Arkeolojik verilere göre Hititler tarafından kaya tuzu çıkarılan, merkeze 19 kilometre mesafede bulunan tuz madenindeki üretim çalışmaları özel bir firma tarafından sürdürülüyor.
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/burada-turkiyeye-400-yil-yetecek-rezerv-var-galeri/1380418
22 Ocak 2019 Salı
Asgari ücretle alım gücünde dipteyiz
Türkiye'de 8.5 milyon çalışan karnını zor doyuruyor. Temel gıda maddelerinden oluşan market sepeti için Türkiye’de asgari ücretli maaşının yüzde 11.9’unu harcarken, en az 2 kat fazla maaş alan yabancılarda bu oran yüzde 3’e kadar düşüyor
Türkiye'de asgari ücretin alım gücünün birçok ülkenin gerisinde olduğu biliniyor. Biz de bu durumu, Türkiye ve diğer bazı ülkelerde bir asgari ücretlinin maaşıyla ne kadarlık temel gıda ürünü alabildiğini kıyaslayarak analiz ettik. Bu amaçla, her ülkenin en yaygın süpermarketlerinden 14 temel gıda maddesinden oluşan bir sepet alışverişi yaptık. Bu en düşük fiyatlarla oluşturduğumuz market sepetine asgari ücretle çalışan bir Türk 241.8 lira öderken, İngiliz asgari ücretli 262.9 TL, Yunanlı 300 TL, Amerikalı 244.5 TL, Alman ise 275.7 lira ödedi. Ancak bu ülkelerde asgari ücret Türk Lirası bazında Türkiye'dekinin en az iki katı (Yunanistan) olduğu için bu harcamaların payı daha düşük kaldı.
MAAŞIN %11.9'U ALIŞVERİŞE GİTTİ
Türkiye'de yılbaşında yapılan yüzde 26.01 zamla asgari ücret 2 bin 20 liraya çıkarken Yunanistan'da bir asgari ücretli 683.8 Euro yani 4 bin 130 lira, İngiltere'de 1.300 sterlin yani 8 bin 931 lira, Amerika'da (Eyaletlere göre değişiyor) en düşük 1.392 dolar yani 7 bin 539 lira, Almanya'da ise çocuklu bir asgari ücretli 1.300 Euro yani 7 bin 852 lira alıyor.
Dolayısıyla Türkiye'de bir asgari ücretli bu market alışverişine, maaşının yüzde 11.97'sini harcamak zorunda kalırken, Yunan asgari ücretli yüzde 7.26'sını, İngiliz yüzde 2.94'ünü, Amerikalı yüzde 3.30'unu, Alman ise sadece maaşının yüzde 3.51'ini harcadı. Bu da Türkiye'de sayıları 8.5 milyonla toplam çalışan nüfusun yüzde 45'ini oluşturan asgari ücretlilerin ne kadar zor durumda olduklarını bir kez daha gösterdi. Nuray Tarhan / Sözcü
Türkiye'de asgari ücretin alım gücünün birçok ülkenin gerisinde olduğu biliniyor. Biz de bu durumu, Türkiye ve diğer bazı ülkelerde bir asgari ücretlinin maaşıyla ne kadarlık temel gıda ürünü alabildiğini kıyaslayarak analiz ettik. Bu amaçla, her ülkenin en yaygın süpermarketlerinden 14 temel gıda maddesinden oluşan bir sepet alışverişi yaptık. Bu en düşük fiyatlarla oluşturduğumuz market sepetine asgari ücretle çalışan bir Türk 241.8 lira öderken, İngiliz asgari ücretli 262.9 TL, Yunanlı 300 TL, Amerikalı 244.5 TL, Alman ise 275.7 lira ödedi. Ancak bu ülkelerde asgari ücret Türk Lirası bazında Türkiye'dekinin en az iki katı (Yunanistan) olduğu için bu harcamaların payı daha düşük kaldı.
