4 Ocak 2021 Pazartesi

Wirecard skandalı Almanya’nın finans sektörünü lekeledi

 Wirecard skandalı, hissedarların daha fazla hakka sahip olması gerektiğini ortaya koydu

Almanya’nın kurumsal skandallarının en sonuncusu Wirecard, önemli bir soruyu ortaya çıkardı. Almanya neden yatırımcıları koruyamıyor? Almanya’nın dışındakiler, görece aydınlanmış bir kapitalizm türü olan Rhineland modeline hayran, ancak bu kişilerin Wirecard’ın iflasını detaylı bir şekilde incelemesi gerekiyor. 

Almanya’nın kurumsal düzenlemesinin en büyük sorunu, hissedarların yönetimi sorumlu tutacak gücünün olmaması. Wirecard hissedarları, şirketin CEO’su Markus Braun’a yıllık toplantılarda sorular yöneltti. Ancak hissedarların, CEO’yu cevap için sıkıştırma şansı olmadı. Alman hukuku, bir şirketin yönetim kurulu üyelerinin bazı soruları geçiştirmek için yüzeysel cevaplar vermesine fırsat sağlıyor.
Hissedarların haklarında yaşanan bu erozyon, Almanya’nın kurumsal alanında bulunan sorunlardan biri. Benzer bir sorun da, Almanya’nın iki katmanlı yönetim kurulu ve denetim kurulu sisteminin, gerekli kontrolleri sağlayamıyor olması. Wirecard’ın denetim kurulu, yönetimin usulsüzlükleri hakkında bir fikri olmadığını söyledi. Millet vekili Florian Toncar, dış kaynaklı denetim şirketlerinin, doğrudan denetim kurulu ütelerine rapor vermesi gerektiğini söyledi. Tüm bu süreçte en çok etkilenen unsurlardan olan yatırımcıların ise özel denetim hakları olmalı.

Ancak bunun yerine, kanunlar birleşme ve sermaye artırımları için hızlı karar alınması amacıyla yatırımcıların yönetim kurulu üzerindeki etkisini kısıtladı. Yöneticiler bazı küçük hissedarların şirketlerin stratejilerine engel olduğunu ve bu yolla kendileri için kar sağlamata çalıştıklarını öne sürdü. Ancak bu nadir suistimallerin önüne geçmek için, küçük hissedarların haklarını ellerinden almaktan çok daha az zarar yaratabilecek çözümler bulunuyor. Yatırımcıların susturulması, kurumların soru sormayı seven aktif yatırımcıları ekarte etme konusundaki kararlılığını yansıtıyor.
Yakın zamanda, korona virüs nedeniyle sanal olarak gerçekleştirilen yıllık genel toplantılardaki artış, yatırımcı haklarını sınırlamak için yeni imkanlar tanıdı. Almanya’nın sermaye piyasalarına olan güven nasıl inşa edilebilir? Başlangıç olarak, Almanya kurumsal yönetim sistemini elden geçirmeli ve şeffaf muhasebe mekanizmaları oluşturmalı. İyi kurumsal yönetim, yaptırımların etkin bir şekilde uygulanmasını gerektiriyor. Toplu davalar ve İngiltere’deki gibi yatırımcılara yapılan bilgilendirmeler, Almanya’da çoktan geride kaldı.

Ancak, Financial Times’a göre, olumlu noktalardan bir tanesi, Avrupa Birliği’nin Hissedar Hakları Direktifi’ne göre, küçük hissedarlara denetim kurulu tarafından önerilen maaş çerçevelerine karşı çıkma hakkı tanınıyor. 

Yatırımcıların kullanabileceği bu oy bağlayıcı olmasa da, küçük bir adım. Alman şirketlerinden tazminat alacaklar için aynı zamanda 1879 yılında kabul edilen prosedür de engel oluşturuyor. Çünkü bu tarihte kitlesel usulsüzlükler ya da dolandırıcılıklar göz önünde bulundurulmamıştı.
Talepleri bulunan kişilerin, oldukça zaman alıcı, riskli ve yargı sistemini tıkayan bir süreç olmasına rağmen, bireysel olarak dava açmaları gerekiyor. Almanya’nın yatırımcılarına hak tanıması, Avrupa Birliği kanunlarının gerektirdiği minimum koşulları sağlamakla da bitmemeli. 

