17 Kasım 2020 Salı

Vatandaşın döviz birikimleri Türkiye'deki 81 ilin 48’inde TL'yi geçti

 Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları 6 Kasımla biten haftada 224 milyar doları aştı ve toplam mevduatın yüzde 55,6'sına yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, Türkiye'de döviz tasarruf oranı en yüksek illerin İç Anadolu Bölgesi'nde olduğu görülüyor.


NTV'nin haberine göre; Nevşehir, toplam tasarruf mevduatı hacmi içinde yüzde 68 olan döviz birikimiyle dolarizasyonda ilk sırada yer alıyor. Yabancı para tasarruflarının toplam tasarruflara oranı Aksaray'da yüzde 67, Yozgat ve Kayseri'de yüzde 65, Kırşehir ve Kütahya'da yüzde 63'e çıkıyor.


Verilere göre Türkiye'deki toplam tasarruf miktarı 1 trilyon 864 milyar liraya ulaşmış durumda. 48 ilde tasarruflardaki döviz oranı yüzde 50'yi geçiyor. 767,6 milyar TL'lik toplam tasarrufu bulunan İstanbul'da döviz mevduatının toplam mevduata oranı yüzde 62,2 seviyesinde. İstanbul bu oranla Türkiye'de 7.sırada yer alıyor.


Merkez Bankası'nın haftalık verilerine göre, 6 Kasım itibarıyla bireyler ve firmalar döviz mevduatlarının yüzde 54'ünü dolar, yüzde 28.9'unu euro, yüzde 15.2'sini altın, kalanını da diğer para cinsinden tutuyor. Mevduatlardaki yabancı para oranı 2003'te yüzde 56.2 ile zirveye çıkmış, 2011'de yüzde 27.6 ile en düşük seviyesini görmüştü.


16 Kasım 2020 Pazartesi

Risk primindeki gerileme sürmeli

 Türkiye’nin kredi risk primi bir haftada 514 seviyesinden 405 seviyesine kadar geriledi. Risk primindeki sert düşüş, Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ve piyasa dostu ekonomik adımların atılacağı beklentisiyle gündeme geldi. Türkiye’nin kredi risk primi gerilemesine rağmen hala 29 ülke içerisinde en yüksek seviyelerde. Risk priminin 150’li seviyelere gerilemesi yabancıların alımlarını daha da güçlendirmesine olanak tanıyacaktır.

Döviz hesapları nasıl çözülür?

Dolar kurunu 6 Kasım’da zirveye taşıyan, yurtiçi yerleşiklerin döviz talebi oldu. TL varlıklarda reel olarak getiri elde edilememesi tasarruf sahiplerinin alternatifleri değerlendirmesine ve dövize yönelmelerine yol açtı. TCMB tarafından açıklanan verilere göre 6 Kasım ile biten haftada, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları 224,2 milyar dolar ile tüm zamanların yeni zirvesine yükseldi. Gerek yerli gerekse yabancı yatırımcı reel olarak kazancını artırma yönlü çaba içinde olduğu bir gerçek. TL varlıklar reel getiri sunmaya başladığında yatırımcıların da TL’ye ilgisinin artması doğal bir sonuçtur. Döviz kurları üzerinde etkide bulunan ana unsur nakit girişinin sağlanabilmesi. Siyasi zeminde dile getirilen yeni söylem beraberinde para girişini harekete geçirdiğini gösteriyor. Söylemlerin hayat bulması ise nakit girişinin sürekliliğinde önemli bir etken olacaktır.

Milliyet Ekonomi yazarı Zeynep Aktaş



Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması imzalandı

 Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin 37. Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen RCEP görüşmesinde, 8 yıl süren müzakerelerin ardından anlaşmaya varıldı

Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olarak bilinen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasını imzaladı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin (ASEAN) 37. Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen RCEP görüşmesinde, ASEAN üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile birliğin diyalog ortaklarından Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda liderleri, 8 yıl süren müzakerelerin ardından anlaşmaya vardı.

Görüşmede konuşan Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong, RCEP anlaşmasını büyük bir dönüm noktası olarak niteleyerek, "8 yıl boyunca yapılan 46 müzakere ve 19 bakanlık düzeyinde görüşmelerin ardından bugünlere geldik. Bu süreçte yorulmadan çalışan ilgili ülkeler ve bakanların çabalarına çok minnettarım." dedi.