MAAŞIN %11.9'U ALIŞVERİŞE GİTTİ
Türkiye'de yılbaşında yapılan yüzde 26.01 zamla asgari ücret 2 bin 20 liraya çıkarken Yunanistan'da bir asgari ücretli 683.8 Euro yani 4 bin 130 lira, İngiltere'de 1.300 sterlin yani 8 bin 931 lira, Amerika'da (Eyaletlere göre değişiyor) en düşük 1.392 dolar yani 7 bin 539 lira, Almanya'da ise çocuklu bir asgari ücretli 1.300 Euro yani 7 bin 852 lira alıyor.
Dolayısıyla Türkiye'de bir asgari ücretli bu market alışverişine, maaşının yüzde 11.97'sini harcamak zorunda kalırken, Yunan asgari ücretli yüzde 7.26'sını, İngiliz yüzde 2.94'ünü, Amerikalı yüzde 3.30'unu, Alman ise sadece maaşının yüzde 3.51'ini harcadı. Bu da Türkiye'de sayıları 8.5 milyonla toplam çalışan nüfusun yüzde 45'ini oluşturan asgari ücretlilerin ne kadar zor durumda olduklarını bir kez daha gösterdi. Nuray Tarhan / Sözcü
21 Ocak 2019 Pazartesi
2018 yılının petrol rezervleri açıklandı!
Knoema ülkelerin 2018 yılı petrol rezervlerini açıkladı. Sayısız ülke içinde bakın Türkiye kaçıncı sırada...
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/2018-yilinin-petrol-rezervleri-aciklandi-bakin-turkiye-kacinci-sirada-galeri/1380525
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/2018-yilinin-petrol-rezervleri-aciklandi-bakin-turkiye-kacinci-sirada-galeri/1380525
2030'da ekonomileriyle bu ülkeler söz sahibi olacak!
60 ülkede faaliyet gösteren 150 yıllık İngiliz Bankası Standart Chartered, 2030 yılına gelindiğinde ekonomik anlamda dünyanın en büyükleri olacak olan ülkeleri açıkladı.
Şirket tarafından yapılan tahminlerde 2030'da dünyanın en iyi 10 ekonomisinin yedisi bugünkü yükselen piyasalar olacağı kaydedildi. İngiliz finansal hizmetler şirketi Standard Chartered, 2030 yılına kadar en büyük 10 ekonomiyi açıkladı.
Standart Chartered ekonomisti, Uzun vadeli büyüme tahminlerimizin kilit bir ilkeye dayandığını belirtiyor.
Şirket tarafından yapılan tahminlerde 2030'da dünyanın en iyi 10 ekonomisinin yedisi bugünkü yükselen piyasalar olacağı kaydedildi. İngiliz finansal hizmetler şirketi Standard Chartered, 2030 yılına kadar en büyük 10 ekonomiyi açıkladı.
Standart Chartered ekonomisti, Uzun vadeli büyüme tahminlerimizin kilit bir ilkeye dayandığını belirtiyor.
İngiltere, İtalya, Fransa ve Kanada gibi ülkeler liste dışı kalırken, Türkiye bakın kaçıncı sırada... İşte o liste...
1) Çin – 64.2 Trilyon Dolar
2) Hindistan- 46.3 Trilyon Dolar
3) ABD – 31 Trilyon Dolar
4) Endonezya 10.1 Trilyon Dolar
5) Türkiye- 9.1 Trilyon Dolar
6) Brezilya – 8.6 Trilyon Dolar
7) Mısır – 8.2 Trilyon Dolar
8) Rusya – 7.9 Trilyon Dolar
9) Japonya- 7.2 Trilyon Dolar
10) Almanya – 6.9 Trilyon Dolar
Standard Chartered, hatta Türkiye'nin ilk 5'i geçeceğini öngörüyor.
Dolara D-8 darbesi!