Almanya’nın zayıflayan kurumsal sistemini toparlamak ve bunu koruyan kanunları düzenlemek için birçok çalışma yapılması lazım.
Bu sırada Wirecard skandalı, Almanya’nın hatalarından ders almak isteyenler için birçok ipucu veriyor. Yatırımcıların haklarını korumak ve güçlendirmek, bir ülkenin yatırım için güvenilir olmasını sağlamanın en önemli unsurları.

Asi milyarderlere uyarı

 Moskova ülkenin en zengin insanını hedef aldı ve bu olay ülkenin ekonomi politikasında bir dönüm noktasına işaret etti. Pekin’in Jack Ma ve Ant’ı hedef alması benzer bir değişim görüleceği anlamına mı geliyor?

2003 yılında Moskova’da meydana gelen olaylarda, hiç kimse sonucun bu kadar büyük olacağını tahmin edemezdi. Sonunda, Mikhail Khodorkovsky’nin petrol imparatorluğunu işgal altında bulması ve şirketin iflas etmesi yalnızca birkaç ay aldı. Neredeyse yirmi yıl önce gerçekleşen Yukos Oil Co. felaketiyle, Alibaba Group ve kardeş şirketi Ant Group’a yönelik, geçtiğimiz haftalarda ortaya çıkan hamleler arasındaki paralellik tam olarak doğru değil. Çünkü Jack Ma, kaotik ve karanlık bir özelleştirme sürecinden geçmedi. Aynı zamanda, 1990’larda Rus oligarklarının dahil olduğu türden siyasi olaylara da karışmadı.

Sonuç olarak Khodorkovsky, 10 yılını parmaklıklar ardında geçirdi ve şirketi hükümete ait Rosneft tarafından satın alındı. Bunun aksine, e-ticaret devi Alibaba ve bunu destekleyen ödeme şirketi, tekelleşme denetimleriyle ve birçok kişinin hükümsüz olduğunu düşündüğü finansal istikrar riskleriyle ilgili sorularla karşı karşıya. Ancak bunun uygulama şekli oldukça ani oldu. Yine de, iki olay arasında çarpıcı benzerlikler var. İşte, giderek büyüyen girişimcilerin önünü kesme konusunda bir ilgisi olan iki siyasi sistemin kesiştiği noktalar bulunuyor.
İki olayın zamanlaması da dikkat çekici. Khodorkovsky’nin sorunları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e açıkça karşı koyarak, devletteki yozlaşmaya dikkat çekmesinin ardından ortaya çıktı. Benzer bir şekilde Ma’nın yaşadığı sorunlar da, Çin’in bankacılık sisteminin eleştirmesinin ardından yaşandı ve Ant’ın rekor kıracak olan halka arzı iptal oldu. İki olayda da, tüm şirketler için oldukça belirgin uyarı sinyalleri var.

Bloomberg’in haberine göre, Yukos olayı Rusya için bir dönüm noktası oldu. Bu olay, 2000’li yılların başlangıcındaki görece özgürlüklerin sonu ve daha katı bir ulusal kontrolün başlangıcı oldu. Devletin güç sahibi olduğu ve bunu kullanacağı yatırımcılara gösterildi. Tüm yaşananlar, girişimcilerin, inovasyonun ve yabancı yatırımcıların önünü kesen bir belirsizlik ve korku ortamı yarattı.

