Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçisi Bosch, Türkiye’deki cirosunu 2018 yılında yüzde 25’lik artışla 19,2 milyar TL’ye yükseltti. Şirket, konsolide satışlarda 2018 mali yılını yaklaşık 6,5 milyar TL ile kapattı ve böylece bir önceki yılın satışlarına göre yüzde 13'lük sağlıklı bir büyüme kaydetti.
Bosch’un geçen yılki ihracat rakamı 12,13 milyar TL’ye ulaşırken, şirket, Türkiye genel ihracat hacmine yaptığı yüzde 1,5’lik katkıyla lider ihracatçılar arasındaki yerini korudu. Türkiye'de yaklaşık 17.000 çalışanı bulunan Bosch, geçtiğimiz yıl 1 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptı. Yatırımlar, şirketin üretim faaliyetlerinin geliştirilmesine odaklandı. Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Steven Young, “İlk çeyrekteki gelişmemize dayanarak, zorlu ekonomik ortama rağmen 2018 yılındaki satışları geçmeyi hedefliyoruz” dedi.
Tasarım Merkezi faaliyete geçirildi
Bosch’un İstanbul’daki genel merkezinde, geçtiğimiz yılın sonunda bir Tasarım Merkezi kuruldu. Merkez, yakıt enjeksiyonu, fonksiyonel emniyet gibi araç alt sistemlerinin kalibrasyonu ve uygulanması konusunda dünya genelinde önde gelen otomobil markalarına destek sağlıyor. Türkiye’deki ekip, binek otomobillerden ağır ticari araçlara kadar farklı araç sınıfları için global ölçekte başarılı bir çalışma yürütüyor. Merkez 14 mühendis ile kuruldu ve 2020 yılına kadar bu sayının 40’a çıkması hedefleniyor. Steven Young, “Tasarım Merkezimiz, Bosch Türkiye’nin genç yetenekler için bir cazibe merkezine olmasına da katkıda bulunuyor” derken, merkezin hızlı büyümesine dikkat çekti.
Türk sanayisi için Endüstri 4.0 projeleri sağlıyor
Endüstri 4.0 çözümleri, üretimi ve lojistiği çok daha basit, verimli ve esnek hale getiriyor. Dünya genelinde kendisine ait 270 fabrikada Endüstri 4.0 ile ilgili öncü projeler yürüten Bosch Grubu, bu alandaki uzmanlığını Türkiye’deki diğer şirketlerle de paylaşıyor. Steven Young, “Bosch, Endüstri 4.0’a geçiş sürecinde hem önde gelen bir kullanıcı hem de önde gelen bir sağlayıcı olarak, Türkiye’de bu konuda itici güç olmaya hazır. Endüstri 4.0 ekibimiz, bu dönüşüm sürecinin bir parçası olmak isteyen diğer şirketler için son derece saygın bir destekçidir” dedi. Bosch, 2016 yılından beri hem danışmanlık hem de uygulama hizmetleri sunarak otomotiv, tekstil, beyaz eşya ve çelik sanayisi gibi çeşitli sektörlerden şirketlerin dijital projelerini destekliyor.
Bosch’un Türkiye’de sahip olduğu üretim tesisleri de Endüstri 4.0 dönüşümüne giden yolda yatırımlarını artırıyor. Bosch’un Bursa’daki Güç Aktarma Çözümleri Fabrikası, Türkiye’deki üretim tesisleri arasında öncü fabrikalardan biri konumunda bulunuyor. Hem fabrikada ve hem de merkezde verilerin hızlı işlenmesi için altyapı genişletiliyor, bu amaçla Bursa’daki f3 fabrikanın fiberoptik ağlarının bant genişliği artırılıyor. Fabrikadaki her noktanın kesintisiz şekilde kablosuz ağa bağlanması ile ilgili adımlar planlandı. Sanayi 4.0 için standard Bosch çözümlerine öncelik veriliyor. Bazı hassas makinalarda otonom olarak veriler anlık değerlendirilerek erken uyarı alınıyor. Öte yandan uluslararası üretim ağındaki fabrikaların montaj hatlarının performans verileri, aynı platform üzerinden karşılaştırmalı olarak takip edilebiliyor.