D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Dato Ku Jaafar Ku Shaari, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın üye ülkeler arasında yerel para birimlerinin kullanılması fikrinden hareketle D8P Card (payment card) geliştirildiğini söyledi.
Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'dan oluşan Gelişen Sekiz Ülke (D-8) ticareti "D8P Card" ile yapacak. D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Dato Ku Jaafar Ku Shaari "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üye ülkeler arasında yerel para birimlerinin kullanılması fikrinden hareketle D8P Card (payment card) geliştirildi. Bu kart ile tüm üye ülkeler, kendi aralarında yaptığı ticaret ve diğer her türlü alışverişte yerel para birimleri ile ödeme yapabilme imkanına kavuşacaklar" dedi.
ENERJİ KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
2019 yılında üye ülkeler arasında, özellikle enerji sektöründe iş birliğini çok ciddi bir şekilde hedeflediklerini aktaran Dato Ku Jaafar Ku Shaari, enerji kaynaklarının üye ülkelere dağıtılması ve iletilmesi konusunda çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Dato Ku Jaafar Ku Shaari "Turizm, çalışma yapmayı planladığımız potansiyel alanlardan birisi. Umuyoruz ki 2019'da imzalamış olduğumuz Tercihli Ticaret Anlaşması, 'Preferantial Trade Agreement' (PTA) anlaşması doğrultusunda meyvelerini toplarız. Ayrıca üye devletler arasında varılan gümrük anlaşmasıyla da bu tercihli ticaret faaliyetlerinin devam etmesini istiyoruz" dedi.
SABİHA GÖKÇEN'DEN D-8 ÜLKELERİNİN VATANDAŞLARINA HIZLI GEÇİŞ İMKANI
Havalimanı ağının kurulması ile vize anlaşmasının hayata geçeceğini ve aktif olarak kullanılacağını belirten Dato Ku Jaafar Ku Shaari şöyle konuştu: "Seçilmiş havalimanı projesinde Sabiha Gökçen Havalimanı'nın seçilmesi konusunda bir iyi niyet mektubu imzaladık. Bu havalimanı ile D-8 üyesi ülkelerin vatandaşları için fast track (hızlı geçiş) hizmeti sağlanacak."
Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'dan oluşan Gelişen Sekiz Ülke (D-8) ticareti "D8P Card" ile yapacak. D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Dato Ku Jaafar Ku Shaari "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üye ülkeler arasında yerel para birimlerinin kullanılması fikrinden hareketle D8P Card (payment card) geliştirildi. Bu kart ile tüm üye ülkeler, kendi aralarında yaptığı ticaret ve diğer her türlü alışverişte yerel para birimleri ile ödeme yapabilme imkanına kavuşacaklar" dedi.
ENERJİ KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
2019 yılında üye ülkeler arasında, özellikle enerji sektöründe iş birliğini çok ciddi bir şekilde hedeflediklerini aktaran Dato Ku Jaafar Ku Shaari, enerji kaynaklarının üye ülkelere dağıtılması ve iletilmesi konusunda çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
Dato Ku Jaafar Ku Shaari "Turizm, çalışma yapmayı planladığımız potansiyel alanlardan birisi. Umuyoruz ki 2019'da imzalamış olduğumuz Tercihli Ticaret Anlaşması, 'Preferantial Trade Agreement' (PTA) anlaşması doğrultusunda meyvelerini toplarız. Ayrıca üye devletler arasında varılan gümrük anlaşmasıyla da bu tercihli ticaret faaliyetlerinin devam etmesini istiyoruz" dedi.