Çin’de bir sonraki aşamada neler olacağını düşünürken, Rusya’da yaşananları akılda bulundurmak oldukça faydalı. Bu Ant’in de Yukos benzeri bir sonla karşılaşacağı anlamına gelmiyor. Ancak yine de, Ma’nın alanı için daha katı denetimler ortaya çıkabilir. Aynı zamanda, Çin’in teknoloji alanındaki dengeleri düzenlemek için bir ihtiyaç ortaya çıkıyor ve teknoloji alanındaki rekabet, Çin sınırlarının ötesine taşıyor. Pekin’in düzenleyicileri, yıllardır, Ant gibi inovatif girişimcilere serbestlik tanıdı. Ma da bu özgürlükler sayesinde büyüme yakaladı.

Bu anlamda, Peterson Institute for International Economics’ten Martin Chorzempa’nın söylediği gibi, Ant’e karşı gerçekleştirilen hamlenin zamanlaması, şirketin kapsamının, daha önce halka arz açıklamasındaki kadar detaylı anlaşılmamış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Halka arz başlamadan önce, hızla müdahale etmek ve küçük ölçekli yatırımcıları korumak için önlem alınmak istemiş olabilir. Ma’nın Şangay’da yaptığı konuşma, baskıya işaret ediyordu ve bunu siyasi olarak mümkün kıldı.

Ekonomik özgürlükler ve siyasi kısıtlamaların dengelenmeye çalışıldığı ülkelerde, bu tür baskıların tam etkisini tam anlamıyla tahmin etmek oldukça güç.
Örneğin daha fazla hükümete ait şirketin alım yapmasına izin vermek ise tehlikeli bir hamle olabilir. Elbette, Ma ve imparatorluğuna yönelik daha fazla darbenin etkisi önemli olacak. Sonuç olarak, Ma’nın önüne geçmek, Rusya’da Khodorkovsky’yi engellemek kadar kolay olmayabilir. Zira Ma’nın zarar görmesi, Çin’in inovasyonunu da etkileyecek.

Daha akıllı harcama yapmanın 5 yolu

 2020 yılında hane halkı ekonomisi büyük bir yara aldı. Ancak önümüzdeki süreç içinse beklentiler yüksek. Kişisel hedeflere ulaşılması ve krizlere dayanıklı olmak içinse harcama yöntemlerini geliştirmek gerekiyor

Birçokları için 2020 tasarruf için iyi bir yıl olmadı. İşlerini koruyanlar dahi kendilerini beklenmedik harcamaların arasında buldu Toplu taşıma birdenbire güvensiz bir hal alırken insanlar günlük ulaşımları için arabalarını kullanmak zorunda kaldı. Aileler çocuklarının eğitimi için satın aldıkları programlarla uzaktan eğitimi süreci desteklendi. Dizi ve film izleme uygulamalarına verilen aylık ücretler dört duvar arasındaki hayatı daha çekici kılmayı hedefledi.

Üstelik tüm bu harcamalar en iyi ihtimali belirtiyor. Hane halkında ilerini kaybedenlerin olması durumunda insanlar kendilerini kira ya da mortgage kredisi ödemelerinin gerisinde kalma ya da sağlık ödemelerini gerçekleştirememe gibi korkutucu ödeme tercihleri içerisinde buldular. New York Times’ın haberinde yeni yılda mali harcamaları ele alırken kullanılabilecek bazı yöntemlere dikkat çekiliyor.

Hedef odaklı tasarruf yapın

Finansal planlama şirketi Facet Wealth'in kurucularından Brent Weiss, insanların tasarruf konusunda parasal hedeflerinin konusunda çok muğlak olduğunu düşünüyor. Weiss daha fazla ya da daha az harcama hedeflerinin övgüye değer olduğunu ancak tasarruflarda başarılmaya çalışılan bir hedefe odaklanılması gerektiğini belirtiyor.

Bu hedef borçların ödenmesi, tükenmiş durumdaki bir acil durum tasarruf fonunun yeniden kurulması ya da Kovid-19 sonrası iyi bir tatile çıkmak olabilir. Hedeflerin belirlenmesi paranın nereye harcanacağını göstereceği için somut bir hedef sağlayacaktır.