Singapur Başbakanı Lee, küresel büyümenin yavaşladığı bu zamanlarda RCEP anlaşmasının ileriye dönük büyük bir adım olduğunu ifade etti.

Malezya Uluslararası Ticaret Bakanı Muhammed Azmin Ali ise RCEP'in kan, ter ve gözyaşıyla örülmüş sekiz yıl süren pazarlıkların sonucu varılmış bir anlaşma olduğunu belirterek, bölgede yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

BÖLGESEL KAPSAMLI EKONOMİK ORTAKLIK

Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan RCEP anlaşması için ASEAN üyesi ülkeler ile Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Hindistan arasında müzakereler 2012'de başlamıştı.

2 yıl içinde sonuçlandırılması hedeflenen anlaşma, bölge ülkelerinin farklı ticari öncelikleri nedeniyle sürekli ertelenmişti.

Geçen yıl ASEAN Artı Üç zirvesinde Hindistan, Çin ürünlerinin Hindistan'a ucuz fiyatlarla girmesinden endişe duyarak RCEP müzakerelerinden çekilmişti.

15 ülke ve 2,1 milyarlık nüfusu kapsayan RCEP, küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 30'una tekabül ediyor.

 RCEP anlaşmasının Çin'in Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini arttıracağı öngörülürken, ABD ve Avrupalı şirketleri serbest ticaret bölgesinin dışında bırakarak, dezavantajlı konuma getireceği düşünülüyor.






14 Kasım 2020 Cumartesi

Komisyonsuz Türk ve Amerikan hisse senedi alım satımına odaklanan Midas, Ocak ayında açık beta sürecine başlayacak

 Vadettiği hisse senetlerine komisyonsuz yatırım fırsatı ile kısa zaman içinde ilgi odağı haline gelen Midas, kısa zaman sonra açık beta sürecine başlayacak.

Midas'ın QNBEYOND Hızlandırma Programının 2. dönem Demo Day'inde sunum yapan 11 girişim arasında yer aldığını sizlere geçtiğimiz Eylül ayında aktarmıştık. Türk ve Amerikan hisse senetlerine komisyonsuz yatırım sağlayan bir finansal uygulama olma hedefi ile yola çıkan Midas, Egem Eraslan ve Umut Bozkurt tarafından geçtiğimiz Ocak ayında kuruldu.

Vadettiği hisse senetlerine komisyonsuz yatırım fırsatı ile kısa zaman içinde ilgi odağı haline gelen Midas, kısa zaman sonra açık beta sürecine başlayacak. Şimdiden girişim ve finans sektörlerinde Midas için önemli bir "hype" oluşmuş durumda.

Hisse senedi yatırımları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün daha popüler bir konu haline geliyor. Paylaşılan bilgilere göre ağustos sonu itibarıyla yerli yatırımcı sayısı 1 milyon 676 bin 196 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine geldi.

Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (MKK) Ağustos ayında paylaştığı verilere göre, Ağustos ayında yerli yatırımcı sayısı 76 bin 398 artarak 1 milyon 676 bin 196'ya ulaştı. Yılbaşından bu yana Borsa İstanbul'daki yerli yatırımcı sayısının yüzde 41 oranında artığını da ekleyelim.

Peki bu alanda hizmet verecek olan Midas bugüne kadar neler yaptı gelin kısaca onlara bakalım. Girişimin kurucusu Egem Eraslan'ın paylaştığı bilgilere göre ilk 6 ay içinde analiz, lisans ve iş anlaşmaları süreçleriyle geçti.

6 ayın ardından ise hummalı bir geliştirme süreci başlamış. Midas'ın şu an 15 kişilik bir ekip tarafından yönetildiğini ve her hafta ekibe yeni isimlerin katıldığını da ekleyelim. Midas'ın Türk ve Amerikan hisse senetlerine komisyonsuz yatırım yapılmasına odaklanacağını yukarıda sizlere aktarmıştık.

İlk etapta sadece hisse senetlerine odaklanılacak olsa da ilerleyen dönemde kaldıraçlı işlemler ve opsiyon piyasası ürünlerinin Midas platformuna dahil edileceğini de ekleyelim. Eraslan'ın bizlerle paylaştığı bilgilere göre Midas'ın en can alıcı ürünlerinden biri Amerikan hisselerinin kısmi yani parçalı bir şekilde alım satımı olacak. 