SABİHA GÖKÇEN'DEN D-8 ÜLKELERİNİN VATANDAŞLARINA HIZLI GEÇİŞ İMKANI
Havalimanı ağının kurulması ile vize anlaşmasının hayata geçeceğini ve aktif olarak kullanılacağını belirten Dato Ku Jaafar Ku Shaari şöyle konuştu: "Seçilmiş havalimanı projesinde Sabiha Gökçen Havalimanı'nın seçilmesi konusunda bir iyi niyet mektubu imzaladık. Bu havalimanı ile D-8 üyesi ülkelerin vatandaşları için fast track (hızlı geçiş) hizmeti sağlanacak."
26 milyarderin serveti 3.8 milyar insanın varlığına eşit
Dünyanın en zengin 26 milyarderi, dünya nüfusunun en yoksul yüzde 50'sini oluşturan 3,8 milyar insanın toplam varlığına eşit servete sahip.
Yoksulluğa karşı çalışmalarıyla bilinen yardım kuruluşu Oxfam, Davos'ta yarın başlayacak olan Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yıllık raporunu yayınladı.
"Kamu yararı mı, özel servet mi?" başlıklı raporda, servetin giderek daha az sayıda elde yoğunlaşmasına dikkat çekilerek 2018'de zenginlerin daha zengin, yoksulların daha yoksul hale geldiği ifade edildi.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre aradaki uçurumun giderek büyümesinin yoksulluğa karşı mücadeleyi zorlaştırdığını belirten Oxfam, %1 oranındaki bir varlık vergisi ile 418 milyar dolar gelir sağlanabileceğini ve bununla, dünyada okula gitmeyen tüm çocukların eğitim masraflarının yanı sıra sağlık hizmetlerinin de karşılanabileceğini ve 3 milyon ölümün engellenebileceğini vurguladı.
Servet yoğunlaşması
Rapora göre, dünya çapında 2200 milyarderin serveti 2018 yılında 900 milyar dolar, yani günde 2,5 milyar dolar artış gösterdi.
En zenginlerin serveti yüzde 12 oranında artarken, dünya nüfusunun en yoksul yarısının varlığı yüzde 11 azaldı.
Servetin giderek daha az elde birikmesinin göstergesi olarak, nüfusun en yoksul yüzde 50'sinin sahip olduğu servet miktarına eş değer servete sahip olan milyarderlerin sayısı 2016'da 61 iken 2017'de 43'e ve 2018'de 26'ya düştü.
Raporda dikkat çekilen diğer bulgular şunlar:
- 2008 krizinden bu yana geçen 10 yılda milyarderlerin sayısı neredeyse iki katına çıktı.
- Dünyanın en zengin insanı, Amazon'un sahibi Jeff Bezos'un serveti 112 milyar dolara çıktı. Bezos'un servetinin sadece yüzde 1'i, 105 milyon nüfuslu Etiyopya'nın yıllık sağlık bütçesine eş değer.
- Dünyada kadınların yaptığı ücretsiz bakım işlerini bir şirket yapıyor olsaydı bu şirketin yıllık cirosu 10 trilyon dolar olurdu - Apple'ın cirosunun 43 katı.
- Erkeklerin toplam zenginlikten aldığı pay kadınlardan yüzde 50 daha fazla.
Hükümetler eşitsizliği derinleştiriyor
Oxfam'ın kampanyalar sorumlusu Matthew Spencer, "Bu şekilde olmak zorunda değil. Dünyada herkese hayatta şans verecek yeterince varlık var. Hükümetler servete ve işletmelere gereken vergiyi uygulayarak insanların canını kurtaracak ve yaşam koşullarını geliştirecek ücretsiz ve kaliteli kamu hizmetlerine kaynak sağlamak için harekete geçmeli" diyor.
Raporda, birçok hükümetin kamu hizmetlerine yatırım yapmayarak var olan eşitsizliği daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
En zenginlerden yeterince vergi alınmadığını vurgulayan rapor, hükümetlerin vergi kaçırmanın üstüne giderek ve daha adil bir vergilendirme sistemi ile kamu hizmetlerini finanse etmesi gerektiğini belirtiyor.