Weiss hedefe bir isim konulmasının, ne kadar tasarruf edilmesinin ve hedefe ne zaman ulaşılacağının belirlenmesi gerektiğini belirtiyor. Ekonomi uzmanı bu tip detayların zorlu zamanlarda zayıflıkların üstesinden gelmekte yardımcı olduğunu ifadelerine ekledi.

Sevdiğiniz şeyi satın alın

Geçtiğimiz yıl harcama yeteneğinin kısıtlandığı bir yıl oldu. Bu süreçte insanlar gerçekte neye ihtiyaçları olduğuna dair de bir fikir sağladı.

Finansal planlama uzmanı Kevin Mahoney koyla ilgili yaptığı açıklamada, “2021’e girerken sahip olduğumuz bu bilgi üzerinden bütçemizi yeniden ayarlayabilir harcama yapmayı en çok sevdiğimiz konuları belirleyebiliriz. Onsuz da yaşayabildiğimizi öğrendiğimiz harcamaları en aza indirmeyi veya bu tip harcamalardan feragat edebilmeyi sürdürebilir bu tip harcamalar yerine daha yüksek değerli harcamaların yapılmasına yönelebiliriz” ifadelerine yer verdi.
Harcamalar arasında tercih edilenlere yer açmak ihtiyaç olunmayan harcamaların yapılmasını en aza indirecektir.

Harcamaları ayrıştırın

“Bütçeleme sistemi” fikri en iyi niyetli insanlar için dahi itici veya korkutucu gelebilir. Bunu gerçekleştirebilmek içinse zevkinize uygun farklı stratejiler üretebilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse önceki yıllarda hane halkı maaşlarını çeşitli zarflara dağıtarak bu sayede market harcamaları, kira ve sigorta gibi farklı giderleri için kategorileştiriyorlardı. Buradaki asıl amaç harcanan her paranın hangi amaca hizmet ettiğini belirlemek ve aşırı harcamanın yolunu tıkamaktı. Bu tip stratejiler farklı yöntemlerle de çeşitlendirilebilir.

Birçok büyük banka uygulaması harcamaların hangi yönde olduğunu göstermek konusunda oldukça başarılı özellikler geliştirdi. Bu uygulamalar kullanılarak her ay beklenen harcama miktarından dışarıya çıkıp çıkılmadığı belirlenebilir hatta bir harcama günlüğü dahi tutulabilir. Ya da harcamaların tamamı kredi kartı üzerinden yapılıp ödemeler kart ödemeleri olabildiğince yüksek tutulabilir. Kredi kartı ekstreleri üzerinden bütçelendirme nakit harcamalardan çok daha kolay bir şekilde yapılabilir.

Önümüzdeki birkaç ay süresince denenebilecek birkaç faklı seçenekle mutfak harcamalarını dijitale çevirmek tasarruf hesabına para aktarılmasını daha kolay bir hale getirebilir.

Acil durumlara hazırlıklı olun

Korona virüs geçtiğimiz yıl beklenmedik olayların her zaman ortaya çıkabileceğine ilişkin önemli bir mesaj verdi. Hane halkı ekonomisinin bu tip krizlerden korunması içinse belli bir miktar tasarruf fonu oluşturmak en uygun yöntem olarak ortaya çıkıyor. Varlık danışmanlığı şirketi Stratus Capital Management’ın Kurucusu Sam Brownell üç ila altı aylık temel giderleri karşılamaya yetecek kadar acil tasarruf fonu oluşturulması yönünde tavsiye veriyor. Brownell borçlardan çok tasarrufa öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yedekte her zaman bir miktar para bulunması zor zamanlarla karşılaşıldığında çok ihtiyaç duyulacak önemli bir güven oluşturabilir.

Plandan sapmayı zorlaştırın

Tasarruflar her zaman farklı yönlere sapılarak vazgeçilmesi riskini bünyesinde taşıyor. Dijital harcamalar oldukça kolay yapılabiliyor ve aşı sonrası harcamaların artmasıyla birlikte oluşturulan tasarruflar bir anda yok olabilecek seviyeye gelebilir.