Bu sayede Midas kullanıcıları hisseleri parçalara bölüp satabilecek ve çok pahalı olan senetlere bile kolayca yatırım yapabilecek. SPK lisans hakkı alan Midas, akabinde SPK kuruluş iznini de aldı. Paylaşılan bilgilere göre ürünün MVP'si bitti ve şu an için kapalı beta süreci gerçekleşiyor.

Kapalı beta sürecinin kamuya açık olmadığını ve sadece şirketin partnerleri ile gerçekleştirildiğini de ekleyelim. Midas'ın açık beta sürecine geçmesine ise oldukça kısa bir zaman kaldı. Eraslan'ın bizlerle paylaştığı bilgilere göre Midas, önümüzdeki Ocak ayında açık betaya sürecine başlayacak ve bekleme listesinde yer alan kullanıcıları kabul edecek.

Yatırım alanında da önemli gelişmeler olduğunu belirten Eraslan, Midas'ın kullanıma sunulmasından önce yatırım ile ilgili detayları paylaşacaklarını da iletti. Ocak ayında açık beta sürecine başlaması beklenen Midas, ilerleyen süreçte ise kademeli olarak herkesin kullanımına açılacak. Midas ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Alıntı:
https://webrazzi.com/2020/11/06/komisyonsuz-turk-ve-amerikan-hisse-senedi-alim-satimina-odaklanan-midas-ocak-ayinda-acik-beta-surecine-baslayacak/?utm_content=buffer820d4&utm_medium=social&utm_source=linkedin.com&utm_campaign=buffer


13 Kasım 2020 Cuma

MKK yayınladı: Hesap sayısı 50 milyonu aştı

 Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sosyal medya hesabında yayınladığı bir video ile yatırımcı hesap sayısının 50 milyonu aştığını duyurdu. 

Videoyu Borsa İstanbul hesabı da paylaşırken, yapılan açıklamada da,


"TÜRKİYE’NİN YATIRIMCI AİLESİ GENİŞLİYOR.

Sermaye piyasalarımızdaki toplam hesap sayısı 50 milyonu aştı" denildi.

Yerli yatırımcı sayısı üst üste 15 ay artarak rekor kırdı


Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (MKK) ekim ayında yayınladığı verilere göre, yatırımcı sayısı bir önceki ay 121 bin 814 artarak aylık bazda rekor artış sağladı. Yerli yatırımcı sayısı 1 milyon 874 bin 395'e ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.


Yılbaşından bu yana Borsa İstanbul'daki yerli yatırımcı sayısı 677 bin 506 yükselirken, bu durum yüzde 57'lik artışa işaret etti.


TCMB'den yeni bir ödeme sistemi: FAST

 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yeni bir ödeme sistemini hizmete açmak üzere hazırlıkların tamamlandığını bildirerek, "FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) olarak isimlendirilen bu yeni sistem ile vatandaşlarımız farklı bankalardaki hesapları arasındaki para transferlerini, saniyeler içerisinde, 7 gün 24 saat gerçekleştirebileceklerdir" açıklamasında bulundu.


Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, FAST Sisteminin, 18 Aralık 2020 tarihinden itibaren pilot uygulama olarak hizmete alınması ve kademeli bir şekilde vatandaşların kullanımına açılması planlanıyor.


Ayrıntılar şu şekilde:


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yeni bir ödeme sistemini hizmete açmak üzere hazırlıklarını tamamlamıştır. FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) olarak isimlendirilen bu yeni sistem ile vatandaşlarımız farklı bankalardaki hesapları arasındaki para transferlerini, saniyeler içerisinde, 7 gün 24 saat gerçekleştirebileceklerdir.


FAST Sisteminin, 18 Aralık 2020 tarihinden itibaren pilot uygulama olarak hizmete alınması ve kademeli bir şekilde vatandaşların kullanımına açılması planlanmaktadır. Sistemin kısa bir zaman içerisinde tüm finansal kuruluşları kapsayacak şekilde yaygınlaşması hedeflenmektedir.


