9 Mayıs 2020 Cumartesi

Bakanlık açıkladı: Kendi evinizi internetten satabilirsiniz

Ticaret Bakanlığı, vatandaşın kendi gayrimenkulünü internet üzerinde ilan vererek satması halinde ceza alacağı yönündeki haberleri yalanlayarak, bu tip bir düzenleme olmadığını ifade etti.
Bakanlık kaynakları bu iddiaların asılsız olduğunu belirtilirken, cezai sorumluluğun gayrimenkulü olan vatandaşı kapsamadığı sadece yetki belgesi almadan satış yapan emlakçılara yönelik olduğunu açıkladılar.

Emlak sektöründe kayıt dışılığı önlemek ve sektörü regüle etmek amacıyla 5 Haziran 2018 tarihinde uygulamaya konulan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında emlak işletmelerine yetki belgesi alma şartı getirildi.

Yönetmelik ile yeni kurulacak emlak işletmelerine yetki belgesi şartı getirilirken, mevcut emlak işletmelerine ise 31 Ağustos 2020 tarihine kadar yetki belgesi alma hakkı sunuldu.

Gayrimenkul sahibi vatandaşla ilgili düzenleme yok

Dünya gazetesinden Leyla İlhan'ın haberine göre vatandaşlara ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı yönetmelik ile ilgili olarak ulaşılan kaynaklar şu açıklamayı yaptı:

"Vatandaşlarımızın kendilerine ait gayrimenkulleri kiralama ve satış faaliyetleri ya da bunlara yönelik ilan verme faaliyetlerine ilişkin herhangi bir hükmün Yönetmelikte bulunmadığı, Bakanlıkça yürütülen Yönetmelik değişikliği çalışmalarında da vatandaşlarımızın kendilerine ait gayrimenkulleri satışa sunmalarını veya ilan vermelerini engelleyecek herhangi bir hususun yer almıyor.

Bu durumda, vatandaşlarımız isterse 1 tane, isterse 100 tane gayrimenkulünü internet aracılığıyla yahut başka bir şekilde satışa sunma hakkına sahip olup kiralama, satış ve ilan verme işlemleri 31/08/2020 tarihinden sonra da aynı şekilde devam edebilecektir" denildi.

Yetki belgesi olmadan ilan veren emlakçıya ceza 5 bin 706 TL

Bakanlık kaynakları 25 bin TL’lik ceza miktarıyla ilgili de görüş bildirdi. Yine çeşitli haber siteleri ile sosyal medya kurumlarında yer alan ve yetki belgesi olmadan ilan veren emlak işletmelerine verilecek ceza miktarının 25 bin TL olduğu bilgilerinin de gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, bu durumda 6585 sayılı Kanuna göre ceza uygulanacağı ve ceza tutarının 2020 yılı için 5.706 TL olduğu kaydedildi.

12 binin üzerinde emlak işletmesi yetki belgesi aldı

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2018’in ikinci yarısından itibaren Yönetmelik kapsamında mevcut emlak işletmeleri için 12 binin üzerinde yetki belgesi düzenlendiği aktarılırken, bu oranın sektörün yaklaşık yüzde 40’lık bölümüne denk geldiği kaydedildi.


Altın fiyatlarını yükselten 6 etken

1) Dünyadaki yüksek borçluluk
2) Koronavirüs salgını ile birlikte birçok sektörde yaşanan sıkıntılı süreç
3) Dövizlerdeki devalüasyonlar
4) Kıymetli maden piyasası spekülasyonu
5) Yetersiz fiziksel arz
6) Güvenli bir limana sığınma ihtiyacı



Zeynep Aktaş
Milliyet


7 Mayıs 2020 Perşembe

Swap yasağı sonrası dolar tarihi zirveden döndü

Dolar/TL kuru Londra merkezli manipülasyonlar nedeniyle yükseldiği iddiasının ardından yurt dışında 3 bankaya TL bacağında swap yasağı getirilmesi sonrası sert düşüş yaşadı. 7.26’dan 7,15'e ardından 7,10 seviyelerine indi.
Sabah saatlerinden bu yana tarihi zirvelerini yenileyen dolar fren yaptı. 7.21’den başladığı gün içinde önce 7,25 ile yeni zirveye oturan, öğlen saatlerinde bu kez 7,26’yı test eden kurdaki yükseliş, BDDK’nın Swap yasağı kararı sonrası yerini sert düşüşe bıraktı.

Dün gece Londra merkezli bir kur atağı haberi ile son günlerde dünya çapında yaşanan dolar yükselişinin TL karşısında zirveye taşınmasının ardından gelen yurt dışında bazı bankaların TL yükümlülüklerini yerine getirmediği ve temerrüde düştükleri iddiasını BDDK yasağı takip etti. 