Manisa Termoteknik Fabrikası, lojistik süreçlerinin otomasyonu, dijital fabrika ve büyük veri uygulamaları alanlarında Endüstri 4.0 dönüşümünü gerçekleştiriyor. Mal kabul alanında kullanıma sokulan RFID (Radyo Frekansı İle Tanımlama) uygulamasına sahip barkod tarama süreci, paletli malzemelerin girişi için kullanılan süreci tamamen ortadan kaldırdı ve böylece önemli bir zaman tasarrufu sağladı. Bu uygulama ile Manisa, RFID uygulamasını kullanan ilk Bosch Termoteknik fabrikası oldu.
29 Haziran 2019 Cumartesi
20 Haziran 2019 Perşembe
Moody's 11 Türk şirketinin notunu düşürdü
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, geçen hafta Cuma günü Türkiye'nin kredi notunu düşürmesinin ardından, 11 Türk şirketinin kredi notunu bir kademe indirdi.
Moody's'in dün geceki açıklamasına göre, kredi notları B1'e düşürülen şirketler; Anadolu Efes, Coca-Cola İçecek , Doğan Holding, Koç Holding ,OYAK, Türk Hava Yolları, Tüpraş olarak sıralanırken; yine not indirimine gidilen Erdemir, Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Turkcell ve Şişecam yeni bir not indirimi için izlemeye alındı.
Petkim ise not indirimi için izlemeye alındı.
Moody's Cuma günü Türkiye'nin kredi notunu olası bir ödemeler dengesi krizinin gerçekleşme ihtimalini artmaya devam etmesini gerekçe gösterek bir kademe düşürdü, kredi notu görünümünü ise negatifte tuttu.
Moody's'in dün geceki açıklamasına göre, kredi notları B1'e düşürülen şirketler; Anadolu Efes, Coca-Cola İçecek , Doğan Holding, Koç Holding ,OYAK, Türk Hava Yolları, Tüpraş olarak sıralanırken; yine not indirimine gidilen Erdemir, Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Turkcell ve Şişecam yeni bir not indirimi için izlemeye alındı.
Petkim ise not indirimi için izlemeye alındı.
Moody's Cuma günü Türkiye'nin kredi notunu olası bir ödemeler dengesi krizinin gerçekleşme ihtimalini artmaya devam etmesini gerekçe gösterek bir kademe düşürdü, kredi notu görünümünü ise negatifte tuttu.
Savunma sanayisinin hızı ABD'yi korkuttu
Geçen yıl savunma sanayii ihracatını 2 milyar dolara çıkaran Türkiye’nin kararlı adımları uzun süredir gündemi meşgul eden F-35 sorununun altındaki en büyük sebep olarak gösteriliyor.
ABD’nin son dönemde Türkiye’ye yönelik saldırgan tutumun arka planında, savunma sanayimiz ve şirketlerimizin uluslararası pazarlarda gösterdiği başarı olduğu ifade ediliyor. Yaptırım tehditlerinin sebebi Türkiye’nin savunma sanayi ihracatını 2014-2018’de 2009-2013 dönemine göre yüzde 170 arttırması olarak da gösteriliyor. Küresel silah ticaretindeki payını yüzde 0,4'ten yüzde 1'e yükselten Türkiye, şimdilik ciddi bir rakip olmasa da kısa sürede gösterilen başarı sonrasında ABD’nin pazarlarından pay alabilir. Bu nedenle, S-400 krizini bahane eden Trump yönetimi, Türk savunma sanayiini baltayabileceğini düşünüyor.
