüzde 15 artırarak 27 milyon dolara çıkardığını açıkladı.
Ocak ayında Morgan Stanley, CEO’nun James Gorman’ın toplam ücretinin yüzde 7 artışla 29 milyon dolara, JPMorgan Chase&Co’nun tazminatının ise yüzde 5’artışla 31 milyon dolara çıkardığını söyledi. (Reuters)
Citigroup'tan cuma günü yapılan açıklamada, İcra Kurulu Başkanı Michael Corbat’ın yüzde 4,35 oranında zam alacağı ve 2019 toplam kazancının 24 milyon dolara çıkacağı ifade edildi.
Corbat'ın toplam kazancı, 1,5 milyon dolarlık baz maaş artı yaklaşık 6,75 milyon dolarlık nakit ikramiye, yaklaşık 7,88 milyon dolarlık özkaynak ödülleri ve 7,88 milyon dolarlık uzun vadeli performansa dayalı bir ödeme içeriyor.
Yönetim kurulu üyeleri, bankanın kazanç işletim performansını ve ücnek kararını verirken piyasadaki seviyeleri dikkate aldıklarını söyledi.
Bu ayın başlarında, Bank of America Corp CEO'su Brian Moynihan'ın yıllık gelirini yüzde 15 artırarak 27 milyon dolara çıkardığını açıkladı.
Ocak ayında Morgan Stanley, CEO’nun James Gorman’ın toplam ücretinin yüzde 7 artışla 29 milyon dolara, JPMorgan Chase&Co’nun tazminatının ise yüzde 5’artışla 31 milyon dolara çıkardığını söyledi. (Reuters)
Koç Holding 2018 yılı bilançosunu açıkladı
Koç Holding, 2018 yılında konsolide bazda toplam 143,2 milyar TL gelir elde ederken; 5,5 milyar TL ana ortaklık payı net dönem kârı gerçekleştirdi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)