Kaliforniya merkezli Santa Clara Üniversitesi’nin Finans Profesörü Meir Statman tasarrufların işlevsel olarak zor erişilebilir olması gerektiğini belirterek önemli olanın insanların kendinden korunması olduğuna dikkat çekiyor.

Statman konuyla alakalı açıklamasında, “Bunun bir yolu acil durum fonunu en az bir saatlik mesafedeki bir bankaya yerleştirmek ve ATM kartını da imha etmek. Diğeri katı da olsa sizi sevdiğinizden emin olduğunuz annenize parayı teslim etmek olacaktır. Bu paraya ihtiyacınız olduğunda yalvarmak zorunda kalacaksınız ve muhtemelen de yalvarmaktan utanacaksınız” ifadelerine yer verdi.
Aynı kural harcamalar için de geçerli olmalı. İnternet üzerinden harcama yaparken herhangi bir şirketin cüzdan uygulamasıyla olan bağın koparılması bir ürün satın alırken harcamaların takip edilmesini sağlayacaktır. Ya da belirli bir miktar üzerinde harcama yapmamak konusunda eşinizle bir anlaşmaya da varabilirsiniz. Muhtemelen bu sayede gerçekten istediğiniz bir şeyi satın almak için ekstra çaba sarf etmek zorunda kalacaksınız.

Geçtiğimiz yıl hane halkı ekonomisi için iyi bir yıl olmadı. Üzerine düşünülmüş harcamalar ve bir miktar şansla önümüzdeki süreç daha güzel günleri getirebilir.

3 Ocak 2021 Pazar

190 banka hızlı ödeme sistemine girdi

 Türk bankalarının da üyesi olduğu Mir Sistemi’ndeki banka sayısı 190’a ulaştı

Rusya Merkez Bankası’nın para transferlerini hızlandırmak amacıyla 2019 yılı başında hayata geçirdiği hızlı ödeme sistemindeki banka sayısı 190’a ulaştı. Rusya’da 195 banka faaliyet gösteriyor.

Merkez Bankası temsilcisi kredi kuruluşlarının büyük çoğunluğunun, 2020 yılı sonuna kadar sisteme girmelerini istemişti.

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM), Visa ve Mastercad gibi kart ödeme sistemlerine alternatif kurduğu Troy gibi Rusya Devlet Başkanı Putin de Batı’nın Ukrayna ambargosu sırasında Rus ulusal kart sistemi ‘Mir’i oluşturmuştu.

TÜRKİYE’DE TROY RUSYA’DA MİR

2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moskova ziyaretinde Rusya’daki ödeme sistemi Mir’in Türkiye’de de altyapısının oluşturulması önerisini gündeme getirmişti. Bunun üzerine Türkiye Troy’u, Rusya’da Mir’i alternatif bir ödeme sistemi olarak hayata geçirdi.

Mir, bizde kurulan Troy’a benziyor. Kredi kartı harcamalarının takasının ülke içinde yapıldığı ortak kart ödeme sistemi. Mastercard ya da Visa gibi uluslararası takas niteliği yok. Mir’in kuruluş nedeni de zaten bu iki uluslararası ödeme sistemini ‘baypas’ etmek.

TCDD'de rekor zarar

 Devlet kurumlarında bir zarar rekoru da TCDD yönetimi kırdı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın dört yılda 11 milyar 174 milyon lirayı aştığı saptandı.

Devlet kurumlarında bir zarar rekoru da TCDD yönetimi kırdı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın dört yılda 11 milyar 174 milyon lirayı aştığı saptandı.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın zararı gün geçtikçe katlandı. Kurum 2016 yılında 2 milyar 516 bin lira, 2018'da 3 milyar 466 milyon lira, 2019'da 2 milyar 546 milyon lira zarara uğratıldı.