BDDK’nın yurtdışında kurulu BNP Paribas, Citibank ve UBS bankalarına yönelik, “Yurtdışında kurulu bu bankalar ile bir bacağı TL olan döviz işlemi yapılmayacak" açıklaması sonrasında dolar 7,15 TL’ye ardından da 7,10 seviyelerine indi.

Çin'in döviz rezervi Nisan ayı sonu itibarıyla 3.09 trilyon dolar oldu

Çin Merkez Bankası (PBOC) verilerine göre Çin'in Döviz rezervi Nisan ayının sonunda 3.0915 trilyon dolar oldu.

Çin'in döviz rezervi, Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre bir önceki ayın sonuna kıyasla 30.8 milyar dolar arttı. Altın rezervi aynı dönemde 106.67 milyar dolar oldu. Mart sonunda 100.79 milyar Dolar idi. Altın rezervi Mart sonunda değişmeyerek 62.64 milyon ons oldu.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin (Uluslararası Para Fonu) IMF rezerv pozisyonu 8.07 milyar dolardan Nisan sonunda 9.04 milyar dolara yükseldi.

SDR cinsinden döviz rezervi 2.243 trilyon SDR'den 2.2622 trilyon SDR'ye yükseldi. SDR rezervi Nisan sonunda 11.0 milyar dolardan 10.8 milyar dolara geriledi.

ABD'de işten çıkarma rekoru kırıldı

ABD'de işten çıkarmalar Nisan'da yıllık %1.577 artışla rekor kırdı
ABD'de korona virüs salgını nedeniyle işten çıkarmalar rekor bir artış gösterdi.
Challenger, Gray & Christmas tarafından yapılan açıklamaya göre, işten çıkarmalar Nisan ayında bir önceki aya göre %202,0 artarak 671 bin 129 oldu. İşten çıkarmalar yıllık bazda %1.577 arttı.
Böylece işten çıkarmalar verilerin tutulmaya başlandığı 1993 yılı Ocak ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. 
İşten çıkarılanlar Mart ayında 222 bin 288, 2019 yılı Nisan ayında 40 bin 23 olarak gerçekleşmişti. 
En fazla işten çıkarma 415 bin 206 ile eğlence sektöründe oldu. Perakende sektöründe 114 bin 327, hizmet sektöründe 73 bin 137 kişi işten çıkarıldı. 
İşten çıkarmaların en yüksek olduğu eyalet 84 bin 738 ile New York olarak gerçekleşti.
İşten çıkarma nedeni 633 bin 82 kişi için korona virüs salgını olarak açıklandı.
Dün açıklanan ADP özel sektör istihdamında 20,24 milyon düşüş yaşanmıştı. Nisan ayına ilişkin istihdam verileri yarın açıklanacak. Piyasa beklentisi 20 milyonun üzerinde bir düşüş olacağı yönünde. Challenger'ın bir sonraki raporu 4 Haziran'da yayımlanacak.

Adana'da 1, İstanbul'da 6 lira

Soğan ve patateste üretici ile tüketici makası açılıyor. Adana'da tüccarın 1 liraya aldığı soğanın fiyatı İstanbul'da 4-6,5 lira. Uzmanlar, "Ürün üreticiden direkt tüketiciye ulaşmalı" diyor
Üretici ile market fiyatlarında soğan ve patateste makas durmadan açılıyor.

Milliyet gazetesinin haberine göre, yeni hasatların başlaması da bu artışa çare olmadı. Öyle ki, nisan ayı enflasyonunda tüketici bazında fiyatı en çok artan ürünler patates ve soğan olurken geçen hafta itibariyle İstanbul'da markette soğan 6.5 liraya kadar, patates ise 7.5 liraya kadar çıktı.

İlerleyen günlerde fiyatlarda bir gevşeme beklense de üreticiler, büyükşehirlerde fiyatın soğanda en fazla 3, patateste ise 4 lira bandında olması gerektiğini belirtiyor.

Fiyatların belli bir seviyede tutulması için çiftçiden direkt tüketiciye ulaşacak, nakliye sorununu da çözecek bir yapılanma oluşturulması öneriliyor. 

"DÜŞECEĞİNE YÜKSELDİ"

Bir ay öncesine giderek, 2 Nisan tarihli market fiyatına bakıldığında soğanın kilosunun 5.99 liraya, patatesin ise 6.65 liraya satıldığı görülüyor.

Nisanın üçüncü haftasında Adana ve Reyhanlı'da başlayan hasatla fiyatların düşmesi öngörülüyordu. Ancak beklenildiği gibi olmadı ve ambalajın da etkisiyle fiyat soğanda fiyat 6.5 liraya, patateste ise 7.5 liraya çıktı. Zincir marketlerde ise kuru soğan 4-7 lira, patates 4.5-8.75 lira aralığında satılıyor.