ÇELİKTEKİ SENARYONUN BENZERİ GÜNDEMDE
Türkiye bunun benzeri bir örneği, çelik ithalatında yaşadı ve Trump yönetiminin getirdiği yüzde 25 gümrük vergisine karşı, alternatif pazarlara yönelerek buradaki açığı kapatmayı başardı. Bu gelişmeler sonrasında geri adım atmak zorunda kalan ise Washington yönetimi oldu. Donald Trump, 1 yıl dolmadan kararından vazgeçmek zorunda kaldı. Önceki yıla kıyasla Türkiye'den ithal edilen çelik ürünlerinde yüzde 48 azalma görüldüğünü aktaran Trump, geçtiğimiz aylarda, söz konusu vergiyi kaldırdığını açıkladı. Türkiye’nin 2014-2018 döneminde savunma sanayindeki ithalatının yüzde 60’ı ABD’den gerçekleştirildi.
TÜRKİYE’NİN KOZU ALTERNATİF PAZAR
Türkiye'nin savunma havacılık ihracatı 2018'de 2 milyar 30 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ABD’ye yapılan ihracat ise 726 milyon dolar ile toplam ihracatın yaklaşık yüzde 30’unu kapsadı. Örneğin 2018 yılında ülkemizden ABD sivil uçak sanayine 300 milyon dolarlık motor parçaları satışı yapıldı. Askeri araçlar ve savaş uçaklarının parçalarındaki satış ise toplam satış 250 milyon Dolar oldu. Ayrıca, Türk savunma sanayi şirketleri F-35 uçaklarının yaklaşık 937 adet parçasını üretiyor. Bu parçalarda Türk tarafının atacağı adımlarla ABD üretimini zorlayabileceği ifade ediliyor. Birçok uzmana göre, Türkiye’nin de bu konuda alternatifleri bulunuyor. Öncelikle mütekabiliyet ilkesi gereğinde, Türkiye’nin ithalatını durdurması veya savunma sanayiindeki stratejik ham maddelere kısıtlama getirmesi Türkiye kadar ABD’nin kaybı anlamına gelecek. Ülke gelirin yanında stratejik ara ve ham maddelerden de olacak.
NOTLAR S-400’DEN DOLAYI DÜŞÜRÜLDÜ
Avrasya Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesini, “Bu durum, Türkiye’nin tavrı ve S-400 sistemi ile yakından ilişkilidir” şeklinde yorumluyor. Standard&Poor’s, Moddy’s ve FitchRating’in derecelendirme piyasasının yüzde 95’ini kontrol ettiğini söyleyen Bocutoğlu, “Bu kuruluşlar, Finansal Elitin ülkeleri kontrol etme araçlarıdır” diyor.
MÜCADELE YERLİ ÜRETİMDEN GEÇİYOR
Kredi derecelendirme kuruluşlarının 2007 küresel krizinin sorumlusu olduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, bu durumla mücadele edilmesi için neler yapılması gerektiğini anlattı. Bocutoğlu, yerli üretimi arttırarak, ihracatın ithalata bağımlılığının düşürülmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
ABD’DEN BİR YAPTIRIM TEHDİDİ DAHA
ABD Savunma Bakanlığı’nın satın almadan sorumlu yetkilisi Ellen Lord, Türkiye’nin S-400 istemi satın alma planları nedeniyle Washington’un F-35 parçaları üreten Türk şirketlere ek olarak, diğer şirketlere finansal yaptırımlar getirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti. Lord “S-400 ve F-35 etkisiyle, sanayimize yönelik etkiyi iki bölüme ayırdık. Türkiye ile birlikte çalışmayı sürdürmenin bir yolunu bulmak istiyoruz” ifadesini kullandı.
ABD’nin son dönemde Türkiye’ye yönelik saldırgan tutumun arka planında, savunma sanayimiz ve şirketlerimizin uluslararası pazarlarda gösterdiği başarı olduğu ifade ediliyor. Yaptırım tehditlerinin sebebi Türkiye’nin savunma sanayi ihracatını 2014-2018’de 2009-2013 dönemine göre yüzde 170 arttırması olarak da gösteriliyor. Küresel silah ticaretindeki payını yüzde 0,4'ten yüzde 1'e yükselten Türkiye, şimdilik ciddi bir rakip olmasa da kısa sürede gösterilen başarı sonrasında ABD’nin pazarlarından pay alabilir. Bu nedenle, S-400 krizini bahane eden Trump yönetimi, Türk savunma sanayiini baltayabileceğini düşünüyor.