Böylece son dört yılda oluşan toplam zarar 11 milyar 177 milyon liraya ulaştı. Eski para ifadesiyle zarar 11 katrilyon 447 trilyon 447 milyar lirayı buldu. 
TAŞINMAZLARIN KİRA BEDELLERİNDE USULSÜZLÜK

Sayıştay raporunda, taşınmazlar hakkındaki usulsüzlüklerin neden olduğu zararlar da detaylandırıldı. TCDD yönetimi tarafından kiraya verilen bin 250 adet taşınmazın kira ücretlerinde, kira sürelerinde ve kira artış oranlarında usulsüzlük yapıldığı tespit edildi.

Sözcü'den Gökmen Ulu'nun haberinde, raporlara göre, 

her yıl veya sözleşme bitimlerinde ihaleye çıkılması gerekirken taşınmazların 50 yılı bulan sürelerde aynı kişilere düşük bedelle verildiği belirtildi. Kira artışlarında TÜFE yerine ÜFE endeksinin baz alındığı, bu nedenle kurumun her yıl milyonlarca lira zarara uğratıldığı saptandı.

2 Ocak 2021 Cumartesi

Piyango Varlık Fonu'na vurdu!

 Milyonlarca kişinin umut kapısı olan Milli Piyango yılbaşı çekilişinde ilginç bir gelişme yaşandı. Büyük ikramiye çeyrek bilete çıktı, onunda bir tanesinin satıldığı belirlendi

Sisal Şans tarafından 31 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilen Milli Piyango özel yılbaşı çekilişinde 100 milyon TL’lik büyük ikramiye bir adet çeyrek bilete isabet etti. Satılmayan diğer üç çeyrek biletin ikramiye tutarı Türkiye Varlık Fonu'na (TVF) kaldı. Turkcell’den temettü alan Borsa İstanbul’un yüzde 10’nun Katarlara satan TVF, yeni bir kaynak daha sağlamış oldu.

Milli Piyango tarihinin en yüksek ikramiyesi olan 100 milyon TL, 9884757 sayılarına isabet ederken satılan tek çeyrek biletin sahibi 25 milyon TL’lik ikramiye kazandı. Amorti çıkan sayılar ise 0 ve 5 oldu.

ABD'de Türkiye'ye yaptırımları da içeren 2021 savunma bütçesi yasalaştı

 ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce veto ettiği 2021 savunma bütçesi, Temsilciler Meclisi'nin ardından Senato'da da 3'te 2'nin üzerinde oyla kabul edilerek yasalaştı.

ABD'de 2021'in ilk gününde istisnai olarak toplanan Senato, Trump'ın 23 Aralık'ta veto ettiği 740 milyar dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) tasarısını oyladı.

Oylamada 13 hayır oyuna karşılık 81 senatörün evet oyunu alan tasarı kabul edildi. Tasarı, Temsilciler Meclisi'nin ardından Senato'da da 3'te 2 çoğunlukla geçtiği için Trump'ın veto yetkisini aşmış oldu.

Söz konusu bütçe tasarısı, 4 yıllık görev süreci içinde Trump'ın veto yetkisini aşarak yasalaşan ilk tasarı olarak kayıtlara geçti.

Trump, aralık ayı başında Kongre'de kabul edilen 740 milyar dolarlık savunma bütçe tasarısını 23 Aralık'ta veto etmişti.

Trump, tasarıyı veto ederken, Almanya ve Güney Kore'deki Amerikan askerlerinin sayılarının azaltılmasını önlemesi, sosyal medya şirketlerinin yasal olarak daha fazla sorumlu tutulmasına imkan tanıyacak düzenlemeyi yapmaması ve konfederasyon dönemi komutanlarının isimlerinin kaldırılması gibi sebeplerle eleştirmişti.

Yasalaşan tasarıda neler var

Savunma Bakanlığı (Pentagon) için 635,5 milyar doları temel bütçe, 69 milyar doları savaş fonu olarak bilinen "Denizaşırı Muhtemel Operasyonlar Fonu", 8,9 milyar doları ise tasarının yetki alanları dışındaki savunmaya ilişkin harcamalar olmak üzere 713,4 milyar dolar bütçe ayrılıyor.