Oxfam, aşırı yoksulluktaki düşüşte Çin'deki hızlı ekonomik gelişmenin etkili olduğunu, ancak dünyadaki yoksulluk seviyesinde azalmanın 2013'ten bu yana yarı yarıya düştüğünü, Sahra altı Afrika'da aşırı yoksulluğun artmakta olduğunu vurguladı.
Yoksulluğa karşı çalışmalarıyla bilinen yardım kuruluşu Oxfam, Davos'ta yarın başlayacak olan Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yıllık raporunu yayınladı.
"Kamu yararı mı, özel servet mi?" başlıklı raporda, servetin giderek daha az sayıda elde yoğunlaşmasına dikkat çekilerek 2018'de zenginlerin daha zengin, yoksulların daha yoksul hale geldiği ifade edildi.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre aradaki uçurumun giderek büyümesinin yoksulluğa karşı mücadeleyi zorlaştırdığını belirten Oxfam, %1 oranındaki bir varlık vergisi ile 418 milyar dolar gelir sağlanabileceğini ve bununla, dünyada okula gitmeyen tüm çocukların eğitim masraflarının yanı sıra sağlık hizmetlerinin de karşılanabileceğini ve 3 milyon ölümün engellenebileceğini vurguladı.
Servet yoğunlaşması
Rapora göre, dünya çapında 2200 milyarderin serveti 2018 yılında 900 milyar dolar, yani günde 2,5 milyar dolar artış gösterdi.
En zenginlerin serveti yüzde 12 oranında artarken, dünya nüfusunun en yoksul yarısının varlığı yüzde 11 azaldı.
Servetin giderek daha az elde birikmesinin göstergesi olarak, nüfusun en yoksul yüzde 50'sinin sahip olduğu servet miktarına eş değer servete sahip olan milyarderlerin sayısı 2016'da 61 iken 2017'de 43'e ve 2018'de 26'ya düştü.
Raporda dikkat çekilen diğer bulgular şunlar:
- 2008 krizinden bu yana geçen 10 yılda milyarderlerin sayısı neredeyse iki katına çıktı.
- Dünyanın en zengin insanı, Amazon'un sahibi Jeff Bezos'un serveti 112 milyar dolara çıktı. Bezos'un servetinin sadece yüzde 1'i, 105 milyon nüfuslu Etiyopya'nın yıllık sağlık bütçesine eş değer.
- Dünyada kadınların yaptığı ücretsiz bakım işlerini bir şirket yapıyor olsaydı bu şirketin yıllık cirosu 10 trilyon dolar olurdu - Apple'ın cirosunun 43 katı.
- Erkeklerin toplam zenginlikten aldığı pay kadınlardan yüzde 50 daha fazla.
Hükümetler eşitsizliği derinleştiriyor
Oxfam'ın kampanyalar sorumlusu Matthew Spencer, "Bu şekilde olmak zorunda değil. Dünyada herkese hayatta şans verecek yeterince varlık var. Hükümetler servete ve işletmelere gereken vergiyi uygulayarak insanların canını kurtaracak ve yaşam koşullarını geliştirecek ücretsiz ve kaliteli kamu hizmetlerine kaynak sağlamak için harekete geçmeli" diyor.
Raporda, birçok hükümetin kamu hizmetlerine yatırım yapmayarak var olan eşitsizliği daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
En zenginlerden yeterince vergi alınmadığını vurgulayan rapor, hükümetlerin vergi kaçırmanın üstüne giderek ve daha adil bir vergilendirme sistemi ile kamu hizmetlerini finanse etmesi gerektiğini belirtiyor.
Oxfam, aşırı yoksulluktaki düşüşte Çin'deki hızlı ekonomik gelişmenin etkili olduğunu, ancak dünyadaki yoksulluk seviyesinde azalmanın 2013'ten bu yana yarı yarıya düştüğünü, Sahra altı Afrika'da aşırı yoksulluğun artmakta olduğunu vurguladı.