FAST Sistemi ile birlikte, ödemelerin telefon numarası, kimlik numarası veya e-posta adresi gibi bilgiler kullanılarak daha kolay bir şekilde başlatılmasını sağlayan Kolay Adresleme Sistemi de vatandaşlarımızın kullanımına sunulacaktır.


Böylece, TCMB’nin Ülkemiz perakende ödeme sistemleri altyapısını, yenilikçi finansal teknolojileri ve iş yapış yöntemlerini destekleyecek şekilde geliştirmeye yönelik çalışmalarında önemli bir adımı tamamlanmış olacaktır.


Ödemeler alanındaki temel altyapıyı güçlendirecek bu gelişmelerin, yenilikçi finansal teknolojilerin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesini sağlayarak, dijital ekonomi hedefi doğrultusunda çok önemli katkılarda bulunacağı değerlendirilmektedir.


6 Kasım 2020 Cuma

Borsa oyun yeri olmaktan nasıl çıkacak?

 06.11.2020

Borsaya son bir ayda 122 bin, son bir yılda da 700 bin yeni yatırımcı geldi. Hem aylık bazda hem de yıllık bazda yatırımcı rekoruna ulaşıldı. Ekim ayı sonunda yatırımcı sayısı 1 milyon 884 bini buldu. Son bir yılın artışı yüzde 60’ı buldu. İlk kez yatırımcı sayısı bu kadar hızlı artıyor.


Bu artışa karşılık borsa son bir yılda yüzde 13 prim yaptı. Borsanın primi ne dünya borsalarıyla ne de yatırımcı sayısıyla uyumlu.


-Bunun nedeni borsaya büyük parayı getiren yabancı yatırımcıların bu sırada çekilmesi ve piyasa toplamında paylarını yüzde 61’den yüzde 48’e düşürmeleridir.


-Yeni gelen yerleşik yatırımcılar küçük yatırımcılardır, bireyseldir. Hareket, heyecan, kısa sürede yüksek kazanç arayışındadır. Bu nedenle küçük sermayeleri ile hareket ettirebilecekleri hisse senetlerine girdiler. Daha doğrusu bu işi planlayan ve kotaranlar böyle uygun gördü.


KÜÇÜKLER BÜYÜKLERE 12 TUR BİNDİRDİ


-Bu yöneliş neticesinde ekim itibariyle son bir yılda BİST-100 dışındaki küçük hisse senetlerinin ortalama primi ise yüzde 160’ı buldu. En büyük 100 hisse senedinin getirisi yüzde 13, geriye kalan 300 küçük hisse senedinin değer artışı bunun 10 katından da fazla ve yüzde 160. Arada 12 katlık bir fark var. Küçükler, büyüklere bir yılda 12 kat getiri farkı attı. İnanılması zor ama gerçekleşti.

-Bu farkı herhangi bir ekonomik gelişmeyle açıklamak mümkün değil. Ama böyle oldu, çünkü yabancılar büyük hisse senetlerinde satıp gidiyorlar, yeni gelen yerli bireysel yatırımcılar da planlı biçimde küçük hisse senetlerine giriyor.


-Ancak pandemi sürecinde büyüme sorunu var. Doğal olarak şirketler kar etmekte zorlanıyor. Küçükler daha fazla zorlanıyor. Zaten BİST 100 dışında kalan 300 şirketin yarıdan çoğu zarar ediyor. Yani yeni küçük yatırımcıların ortak olduğu şirketlerin çoğu zararda.


TAM BİR SAADET ZİNCİRİ


-Buna karşılık yeni gelen yatırıcılar için, yerleşmiş yatırım kriterlerinin pek önemi yok. Onlar sadece hisse senetlerinin değer artışına oynuyor. Hisse senedi değeri artıyorsa şirket zarar etse, hatta iflas etse bile, aldırış eden yok.


-Bir yerde borsadaki hisse senetlerini kağıt gibi görüp, oynuyorlar. Yeni yatırımcılar para getirdiği sürece fiyatlar yukarı gidiyor. Arada satanlar çıksa da değerlenmeyi bozacak boyutta olmuyor. Değirmenin çarkları dönüyor.


-Küçük hisselere aşırı yatırım bu haliyle bir ponzi oyunu oluyor veya saadet zinciri oluşturuyor. Tek tek, küçük küçük ama çok sayıda hisse senedinde böyle bir saadet zinciri oluşmuş, ya da oluşuyor. Yeni para getirenler olduğu sürece bu zincir bozulmayacak, sorun yaşanmayacak, oyun sürecek.