Bunun yanı sıra Enerji Bakanlığı bütçesi altında, nükleer kapasiteye ilişkin savunma harcamaları için 26,6 milyar dolar bütçe belirleniyor.

Çin’e karşı "Pasifik Caydırıcılık İnisiyatifi"nin kurulması öngörülürken, ABD’nin Pasifik bölgesindeki askeri gücünü tahkim etmek, bölgedeki ortak ve müttefiklere destek vermek üzere bu inisiyatif için Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanlığının bütçesine ek 2,2 milyar dolar fon ayrılıyor.

Rusya ile askeri ilişki sınırlamalarını artırıyor

Yasalaşan tasarıda, ABD ordusunun Rus ordusu ile ilişkilerine yönelik kısıtlamalarının artırılması ve Rusya’nın Kırım’daki egemenliğini tanıyacak fiil ve faaliyetlerin yasaklanmasına ilişkin maddeler dikkati çekiyor.

Rusya’ya yönelik faaliyetler kapsamında, tasarı, Ukrayna’ya 75 milyonu silah olmak üzere 250 milyon dolarlık savunma yardımı yapılmasını da şart koşuyor.

Yasalaşan tasarıda, Avrupa Caydırıcılık İnisiyatifi için önceki bütçe yasalarında belirlenen 3,7 milyar dolarlık fonun tamamının, bu bütçe kapsamında da sağlanması isteniyor.

Almanya ve Kore’de asker sayısının azaltılmasını yasaklıyor

ABD Başkanı Trump’ın, Almanya ve Güney Kore’den asker çekme planına ilişkin ise tasarıda, gerekli şartlar teyit edilmediği sürece Güney Kore’deki asker sayısının 28 bin 500’ün altına, Almanya’daki asker sayısının ise değerlendirme süreci tamamlanmadan 34 bin 500’ün altına düşürülmesi yasaklanıyor.

ABD askerlerinin, Finlandiya’daki Avrupa Hibrit Tehditlerle Mücadele İçin Eğitim Merkezinin eğitimlerine katılmasını şart koşan tasarıda, İsrail, Tayvan, Baltık ülkeleri, Hindistan, Vietnam ve Japonya’ya yapılan askeri yardımların sürdürülmesi talep edildi.

ABD Hava Kuvvetlerinin, gücünün ortalama 386 filo veya 3 bin 850 savaş uçağına ulaştırılmasını öngören tasarı, birçok savaş uçağının yanı sıra 93 F-35 uçağının alınması için yetki veriyor.

Tasarıda, Türkiye’nin aldığı 6 F-35 uçağının da ABD Hava Kuvvetlerince kullanılması için gerekli yetkilendirme yapılıyor.

Askeri üslerdeki generallerin isimlerinin kaldırılmasını öngörüyor

ABD vatandaşı siyahi George Floyd’un öldürülmesinden sonra yaşanan olaylarda gündeme gelen Konfederasyoncu generallerin isim ve heykellerinin kaldırılması da tasarıda yer aldı.

Tasarının ilgili maddelerinde, Konfederasyoncu generallerin isimlerinin üslerden kaldırılması için bir komisyon kurulması ve bu komisyonun 3 yılda gerekli tavsiyeleri içeren rapor hazırlaması şartı konuldu.

Savunma bütçesi tasarısında, Türkiye’nin S-400’leri teslim almasının ABD Hasımlarına Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında, Rusya ile önemli boyutta bir işlem olarak kabul edildi ve NDAA’nın yasalaşmasından sonra 30 gün içinde Türkiye’de S-400 alımına müdahil olanlara CAATSA yaptırımlarının uygulanması talep edildi.

Tasarıda, Başkan'ın CAATSA kapsamında belirtilen 12 maddeden en az 5’ini uygulaması, yaptırımların "ithal edilen malları" kapsamaması istendi.

Ancak Trump yönetimi Türkiye'ye zaten söz konusu yaptırımları uyguladığı için yeniden yaptırım uygulanması beklenmiyor.