14 Ocak 2019 Pazartesi
Kayyum atanan şirketlerin değeri 56,5 milyar lira
TMSF Başkanı Gülal: Şu an TMSF kayyumluğunda yürütülen 955 şirketimiz var. Bunların aktif büyüklükleri toplam 56,5 milyar lira.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF kayyumluğunda idare edilen 955 şirket bulunduğunu belirterek "Bunların aktif büyüklükleri toplam 56,5 milyar lira, öz kaynak rakamı 19,8 milyar lira seviyesinde. Çalışan sayısı da 44 bin 622 kişi. Bu şirketler genel olarak yüzde 27 seviyesinde büyüdü." dedi.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde Boydak Holding merkezinde düzenlenen 2018 değerlendirme toplantısına katılan Gülal, fona devredilen firmaların, başarılı finansal sonuçlarıyla ekonomiye güç katmaya devam ettiklerini söyledi.
Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'na destek verdiklerini ifade eden Gülal, "Şu an TMSF kayyumluğunda yürütülen 955 şirketimiz var. Bunların aktif büyüklükleri toplam 56,5 milyar lira, öz kaynak rakamı 19,8 milyar lira seviyesinde. Çalışan sayısı da 44 bin 622 kişi. Bu şirketler genel olarak yüzde 27 seviyesinde büyüdü." diye konuştu.
Boydak Holding'in Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi'nde 7 grup şirketinin bulunduğunu anlatan Gülal, holdingin 2018 yılında sahip olduğu güçlü insan kaynağında herhangi bir azalmaya gitmediğini vurguladı.
Gülal, ayrıca İstikbal markasıyla Kayserispor'a, Bellona markası ile de bayan basketbol takımına sponsor olarak spora olan desteklerini sürdürdüklerini bildirdi.
Bağlı firmaların ihtiyaç duyması halinde yatırım yapmaktan da çekinmediklerini dile getiren Gülal, şunları kaydetti:
"Boydak Grubu'nun 2017 yılında 8,6 milyar lira olan cirosu yüzde 14'lük artışla 2018 yılında 9,8 milyar liraya yükselmiştir. Grubun vergi öncesi karı (EBITDA) yüzde 26,5 artışla 1 milyar liradan 1,34 milyar liraya ulaşmıştır. Aynı dönemlerde ödenen vergiler ise yüzde 52'lik artışla 432 milyon liradan 658 milyon liraya ulaşmıştır. 2018'e 372 milyon dolar olan toplam ihracatı yüzde 5,1 artarak 391 milyon dolara yükselmiştir. 2 yılda toplam yatırımlar ise 419 milyon liraya ulaşmıştır. Boydak için bu yıl 500 milyon dolar ihracat hedefimiz olacak. Boydak bin 664 mağaza sayısına ulaştı. Boydak Holding mobilya sektörünün hemen hemen yüzde 60'ına sahip. Biz TMSF kayyumluğundaki şirketlere bir milli servet gözüyle bakıyoruz. Bu şirketlerde bir irtifa kaybı olsun istemiyoruz. Bu şirketlerin katma değer üretmeye devam etmesi lazım. Biz Boydak Holding'i devraldığımızda bu grubun 383 milyon Dolar banka borcu vardı. Bu 2 yıllık süreç içerisinde 245 milyon dolar borç ödemesi gerçekleştirdik. Bugün holdingin toplam borcu 138 milyon dolar seviyesinde."
Gülal, mobilyadan enerjiye, demir-çelikten tekstile kadar 8 farklı sektörde faaliyet gösteren Boydak Holding'in Ar-Ge-Ür-Ge harcamalarının yüzde 14,7 yükselişle 16 milyon liraya ulaştığını ifade etti.