ÇELİKTEKİ SENARYONUN BENZERİ GÜNDEMDE
Türkiye bunun benzeri bir örneği, çelik ithalatında yaşadı ve Trump yönetiminin getirdiği yüzde 25 gümrük vergisine karşı, alternatif pazarlara yönelerek buradaki açığı kapatmayı başardı. Bu gelişmeler sonrasında geri adım atmak zorunda kalan ise Washington yönetimi oldu. Donald Trump, 1 yıl dolmadan kararından vazgeçmek zorunda kaldı. Önceki yıla kıyasla Türkiye'den ithal edilen çelik ürünlerinde yüzde 48 azalma görüldüğünü aktaran Trump, geçtiğimiz aylarda, söz konusu vergiyi kaldırdığını açıkladı. Türkiye’nin 2014-2018 döneminde savunma sanayindeki ithalatının yüzde 60’ı ABD’den gerçekleştirildi.
TÜRKİYE’NİN KOZU ALTERNATİF PAZAR
Türkiye'nin savunma havacılık ihracatı 2018'de 2 milyar 30 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ABD’ye yapılan ihracat ise 726 milyon dolar ile toplam ihracatın yaklaşık yüzde 30’unu kapsadı. Örneğin 2018 yılında ülkemizden ABD sivil uçak sanayine 300 milyon dolarlık motor parçaları satışı yapıldı. Askeri araçlar ve savaş uçaklarının parçalarındaki satış ise toplam satış 250 milyon Dolar oldu. Ayrıca, Türk savunma sanayi şirketleri F-35 uçaklarının yaklaşık 937 adet parçasını üretiyor. Bu parçalarda Türk tarafının atacağı adımlarla ABD üretimini zorlayabileceği ifade ediliyor. Birçok uzmana göre, Türkiye’nin de bu konuda alternatifleri bulunuyor. Öncelikle mütekabiliyet ilkesi gereğinde, Türkiye’nin ithalatını durdurması veya savunma sanayiindeki stratejik ham maddelere kısıtlama getirmesi Türkiye kadar ABD’nin kaybı anlamına gelecek. Ülke gelirin yanında stratejik ara ve ham maddelerden de olacak.
NOTLAR S-400’DEN DOLAYI DÜŞÜRÜLDÜ
Avrasya Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesini, “Bu durum, Türkiye’nin tavrı ve S-400 sistemi ile yakından ilişkilidir” şeklinde yorumluyor. Standard&Poor’s, Moddy’s ve FitchRating’in derecelendirme piyasasının yüzde 95’ini kontrol ettiğini söyleyen Bocutoğlu, “Bu kuruluşlar, Finansal Elitin ülkeleri kontrol etme araçlarıdır” diyor.
MÜCADELE YERLİ ÜRETİMDEN GEÇİYOR
Kredi derecelendirme kuruluşlarının 2007 küresel krizinin sorumlusu olduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, bu durumla mücadele edilmesi için neler yapılması gerektiğini anlattı. Bocutoğlu, yerli üretimi arttırarak, ihracatın ithalata bağımlılığının düşürülmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
ABD’DEN BİR YAPTIRIM TEHDİDİ DAHA
ABD Savunma Bakanlığı’nın satın almadan sorumlu yetkilisi Ellen Lord, Türkiye’nin S-400 istemi satın alma planları nedeniyle Washington’un F-35 parçaları üreten Türk şirketlere ek olarak, diğer şirketlere finansal yaptırımlar getirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti. Lord “S-400 ve F-35 etkisiyle, sanayimize yönelik etkiyi iki bölüme ayırdık. Türkiye ile birlikte çalışmayı sürdürmenin bir yolunu bulmak istiyoruz” ifadesini kullandı.
Kamu bankaları ortak ATM uygulamasına geçti
Kamu bankaları 2018 yılında yaptıkları anlaşma ile birlikte ortak ATM uygulamasına geçti. Yapılan anlaşmaya göre ATM'lerden yapılan işlemler için herhangi bir ücret alınmıyor.