Soğan ve patateste iki sezondur yaşanan yüksek fiyat sorununa 'fazla ürünün' de çare olmadığını belirten Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “İki hafta önce hasat başladı. Hatta hasadı erken yaptılar çünkü restoran, otel gibi alanlar kapalı olduğu için büyük gubaş soğan alımı daha az olacaktı. Tam büyümeden erken söküldü. Piyasaya 2.5-3 liradan girdi. Şimdi 1 liradan satılıyor. Şu anda hava yağmurlu olduğu için toplanmıyor. Biraz daha toplasak 1 liranın da altına düşecek" diye konuştu.

"3 LİRAYI GEÇMEMELİ"

Çiftçinin ürününü direkt satabileceğini ve aradakilerin devre dışı bırakılması gerektiğini vurgulayan Doğan, şunları söyledi:

"Toptan kilosuna tüccar 1 lira veriyor. Toplama, işçilik 40 kuruş, tüccara maliyeti 60 kuruş. Üzerine kilo başına 30 kuruş nakliye koyarsak 1.30 liraya İstanbul'a geliyor. Sonra hale inecek. Hale satınca komisyonu var. Semt pazarına nakliye ve kâr konuluyor. Bu süreçte de 1-.1.5 lira eklenmesi lazım. Yani kuru soğan İstanbul'da satış fiyatı 3 lirayı geçmemeli. Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya yiyor."

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Amerika, Japonlara yaptığını Çin'de de deniyor: İt ve düşür

Covid19 salgını çıkmadan 2020 gündemi nasıldı?

Ticaret savaşları, Brexit sonrası İngiltere ve Avrupa, ABD’de seçim ve gelişen ülkelerin daha fazla katkıda bulundukları bir küresel büyüme tablosu.

Hepsinin içinde aktığı yatak ise küreselleşme karşıtı, korumacı bir dünya vizyonu. Doğrunun imal edildiği ve yeterli sayıda insanın inanması sağlandıktan sonra ‘gerçek doğru’ haline geldiği dünya.

Gerçeklerin imal edilebilmesi ve yeni normlar haline gelebilmeleri için birkaç şey gerekiyor. Bunları imal edecek makinenin dümeninde bir kaptan, bir siyasetçi. Kurumsal denetimden kaçabilmek için bir rota. Denetimi yapacak kurumların zayıflatılması. Tüm bu eylemlerin müsebbibi olacak bir düşman.

Çin ve onun işgal ettiği konular kümesi yukarıda saydığım her şeyi tek başına karşılıyor.

Kaptan Trump, ticaret savaşları, Dünya Ticaret Örgütü’nü devamlı baskı altına almak ve Çin. Yukarıdaki boş bırakılan yerlere yazılabilir.

Çin’in başına gelenler sadece Trump’tan kaynaklanmıyor aslında. İlk de değil.

1980’lerin ihracat şampiyonu Japonya’sı 40 yıl önceden bize sesleniyor. Aynı şarkıyı söylüyor: ABD teknolojik üstünlüğü kaptırmak istemiyor.

80’lerin Japonya'sı, küresel ihracattaki payını kısa sürede katlıyordu. Milli gelirde ABD’nin ardından dünyanın en büyüğü olmuştu bile. Reagan göreve gelir gelmez tüm kötülükleri Japonlardan bilen açıklamalar yapıyor ve onları ‘şeytanlaştırıyordu’. ABD’nin dış ticaret açığının %42’si Japonlara veriliyordu.

Savaş kazanıldı. 20-30 yıl içinde ülkenin dünya ihracatından aldığı pay üçte birine indi...

Japonya’nın, ABD’nin de dirsek hamlelerinin de etkisi ile global oyunculuktan emekli olmasının ardından sahneye Çin çıkıyordu.

Başkan Trump’ın aynen Reagan gibi Çin’e karşı ticaret savaşları kanalı ile adeta ‘girişmesi’ 80’lerin kopyası gibi. Bugün ABD, verdiği ticaret açığının kabaca yarısını Çin’e karşı veriyor. Hoş, arz zincirleri sebebiyle büyük ihtimalle açık çok daha küçük. Yani Çin’e ait olmayan ürünlerin orada montajlanıp ABD’ye girmesi sebebi ile açık olduğundan büyük görünüyor.

OECD bu şekilde yapılan ticaretin büyüklüğünü toplam açığını %35-40’ı gibi tahmin ediyor ki bugünün Çin’i aslında 80’lerin Japonya’sı yanında çok daha masum kalıyor. Ancak fark etmeyecek. ABD her yolu deneyecek.

Şimdilerde ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Başkan Trump gibi önemli figürlerin ‘virüs Wuhan’da bir laboratuvarda üretildi’ salvoları boşa değil. ABD’ye göre pandemi bitti. Şimdi yeniden, herkes ne yapıyorduysa o noktaya geri döndük. Ticaret savaşları geri dönülemez. Henüz yeni başladı. Pandeminin etkileri madem ki zayıflıyor.

Öyleyse yüklenmeye devam. 80’lermiş gibi...

Gökhan Şen
Habertürk