Bir gazetecinin Boydak Holding'e Arap yatırımcıların ilgi gösterdiğini hatırlatması üzerine Gülal, ekonomik durumu iyiye giden firmaların satışını düşünmediklerini, bu kapsamda Boydak Holding'in satışının da gündemlerinde olmadığını söyledi.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF kayyumluğunda idare edilen 955 şirket bulunduğunu belirterek "Bunların aktif büyüklükleri toplam 56,5 milyar lira, öz kaynak rakamı 19,8 milyar lira seviyesinde. Çalışan sayısı da 44 bin 622 kişi. Bu şirketler genel olarak yüzde 27 seviyesinde büyüdü." dedi.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde Boydak Holding merkezinde düzenlenen 2018 değerlendirme toplantısına katılan Gülal, fona devredilen firmaların, başarılı finansal sonuçlarıyla ekonomiye güç katmaya devam ettiklerini söyledi.
Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'na destek verdiklerini ifade eden Gülal, "Şu an TMSF kayyumluğunda yürütülen 955 şirketimiz var. Bunların aktif büyüklükleri toplam 56,5 milyar lira, öz kaynak rakamı 19,8 milyar lira seviyesinde. Çalışan sayısı da 44 bin 622 kişi. Bu şirketler genel olarak yüzde 27 seviyesinde büyüdü." diye konuştu.
Boydak Holding'in Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesi'nde 7 grup şirketinin bulunduğunu anlatan Gülal, holdingin 2018 yılında sahip olduğu güçlü insan kaynağında herhangi bir azalmaya gitmediğini vurguladı.
Gülal, ayrıca İstikbal markasıyla Kayserispor'a, Bellona markası ile de bayan basketbol takımına sponsor olarak spora olan desteklerini sürdürdüklerini bildirdi.
Bağlı firmaların ihtiyaç duyması halinde yatırım yapmaktan da çekinmediklerini dile getiren Gülal, şunları kaydetti:
"Boydak Grubu'nun 2017 yılında 8,6 milyar lira olan cirosu yüzde 14'lük artışla 2018 yılında 9,8 milyar liraya yükselmiştir. Grubun vergi öncesi karı (EBITDA) yüzde 26,5 artışla 1 milyar liradan 1,34 milyar liraya ulaşmıştır. Aynı dönemlerde ödenen vergiler ise yüzde 52'lik artışla 432 milyon liradan 658 milyon liraya ulaşmıştır. 2018'e 372 milyon dolar olan toplam ihracatı yüzde 5,1 artarak 391 milyon dolara yükselmiştir. 2 yılda toplam yatırımlar ise 419 milyon liraya ulaşmıştır. Boydak için bu yıl 500 milyon dolar ihracat hedefimiz olacak. Boydak bin 664 mağaza sayısına ulaştı. Boydak Holding mobilya sektörünün hemen hemen yüzde 60'ına sahip. Biz TMSF kayyumluğundaki şirketlere bir milli servet gözüyle bakıyoruz. Bu şirketlerde bir irtifa kaybı olsun istemiyoruz. Bu şirketlerin katma değer üretmeye devam etmesi lazım. Biz Boydak Holding'i devraldığımızda bu grubun 383 milyon Dolar banka borcu vardı. Bu 2 yıllık süreç içerisinde 245 milyon dolar borç ödemesi gerçekleştirdik. Bugün holdingin toplam borcu 138 milyon dolar seviyesinde."
Gülal, mobilyadan enerjiye, demir-çelikten tekstile kadar 8 farklı sektörde faaliyet gösteren Boydak Holding'in Ar-Ge-Ür-Ge harcamalarının yüzde 14,7 yükselişle 16 milyon liraya ulaştığını ifade etti.
Bir gazetecinin Boydak Holding'e Arap yatırımcıların ilgi gösterdiğini hatırlatması üzerine Gülal, ekonomik durumu iyiye giden firmaların satışını düşünmediklerini, bu kapsamda Boydak Holding'in satışının da gündemlerinde olmadığını söyledi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