Devlet bankalarının ATM üzerinden yapılan işlemlerde herhangi bir işlem ücreti alınmamasını sağlayan protokol, 2018 yılının Temmuz ayında imzalanmış ve devreye alınmıştı. Ancak gelinen noktada kamu bankası müşterilerinin bir çoğunun bu uygulamadan habersiz olduğu anlaşıldı.
Kamu bankalarının 2018 yılı Temmuz ayında imzaladıkları protokol ile, ATM üzerinden yapılan işlemlerde herhangi bir işlem ücreti alınmaması sağlanmıştı. Bir kamu bankası müşterisi diğer bir kamu bankasının ATM’sinde işlem ücreti ödemeden işlem yapabilmeye başlamıştı.
O dönem operasyon masraflarını azaltması amacıyla yapılan bu protokol ile katılımcı bankalar, söz konusu işlemlerin oluşturduğu maliyeti kendi aralarında karşılanmasına karar vermişti. Gelinen noktada bir çok kamu bankası müşterisinin yapılan bu protokolden haberinin olmadığı anlaşıldı.
Kamu bankalarının fiziki şekilde kurulacak ortak ATM’ler ile tek bir işlem mekanizması sağlaması planlar arasında.(DHA)
Devlet bankalarının ATM üzerinden yapılan işlemlerde herhangi bir işlem ücreti alınmamasını sağlayan protokol, 2018 yılının Temmuz ayında imzalanmış ve devreye alınmıştı. Ancak gelinen noktada kamu bankası müşterilerinin bir çoğunun bu uygulamadan habersiz olduğu anlaşıldı.
Kamu bankalarının 2018 yılı Temmuz ayında imzaladıkları protokol ile, ATM üzerinden yapılan işlemlerde herhangi bir işlem ücreti alınmaması sağlanmıştı. Bir kamu bankası müşterisi diğer bir kamu bankasının ATM’sinde işlem ücreti ödemeden işlem yapabilmeye başlamıştı.
O dönem operasyon masraflarını azaltması amacıyla yapılan bu protokol ile katılımcı bankalar, söz konusu işlemlerin oluşturduğu maliyeti kendi aralarında karşılanmasına karar vermişti. Gelinen noktada bir çok kamu bankası müşterisinin yapılan bu protokolden haberinin olmadığı anlaşıldı.
Kamu bankalarının fiziki şekilde kurulacak ortak ATM’ler ile tek bir işlem mekanizması sağlaması planlar arasında.(DHA)
9 Haziran 2019 Pazar
Site ve apartman yöneticiliği artık meslek oldu
Site ve apartman yöneticiliği kolay iş olmaktan çıktı... Son yıllarda profesyonel bir meslek haline geldi ve pek çok ünlü firma da şirket kurarak bu işe girdi.
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/o-artik-meslek-oldu-galeri/1412727
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/o-artik-meslek-oldu-galeri/1412727
5 Haziran 2019 Çarşamba
İhracat artışında lider savunma
Savunma ve havacılık sektörü, ocak-mayıs döneminde ihracatını yüzde 37 artırarak, bu alanda lider konumda yer aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) sektörel bazda ihracat verilerine göre, yılın ilk 5 ayında dış satımını geçen yılın aynı dönemine göre en fazla artıran sektör savunma ve havacılık oldu.
Genel Ticaret Sistemi kapsamında Türkiye'nin ihracatı bu dönemde yüzde 5,4 artış gösterdi. Savunma ve havacılık yüzde 37'lik ihracat artışıyla bu alanda ilk sıraya yerleşti.
Geçen yılın ocak-mayıs döneminde 784 milyon 65 bin dolar olan sektör ihracatı, 1 milyar 74 milyon 424 bin dolara ulaştı.
Savunma ve havacılık sektörünün takipçileri yüzde 24,6 ile kimyevi maddeler ve mamulleri, yüzde 23 ile gemi ve yat, yüzde 20,4 ile çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri oldu.