-Ama eninde sonunda alıcılar azalınca, parasal akış kesilince çark tersine dönecek, oyun bitecek. İlk girenler ve karını realize edenler parasını fazlasıyla alıp çıkmış olacak Son gelenler de, bu satışları finanse edecekler. Kıyamet o zaman kopacak. Şimdilik bunun küçük ve tek tek yaşanan örneklerini görüyoruz.


-Ponzi finansman modeline sık sık ve farklı alanlarda rastlıyoruz. İnsanımız buna çok yatkın. Bazen işin içine reel bir yatırım da karışmış oluyor.


BİLGİ İHTİYACI YÜKSEK


-Sırf oyun amaçlı, şansını deneyen, heyecan arayan, kaybına tahammül edebileceği bir parayla girmişse sorun yok. Ancak biliyorum ki, yatırımcı olarak veya bu niyetle gelenler de var. Nedeni yine aynı: getiri arayışı, negatif faizler veya işlerin pandemi nedeniyle kesat gitmesi gibi. Yatırım amacıyla gelenlerde piyasayı anlamaya çalışanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla.

-Türkiye’nin en çok borsa kitabını yayımlayan Skala Yayıncılık’ın sahibi Hakan Feyyat eski arkadaşımdır. Geçenlerde Beyoğlu’ndaki merkezine uğradım. 1980’li 1990’lı yılların piyasasını andık. O zamanlar o da borsada muhabirdi, hatta borsa dergisi çıkarmışlığı da vardır. İşlerin nasıl gittiğini sordum, Hakan Feyyat şöyle yanıtladı: “Çok şaşıracaksın ama salgınla birlikte kitap satışlarında büyük bir artış yaşıyoruz. Ben böyle bir canlılık görmedim. Depoda kitap kalmadı, yok satıyoruz. Bu satışlar sayesinde batmaktan kurtulduk.”


-Haberturk’te Rahim Ak da sık sık borsaya yönelen bu kontrolsüz ilgiyle haberler yapıp, gündeme getiriyor, mücadele ediyor. Ama yetmiyor, yalnız kalmış durumda. Borsayı işleyen, ilgilenen ve kamunun hakkını korumaya çalışan medya mensubu çok azaldı. Yerli yatırımcı sayısının azalmasıyla ben de borsa yazıları azaltmıştım, son dönemde daha fazla yazmaya başladım.


KAMUSAL OTORİTELERE DÜŞEN


-Burada Borsa İstanbul’a da, MKK’ya da, SPK’ya da, aracı kurumlara ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine de iş düşüyor. Bilgi çağında yaşıyoruz. Ama bu kurumların kamuoyu ve yatırımcılar için ürettiği enformasyon giderek azalıyor. Halbuki tam tersi olması gerekirdi.


-Hatta Borsa İstanbul bilgiyi parayla satıyor. Gazeteci kamuoyuna aktaracağı bilgiye para ödemez. İş kolunda bunun hiçbir karşılığı yoktur, hatta meslek kurallarına aykırıdır ve mesleği de anlamsızlaştırır.


-Mesela nasıl bir bilgi derseniz, örnek vereyim. Şirket, sektör hatta piyasanın tamamı için, temettü verimine ilişkin dolaşımda yeterli bilgi yok. En temel piyasa bilgilerinden biri bu.


-Yatırımcı borsaya oyun için gelmesin, tamam da ne için gelsin? Temel veriler ve bu temel verilerin en somutu olan temettü verimi bilgilerine kolaylıkla ulaşamıyorsa nasıl yatırımcı olacak? Yatırımcı mı olacak, yoksa oyuncu mu?


-Siz bu veriyi izlemiyor ve işlemiyorsanız, şirketleri buna özendirmiyor ve zorlamıyorsanız, yatırımcıyı bilgilendirmiyor ve temel hakkını da korumuyorsunuz demektir. Bu durumda da “borsa oyun yeri değildir” sözünün altını dolduramazsınız. Küçük de olsalar örgütlenerek borsaya gelir, küçük hisse senetleriyle oynar dururlar.


Abdurrahman Yıldırım

https://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/2860750-borsa-oyun-yeri-olmaktan-nasil-cikacak