Sektör bu dönemin tüm aylarında geçen yılki ihracat performansının üzerine çıktı.
İhracatın rotası
Savunma ve havacılık ihracatının yüzde 20,8 arttığı ABD, 352 milyon 624 bin dolarla sektör dış satımında ilk sırada yer aldı.
ABD'yi, 123 milyon 56 bin dolarla Katar izledi. Katar'a ihracat yüzde bin 327,7 arttı.
Almanya, yüzde 6,6 ihracat artışı ve 107 milyon 464 bin dolarla üçüncü sıraya yerleşti.
Umman, yüzde 40 artışla sektörün ihracatında 100 milyon 671 bin dolarlık yer tuttu.
Birleşik Arap Emirlikleri'ne yüzde bin 803,5 artışla 63 milyon 254 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Geçen yılki ihracata paralel bir performans gösterilen Hollanda'ya 33 milyon 665 bin dolarlık ürün satıldı.
Hindistan'a 30 milyon 327 bin dolarlık, İngiltere'ye 27 milyon 603 bin dolarlık, Suudi Arabistan'a 21 milyon 399 bin dolarlık ve Azerbaycan'a 19 milyon 187 bin dolarlık savunma ve havacılık ihracatı yapıldı.
Söz konusu dönemde, Güney Afrika, Bahreyn, Fransa, Rusya, Çad, Ukrayna, İspanya, Güney Kore, Meksika, Malezya, Filipinler, Kolombiya, Tayland, Avusturalya, Guatemala, Brezilya, Arjantin ve Mali'nin de aralarında bulunduğu pek çok ülkeye ihracat gerçekleştirildi.
Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) sektörel bazda ihracat verilerine göre, yılın ilk 5 ayında dış satımını geçen yılın aynı dönemine göre en fazla artıran sektör savunma ve havacılık oldu.
Genel Ticaret Sistemi kapsamında Türkiye'nin ihracatı bu dönemde yüzde 5,4 artış gösterdi. Savunma ve havacılık yüzde 37'lik ihracat artışıyla bu alanda ilk sıraya yerleşti.
Geçen yılın ocak-mayıs döneminde 784 milyon 65 bin dolar olan sektör ihracatı, 1 milyar 74 milyon 424 bin dolara ulaştı.
Savunma ve havacılık sektörünün takipçileri yüzde 24,6 ile kimyevi maddeler ve mamulleri, yüzde 23 ile gemi ve yat, yüzde 20,4 ile çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri oldu.
Sektör bu dönemin tüm aylarında geçen yılki ihracat performansının üzerine çıktı.
İhracatın rotası
Savunma ve havacılık ihracatının yüzde 20,8 arttığı ABD, 352 milyon 624 bin dolarla sektör dış satımında ilk sırada yer aldı.
ABD'yi, 123 milyon 56 bin dolarla Katar izledi. Katar'a ihracat yüzde bin 327,7 arttı.
Almanya, yüzde 6,6 ihracat artışı ve 107 milyon 464 bin dolarla üçüncü sıraya yerleşti.
Umman, yüzde 40 artışla sektörün ihracatında 100 milyon 671 bin dolarlık yer tuttu.
Birleşik Arap Emirlikleri'ne yüzde bin 803,5 artışla 63 milyon 254 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Geçen yılki ihracata paralel bir performans gösterilen Hollanda'ya 33 milyon 665 bin dolarlık ürün satıldı.
Hindistan'a 30 milyon 327 bin dolarlık, İngiltere'ye 27 milyon 603 bin dolarlık, Suudi Arabistan'a 21 milyon 399 bin dolarlık ve Azerbaycan'a 19 milyon 187 bin dolarlık savunma ve havacılık ihracatı yapıldı.
Söz konusu dönemde, Güney Afrika, Bahreyn, Fransa, Rusya, Çad, Ukrayna, İspanya, Güney Kore, Meksika, Malezya, Filipinler, Kolombiya, Tayland, Avusturalya, Guatemala, Brezilya, Arjantin ve Mali'nin de aralarında bulunduğu pek çok ülkeye ihracat gerçekleştirildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)